- 07 Aralýk 2025 - KENDÝ GEÇMÝÞÝNÝ OKUYAMAYAN BÝR MÝLLET OLMAK
- 28 Kasým 2025 - TÜRKÝYE’DE SÝYASETÝN KAYIP HALKASI: ÜRETEN VE PROJE ODAKLI MUHALEFET
- 23 Kasým 2025 - DOKTOR MEHMET ALÝ ALTIN: ÝNSANLIÐIN ALTIN DOKUNUÞU
- 07 Kasým 2025 - KALBÝN ÝLACI: ZÝKRULLAH HER CAMÝYE YAYILMALI
- 20 Ekim 2025 - HUZUR ÞEHRÝ KAYSERÝ’DE HUZUR KAÇTI
- 24 Eylül 2025 - TEDBÝR ALINIRSA TATBÝKATA GEREK KALMAYACAK
- 20 Aðustos 2025 - BEYAZ TOROS’UN GÖLGESÝNDE MESAJLAR
- 17 Aðustos 2025 - ALLAH’IN SÖZLERÝNDEN NEDEN RAHATSIZ OLUYORSUNUZ?
- 01 Aðustos 2025 - BU MÝLLETÝN DEÐERLERÝNDEN RAHATSIZ OLMAYIN!
- 18 Haziran 2025 - BAÞLIKSIZ BÝR DEVRÝMÝN ÞEHÝDÝ: MUHAMMED MURSÝ
- 17 Nisan 2025 - MÝLLÝ EÐÝTÝM’DE DEÐÝÞÝM LAÝKCÝLERÝ KORKUTUYOR MU ?
- 23 Mart 2025 - EKREM ÝMAMOÐLU VE TÜRBE ZÝYARETÝ
- 12 Mart 2025 - BAÐIMLILIKTAN KURTULUÞUN ANAHTARI: MANEVÝYAT VE TOPLUMSAL MÜCADELE
MUSTAFA SARI
12 EYLÜL’ÜN 45. YILI: UNUTMADIK, UNUTMAYACAÐIZ
12 EYLÜL’ÜN 45. YILI: UNUTMADIK, UNUTMAYACAÐIZ
Türkiye demokrasi tarihinin en kara lekelerinden biri olan 12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden tam 45 yýl geçti. Aradan neredeyse yarým asýr geçmesine raðmen o gün yaþanan acýlar hâlâ hafýzalardaki yerini koruyor. Çünkü bu darbe yalnýzca siyasete deðil, milletimizin ruhuna, vicdanýna ve iradesine vurulmuþ aðýr bir darbeydi.
Yüz binlerce insanýn gözaltýna alýndýðý, on binlercesinin tutuklandýðý, iþkencelerin sýradanlaþtýðý, “asmayalým da besleyelim mi?” sözleriyle gençlerin daraðaçlarýna gönderildiði bir dönemden bahsediyoruz. O günlerde Türkiye adeta toplumsal bir akýl tutulmasý yaþadý. Analar aðladý, ocaklar söndü, nice hayat yarým kaldý.
En büyük darbe ise millet iradesine vuruldu. Türkiye Büyük Millet Meclisi kapatýldý, yasama yetkisi Millî Güvenlik Konseyi’ne devredildi. Yani milletin iradesi, milletin seçtiði vekiller deðil; tanklarýn gölgesinde emir veren generallerin dudaklarýndan çýkan sözlere mahkûm edildi.
Kenan Evren ve cuntacý arkadaþlarýnýn “þartlarýn olgunlaþmasýný bekledik” diyerek meþrulaþtýrmaya çalýþtýðý o darbe, aslýnda milletin iradesine duyulan tahammülsüzlüðün en açýk göstergesiydi. Darbe sonrasý hazýrlanan ve yüzde 92 “evet” oyuyla kabul ettirilen 1982 Anayasasý ise bu vesayet anlayýþýnýn en kurumsal mirasý oldu.
Bugün, 12 Eylül’ün üzerinden geçen 45 yýlda geriye dönüp baktýðýmýzda bir gerçek apaçýk ortada: Her darbe, milleti geriye götürdü. Her darbe, Türkiye’nin demokrasisine, ekonomisine ve toplumsal barýþýna aðýr zarar verdi. Darbeler, milletin umudunu çaldý, geleceðini kararttý.
Ama milletimiz, 15 Temmuz’da olduðu gibi, artýk iradesine pranga vurulmasýna izin vermeyeceðini dünyaya ilan etti. Cumhurbaþkaný Recep Tayyip Erdoðan’ýn da ifade ettiði gibi; bu ülke bir daha asla 12 Eylül, 27 Mayýs, 28 Þubat veya 15 Temmuz benzeri karanlýk geceler yaþamamalýdýr. Bunun için de demokrasimizi korumak, milli iradeye sahip çýkmak, darbelere zemin hazýrlayan tüm anlayýþlarla mücadele etmek hepimizin görevidir.
12 Eylül’ün yýldönümünde bir kez daha haykýrýyoruz:
Biz darbeleri unutmadýk, unutmayacaðýz.
Unutturmaya çalýþanlara inat, her yýl yeniden hatýrlayacaðýz. Çünkü unuttuðumuz an, tekrarýna kapý aralamýþ oluruz.
Millet iradesine sahip çýkmak, sadece siyasetçilerin deðil; bu ülkenin ekmeðini yiyen, suyunu içen her bir vatandaþýn boynunun borcudur.
Mustafa Sarý



Henüz Yorum yok