ÝBRAHÝM ERKAM

KALB-Ý SELÝM

KALB-Ý SELÝM

Bu yazýmýzda kalb-i selim ve akl-ý selim kavramlarý arasýndaki iliþkiyi incelemeye çalýþacaðýz inþallah.

Kalp kelimesi Arapça’ da lügat açýsýndan bir þeyi çevirmek, döndürmek, ters çevirmek anlamlarýna gelir. Kalp, hem maddi hem de manevi tarafý olan bir organdýr. Maddi açýdan insanýn hayatýnýn devam etmesi ona baðlý olduðu gibi manevi açýdan hayatta kalýp kalmamasý da ona baðlýdýr. Kalp, akledip tefekkür edebilen bir özelliðe sahiptir.(Hac,46). Ayný zamanda halden hale girebilen tarafý var ki Peygamberimiz ‘in (sav) þu duayý çokça yaptýðý rivayet ediliyor:" Ey kalpleri hâlden hâle çeviren Allah’ým, kalbimi dinin üzere sabit kýl." (Tirmizi, Deavât 124). En önemlisi de insanýn uhrevi hayatýnýn belirleyicisidir kalp. Efendimiz,(sav) bir hadis-i þerifte þöyle buyuruyor: “Mümin, günah iþlediði zaman kalbinde siyah bir leke oluþur. Sonra tövbe eder, kendini o günahtan çekip çýkarýr ve Allah’tan maðfiret dilerse kalbi cilalanarak leke silinir. Eðer günahta ýsrar ederse, kalbindeki siyah leke çoðalýr.”(Ýbn Mace, Zühd,29)

Fýtrat bahsinde de deðindiðim üzere anlaþýlan o ki insan, doðumundan ölümüne kadar olan süreçte fýtratýný korumaya çalýþýyor. Ýste bu fýtratýn korunmasý kalbin özünün korunmasýna baðlý. Ýbrahim Aleyhisselam'ýn duasýndan da anlaþýlacaðý üzere kalbin özünün korunmasý, kalb-i  selim üzere olmak anlamýna geliyor. "Allah’a selim bir kalple gelenler dýþýnda insanlarýn diriltileceði, malýn da çocuklarýn da fayda vermeyeceði gün, beni mahçup etme!” (Þuara,87-88-89)

Bu ayet, kilitlendiði için isabetli düþünmekten mahrum kalmýþ kalplerden bahseden (Muhammed 47/24) ayetiyle birlikte deðerlendirilecek olunursa, kalb-i selimin akl-ý selime çok yakýn bir mana taþýdýðý veya en azýndan aklýn selametini koruyabilmek için yaratýlýþtaki saflýðýný ve istikametini devam ettiren bir kalbe yahut da vicdana sahip bulunmak gerektiði sonucuna varýlabilir.(bk. Dia, KALB).

Ayný þekilde Kur’an’da geçen ‘lüb’ kavramýnýn çoðulu olan ‘elbab’ kavramý da meallerde akl-ý selim sahipleri veya akýl sahipleri þeklinde tercüme edilmektedir.

Buradan þunu anlýyoruz ki kalb-i selim ve akl‐ý selim kavramlarý arasýnda sýký bir bað mevcut. Hatta kalb-i selim sahibi olmadan akl-ý selim sahibi olunamayacaðý ortaya çýkýyor. Yani öncelikle önemli olan kalbin korunmasýdýr. Çünkü Efendimiz, (sav) bir hadis-i þerifte þöyle buyurmuþtur:“…Bilin ki! Vücutta öyle bir et parçasý vardýr ki o, iyi (doðru ve düzgün) olursa bütün vücut iyi (doðru ve düzgün) olur; o bozulursa bütün vücut bozulur. Bilin ki! O, kalptir.”

( Buhari, Ýman, 39)

 

     

Henüz Yorum yok

Ýlk yorumu siz yazýn.

Yorum Býrakýn

E-Mail adresiniz yayýnlanmaz.







Yazarýn Diðer Makaleleri