MEHMET TOPUZ

DOÐRU YORUM BU MU?

DOÐRU YORUM BU MU?

Kavramlarýn nitelik ve nicelikleri o kadar çok deðiþti ki; kimin neyi nasýl ifade eder; þekline kadar bir indirgemeci yaklaþým söz konusu… Doðru yorum bu mu? Baþlýðýný belki atmamým sebebi de bu olsa gerek… Herkes; her þey ve her konu hakkýnda ne kadar da çok konuþmuyor mu? Sizce… Doðru yorum bu mu? Sorusunun karþýlýðý bende galiba þu… Hiç sanmýyorum…

Yorumun doðruluðuna dair bir beklenti oluþturmak gibi bir niyetimin olmadýðý baþtan söyleyebilirim. Sonuçta öznel parametreleri içerisinde barýndýran kavramlar silsilesinin konuþma imkânýna vurduðu sekte, sosyolojik bir problem haline dönüþtüðü gün güvenilirlik kavramýnýn kapsam geçerliliðini de ortadan kaldýracaktýr. Yorumun fazlasý da yormakta olduðu cümleye bir deðer de katmayacaktýr.

Burada bir hikâye anlatabilirim. Tabi bu hikâye televizyonun olmadýðý hatta internete dair hýz kavramýnýn konuþulmadýðý, sözlü geleneðin yazýyla anlam bulduðu çaðlar içerisinden bir hikâye… Çaða dair bir beklenti oluþturmak istemem.

“Köyün birinde sözlü geleneðin temsilcisi olan yaþlý bir zat; köyün meydanýnda bir akþam vakti, köyün halkýna hikâyeler anlatýrmýþ. Hikâye bu ya… Anlattýkça kelimeler ardý ardýna dökülür; dinleyenlerde bazý yorumlarýn gerçek olmadýðýný bildiði halde dinleme gereði duyarlarmýþ… Çünkü kelimelerin de büyüsü vardýr.

Yaþlý zat köy halkýna yine bir akþamüstü vakti, bir hikâye anlatma durumuna baðlý ne anlatacaðý konusunda kararsýz kalýnca; biraz da galiba dikkatleri cezbetmek düþüncesiyle; köy halkýna perilerden bahsetmiþ; neyse anlattýkça anlatýyor, köyün sakinleri de dikkatlice dinliyorlarmýþ. Ve günlerce anlatýlacak olan hikâyeler biriktiren bu yaþlý zat; bir sonraki gün halkýn perilere dair merakýný da bilerek akþam anlatacaðý konunun yine bu olmasý gerektiðine karar vermiþ. (Bak bundan sonrasý önemli…) Fakat akþam olunca perilere dair bir tane cümle edemez duruma gelmiþ… Tabi sonuçta halkýn alýþmýþlýðý, hikâyenin devamýna dair bir gün önceden oluþan beklenti falan filan…

Ve bu yaþlý zatýn anlatacaðý hikâye aslýnda akamete uðramýþ. Sebebine gelince… O günün gündüzünde ormana meyve toplamaya giden bu yaþlý zat; orman da bir gün önce anlattýðý ve bir sonraki konuya ana tema olan perileri görmüþ… Hikâye bu arada bitti.”

Hikâyenin altýný çizecek olursak ana temayý buldurmaya yönelik bir kaygýmýn olmadýðý aþikâr… Sonuçta yorum dahi kendi içerisinde bir gerçekliði barýndýrdýðý takdirde cümlelerin sessizliðine bürünebilmekte. Bilen bu anlamda zaten konuþmadý; bilenin konuþmamasý sonuçta bilmeyenin yorumuna kapý araladý. Ve hikâye dinlemeyi seven bir kitle her çaðda olmuþtur. Çünkü gerçeklerin varlýðýnýn verdiði rahatsýzlýktan kaynaklý, günümüz tabiriyle sanal dünyaya olan talebi de artýrmýþtýr. Herkesin kendine dair var olan doðrularý da sonuçta farklý yorum alanlarý oluþturmuþ olabilir. Diyebilir miyiz?

Velhasýlý kelam… Bilenin kendi bildiðine dair söylediði bir cümle bile bir yoruma tabi… Kendi bildiðinin herkesin bildiði olduðunu düþünmesi doðanýn kendi iç dinamiðine dair… Çünkü bunun adý tecrübe. Bilenin bildiðini sanmasý ve buna dair anlattýðý her bir cümle yorum kelimesinin kendi kavramsal niteliðinden çok uzakta; sadece þehir efsanesi. Bilen bildiðine dair formel ilimleri paylaþmasý ve bir öðretim mekanizmasý içerisinde iken bireye olan rol model yansýmasý ise; eðitimin kendi metodu. Fakat bilmeyenin bildiðini sanmasý ise baþlý baþýna beþeri bir felaket…

Doðru yorum bu mu? Sorunun içeriksel deðerine dair; bütün yorumlar kendi içinde þaibeli ve bunlar bir yorum ise; imbikten geçirmeden araþtýrma ve sorgulamanýn ne demek olduðunu bilmeden kabullenmek ise; baþtan sona cahillik diyebiliriz. Saðlýcakla kalýn…

Henüz Yorum yok

Ýlk yorumu siz yazýn.

Yorum Býrakýn

E-Mail adresiniz yayýnlanmaz.







Yazarýn Diðer Makaleleri