- 17 Temmuz 2025 - JEOPOLÝTÝK HAFIZAMI HATIRLARSAM
- 11 Haziran 2025 - BAYRAM VE AÝLE
- 30 Mayýs 2024 - FATÝH’Ý VE FETÝHÝ GÜNÜMÜZDEN GÖREBÝLMEK
- 27 Mart 2024 - GAZZE ÝNSANLIK ÜNÝVERSÝTESÝ
- 04 Kasým 2023 - Sahiden… Kudüs Bizim Neyimiz Olur?
- 28 Ocak 2023 - Neden Kahrolmuyorlar ?
- 11 Þubat 2022 - BU ZAMANIN MARANGOZLARI OLABÝLMEK
- 01 Haziran 2021 - Gitmek Ýstediðini Kalbine Getirmekmiþ Aslolan
AHMET AVANLIER
ÇOCUKLARIMIZ BÝZÝM MÝ?
ÇOCUKLARIMIZ BÝZÝM MÝ?
Bu soru bugün sadece bir baþlýk deðil, hepimizin yüreðine dokunan bir vicdan muhasebesidir.
Son günlerde Atlas evladýmýzýn hunharca öldürülmesi, sosyal medyada her geçen gün artan genç intiharlarý, þiddet ve duyarsýzlýk haberleri bize acý bir gerçeði tekrar hatýrlatýyor: Çocuklarýmýzý kaybediyoruz. Üstelik çoðu zaman gözümüzün önünde.
Artýk çocuklarýmýz ayný evde yaþadýðýmýz halde bizden uzak. Ayný sofraya oturuyoruz ama ayný dünyada yaþamýyoruz. Biz onlarýn odasýnýn kapýsýnda kalmýþ ebeveynleriz; içeri giren ise kontrolsüz bir dijital evren. Sosyal medya, ekranlar ve sanal kimlikler; çocuðun karakterini, deðerlerini ve hatta hayata bakýþýný yeniden inþa ediyor.
Sormamýz gereken asýl soru þudur:
Çocuklarýmýz gerçekten bizim mi, yoksa algoritmalarýn, popüler kültürün ve sanal dünyanýn mý?
Bugün bir çocuðun en yakýn arkadaþý bazen anne-babasý deðil, bir ekran. En büyük rol modeli bir öðretmen deðil, bir fenomen. En güçlü otorite ise aile deðil, beðeni sayýlarý. Sevgi “kalp” emojisine, deðer “takipçi” sayýsýna, baþarý ise “izlenme” oranýna indirgenmiþ durumda.
Elbette mesele sadece sosyal medya deðildir. Asýl sorun, dijital dünyanýn hýzýna karþý aile, okul ve toplum olarak hazýrlýksýz yakalanmamýzdýr. Yasaklayarak deðil, bilinçlendirerek; korkutarak deðil, rehberlik ederek yol almalýyýz. Ama bunun için önce ebeveynler olarak sorumluluðu kabul etmeliyiz.
Çocuklarýmýzý sadece büyütmüyoruz; ya yetiþtiriyoruz ya da ihmal ediyoruz.
Onlara zaman ayýrmamak, dertlerini dinlememek, deðerlerimizi aktarmamak da bir tercihtir. Ve her ihmal, bir baþkasýnýn çocuðumuz üzerinde söz sahibi olmasýna kapý aralar.
Bugün gençler neden bu kadar yalnýz, bu kadar öfkeli, bu kadar umutsuz?
Çünkü anlaþýlmadýklarýný düþünüyorlar. Çünkü yönlendirilmediler. Çünkü “özgürlük” adý altýnda sahipsiz býrakýldýlar.
Unutmayalým: Çocuk sahipsiz kalmaz; mutlaka birileri sahip çýkar.
Ya biz sahip çýkacaðýz ya da baþkalarý…
Kayseri Aile Platformu olarak çaðrýmýz nettir:
Aileyi yeniden merkeze alalým. Dijital okuryazarlýðý lüks deðil, zorunluluk olarak görelim. Okul, aile ve toplum arasýndaki baðý güçlendirelim. Çocuklarýmýzý korumayý sadece güvenlik meselesi deðil, bir deðer ve gelecek meselesi olarak ele alalým.
Atlas’ý geri getiremeyiz. Hayatýna son veren gençleri geri döndüremeyiz.
Ama yeni acýlarýn önüne geçebiliriz.
Belki de bugün atacaðýmýz en önemli adým, þu soruyu samimiyetle cevaplamaktýr:
Çocuklarýmýz gerçekten bizim mi, yoksa biz onlarý çoktan kaybettik mi?



Henüz Yorum yok