- 01 Þubat 2026 - SILA-Ý RAHÝM ZÝYARETÝ
- 01 Ocak 2026 - KARDEÞ OLMANIN SORUMLULUÐU
- 25 Aralýk 2025 - GERÝYE NASIL DÖNSEK?
- 24 Aralýk 2025 - TÖVBE SEFERBERLÝÐÝ
- 08 Aralýk 2025 - HORASAN’DAN BÝR NEFES
- 03 Aralýk 2025 - KURBAN OLMANIN ATEÞÝ
- 19 Kasým 2025 - ÝLK KÝM ALACAK?
- 04 Kasým 2025 - ÇÝLEKEÞ BÝR MÜSLÜMANIN GÖZYAÞLARINI GÖRMEK
- 30 Ekim 2025 - KORKTUM AMA ÖÐRENDÝM
- 25 Ekim 2025 - MODERN ÝNSANIN ÖZGÜRLÜK ÇIKMAZI
- 16 Ekim 2025 - ONLARIN SINAVI / BÝZÝM SINAVIMIZ
- 02 Ekim 2025 - SUMUD FÝLOSU GAZÝLERÝNE SELAM VE HASRETLE…
- 24 Eylül 2025 - FÝTNE ATEÞÝ
- 07 Eylül 2025 - SÜKÛNET DERSÝ / DERDÝ
- 28 Aðustos 2025 - BABAM…
- 25 Aðustos 2025 - MURDAR ÖLMEMEK ÝÇÝN
- 18 Haziran 2025 - VAHÝY DEVAM EDÝYOR
- 11 Haziran 2025 - TÝTANÝK’TE MÜSLÜMAN OLMAK / MÜSLÜMAN KALMAK
- 23 Mayýs 2025 - MÜSLÜMANIN AYRILMA AHLAKI
- 01 Mayýs 2025 - ASIL YARIÞ BURADA
- 11 Nisan 2025 - ÇAÐDAÞ ZÜLBÝCÂDEYN
- 09 Nisan 2025 - KISKANMA HAKKIMI KULLANMAK ÝSTÝYORUM
- 25 Mart 2025 - HATIRALARIN GÖLGESÝNDE ÝTÝKÂF
- 25 Mart 2025 - HATIRALARIN GÖLGESÝNDE ÝTÝKÂF
- 13 Ocak 2025 - KUSURSUZ BÝR CENAZE
- 07 Ocak 2025 - ZORLA DÖNÜNCE MÝ?
- 25 Aralýk 2024 - GASSAL ELÝNDE MEYYÝT
- 17 Aralýk 2024 - GÜNEÞ GÖZLÜÐÜ
- 09 Aralýk 2024 - HAZIR OLMAYANLAR ÝÇÝN
- 03 Aralýk 2024 - BÝR TUTAM PÝÞMANLIK
- 26 Kasým 2024 - CAMÝ VE ÇOCUK SESÝ
- 22 Kasým 2024 - NE SAÐLAM BÝR ÇINARDI
- 06 Haziran 2024 - BÝR GÜNDE ÝKÝ SABAH NAMAZI
- 23 Mayýs 2024 - ÝRAN’DA HELÝKOPTERÝ KÝM MÝ DÜÞÜRDÜ?
HAÞÝM AKIN
NEREDE HATA YAPIYORUZ?
NEREDE HATA YAPIYORUZ?
Ýnsanoðlu beþerdir, þaþardýr. Hata yapar ve hatasýndan dönüp tövbe eder. Hadis-i þerifte Peygamber'in (s.a.v): “Eðer siz hiç günah iþlemeseydiniz, Allah günah iþleyen ve günahlarýndan tövbe ve istiðfar eden bir topluluk yaratýr da onlarý baðýþlardý” (Müslim)buyurur.
Ýnsanlarýn bireysel hatalarý vardýr. Bunun tövbesi ve affý da bireysel olur. Cezasýnýn da bireysel olacaðý gibi… Ama toplumsal hatalar da vardýr. Onun cezasý bir toplumu ortak olarak ilgilendirir. Bu hatanýn düzeltilmesi ve geçmiþ kolektif günahlarýn affý için ortaya konacak tövbenin de kolektif olmasý gerekir. Aman “toplumsal günahý anladým ama toplumsal tövbeyi anlamadým” demeyesiniz.
Bir tüccar ticaretinde hata ederse parasýný kaybeder. Sonradan yeniden çalýþýr bir þekilde düzeltir. Ama bazý hatalar var ki gerçekten telafisi çok zordur. Bugün biz neslimiz konusunda kayýplarý yaþýyoruz. Evlatlarýmýzýn karnýný doyurmak, onlarý en iyi okullarda okutmak, mahcup olmayacaklarý kýyafetleri giydirmek yetmiyor. Birçok olayýn sonunda sesli veya sessiz hep ayný soruyu mýrýldanýyoruz “Nerede hata yaptýk?” Bu soruyu bazen eþ dost meclisinde dile getirsek de çözümü bulmakta zorlanýyoruz. Zira hatayý kendi nefsimizde ve uygulamalarýmýzda aramak yerine daha çok eðitime, sisteme, devlete, müfredata, sosyal medyaya atýverip sorumluluktan kurtulmaya çalýþýyoruz.
Cibril hadisi olarak bildiðimiz meþhur hadis-i þerifte Allah resulüne kýyametin alametleri sorulur. O da o gün iki kýyamet alametini söyler. Bunlardan birisi de “Anne babalarýn kendilerini köle olarak kullanýlacak evlatlarý dünyaya getirilmesidir.” Bugün anne babayý köle yerine koyan evlatlar uzaydan gelmedi, onlarý biz yetiþtirdik. Onlarý doyumsuzluða biz alýþtýrdýk. Hep daha iyisini aldýk. Hiç bir þeyde gözleri kalmadý. Arzulayýp da sahip olamadýklarý bir þey olmadý. Böyle olunca da var olanla yetinmekten uzak bir nesil türedi. Mutluluk çýtalarýný biz söküp attýk. Büyüyüp evlendiler ama hiçbir þeyden mutlu olamayan, sürekli baþkalarýna bakan ve hayatý mutlu(!) yüzleriyle tanýdýðý çevreyle kýyasladýlar.
Dünya hýrsýyla, dünyaya sahip olma, dünyanýn en iyisi olma, evlatlarýmýzýn dünyalýk baþarýlarýna ait hususlarýyla eþ dost ve çevrede hava atabilme aþký bizi farklý bir noktaya yönlendirdi. Özellikle akademik kaygýlarla evlatlarýmýzýn eðitileceði ve örnek alacaðý sosyal çevresini kurmak yerine onlarý kurtlar sofrasýna yem ettik. Çevremde birçok örnek tanýrým ki anne ve babanýn hayata ve Ýslam’a bakýþý bambaþka bir noktadayken evlatlar bundan fersahlarca uzakta yer almaktadýr. Çocukluðundan namaz ve dini duygularla yetiþtirdiðimiz gençler, lise ve üniversite çaðýnýn sonunda dini yaþam ve duygulardan bu kadar uzaklaþýyorsa burada bizden kaynaklý bir hatayý aramak gerekmez mi?
Eskiden iki nesil arasýnda bu kadar büyük kültürel uçurumlar olmazdý. Þimdi bir günde bir yýllýk mesafe kat ediyoruz. Hal böyle olunca “annenizin margarini” sizin için lezzetli olsa da þimdi yeni nesil için lezzet vermiyor. Yeni neslin duygu dünyasýna da hitap edecek güzel Müslüman örnekliðini becermedik. Yeni neslin his dünyasýnda deðer bulan bazý kavramlar bizim için önemsiz oldu. Bizim listemizde baþ sýrada olan kaygýlarýn, onlarýn listesinde hiç yeri olmadýðýný fark ettik ama buna çözüm aramak yerine hep de onlarý suçladýk. .
Oturunca peygamberlerin hayatýndan, sahabe-i kiramýn güzel uygulamalarýndan örnek veren hocalarýmýzýn / önderlerimizin sosyal medyaya yansýyan görüntüleri gençlerin dünyasýna yýkýcý bir etki yaptý. Bu tür uygulama ve yaklaþýmlar güzel örnek olmanýn ötesinde uzaklaþtýrýcý bir etki oluþturdu. Annemin gözyaþýyla izlediði bir vaaza oðlum gülüyorsa burada sadece çocuðu suçlayamazsýnýz.
Din, her alana müdahale eder ve kurallar koyar. Ancak biz daha dindar bir nesil yetiþtirmek için kendi yapmadýðýmýz sünnetleri bile onlara farz gibi dayatarak bu iþi baþaramayýz. Haram ve helalin çizgisinin biz çizmedik. Siz asitli içeceklerin saðlýða zararlý olduðunu söylerseniz kimse doktorlara düþman olmazlar. Ama bunu onlara haram olarak tanýtýrsanýz dine mesafe koymalarýna sebep olursunuz. Namazlarýn sadece farzýný kýlan ama sünnetini kýlmayan evladýnýz bu davranýþý nedeniyle on dakika fýrça yer veya nasihat dinlerse bir süre sonra farzlardan da uzaklaþýr.
Din yorgunuolarak tanýmlanan bir anlayýþýn yetiþmesinde bizim de payýmýzýn olduðunu kabul etmemiz gerekir. Ortak tabaktan yemek yemeyi bile kabul etmeyen, bundan rahatsýz olan bir nesil için siz “Hz. Peygamber elleriyle yer ve sonra parmaklarýný þöyle yalardý” diye din anlatmaya baþlarsanýz onlarýn kalbinde yer bulamazsýnýz. Eskiden bizim köyde de yemeklerin çoðu elle yenirdi. Ama bu o dönemin bir kültürü ve imkânýydý. O gördüklerim; rahmetli dedem için zorunluluk, benim için hatýra, torunlarým için komedidir.
Elimizle besleyip büyüttüðümüz bu neslin Ýslam’la mesafesi varsa bunun faturasýný sadece düþmana kesmeyelim. Ýnananýn bizim de çok hatamýz var.
Biz kendimizi düzeltebilsek düþmanýn oklarýna karþý korunacak bir imkâný daha kolay buluruz.



Henüz Yorum yok