VEYSEL EKİNCİ

-YENİ- MÜGE'YE ESRA'YA GÖRE ZAMAN AYARI

MÜGE'YE ESRA'YA GÖRE ZAMAN AYARI

Tarihi anlatırken milattan önce milattan sonra diye ayırırız.

İşlerimizi, ziyaretlerimizi, yolculuklarımızı, uyumamızı, kalkmamızı namazlara göre ayarlardık.

Yatsı namazını kılıp gideriz inşallah, akşam namazına şurada yetişiriz inşallah, namazı bekleyelim, kılıp öyle yatalım gibi planlar yapardık.

Emekliler, kadınlar, işi rahat olanlar, kendi işi ve iş yeri olanların önemli bir kesimi günlük yaşantılarını Müge Anlı, Esra Erol'un programlarına göre ayarlıyor.

Sabah kalkışlar, kahvaltılar, namaz kılanlar için namaz vakti, yemekler; hep bu iki programa göre düzenleniyor.

Reklam arası atıştırmalık yemek, hızlı namaz, kısa telefon görüşmesi değerlendiriliyor.

Programın can alıcı noktasında gelen bir telefon,  çalan bir kapı zili, anne acıktım diyen çocuğun sesi; en huzursuzluk veren seslerdir.

Lâilâhe illallâh, hoca da ezanı biraz uzatıyor canım, sesi olsa neyse! Yoo, program anlaşılmıyor!

Hemen itiraz gelir: demek ki sen de izliyorsun ki anlatıyorsun...

Evet ara sıra bakıyorum.

İmam-hatip yıllarımızda televizyon yaygın değildi. Allah rahmet eylesin bir Hocamız, akşam izlediği bir filmin ya da programın yorumunu yapardı.

Hemen bizim mollalar, bak bak Hocaya, hem televizyon seyrediyor, hem de bize iyi bir şeymiş gibi anlatıyor diye söylenirlerdi.

Hocamız, bir filimde müslümanların cahil, kültürsüz gösterildiğini, ABD ve Batı'nın modern, insancıl tanıtıldığını anlatırdı.

Yerel programlarda dini değerlerin aşağılandığını,  çağdaşlık altında gelenek göreneklerimizin  itibarsızlaştırıldığını; bizim acilen sanat adamları yetiştirmemiz gerektiğini, sinema, tiyatro kurmamızı önerirdi.

Müge, Esra programları masumâne bakıldığında, faydalı gibi görünüyor. Öyle ya, toplumdaki hataları, yanlışları, dramları, iğrençlikleri ortaya çıkarıyor.

Pekâlâ topluma olumlu yönde bir katkısı oluyor mu, toplumu bilgilendiriyor mu, eğitici katkısı var mı?  Ya da program yapanların böyle bir amacı, bir derdi var mı?

Tam tersine toplumu, aile yapısını bozuyor, dejenere ediyor. Karı koca arasını, evlat ebeveyn arasını kaşıyarak daha da açıyorlar.

Eğer olumlu tek bir faydası olduysa, neden gün geçtikçe olay sayısı ha bire artıyor.

Kendi dinimize, kendi toplumumuza, örf âdetimize yabancı olan haklar olduğu, dokunmazlık olduğu gerekçesiyle, özellikle kadınlar ve çocuklar kışkırtılıyor.

Dini bir çözüm önerisi sunsanız derhal kimyaları bozuluyor, şiddetli tepki gösteriyorlar; herkesin inancı kendini ilgilendirir, karıştırmayın dini, o kul ile Tanrı arasındadır...

Hükümeti destekleyerek kendilerine adeta dokunulmazlık kazandırıyorlar.

Ama öbür yandan toplumu temelden sarsıyorlar.

Destek uğruna, dindar (! ) bir hükümetin bu kanallara göz yumması ne acı!

Vebali dünya ahiret ağır olur!

Bülbül yuvasına baykuş tünemiş.

Henüz Yorum yok

İlk yorumu siz yazın.

Yorum Bırakın

E-Mail adresiniz yayınlanmaz.







Yazarın Diğer Makaleleri