MUSTAFA KÜÇÜKTEPE

KUDÜS GÜNLÜKLERÝ -III-

KUDÜS GÜNLÜKLERÝ -III-

 

                                                                                                             Mustafa KÜÇÜKTEPE

Kubbetü’s-Sahra’da Sabaha Uyanan Ruh

Sabahýn ilk ýþýklarýyla taþlar solgun bir altýn rengine büründü. Adýmlarým avluya dokundukça içimde yýllardýr biriktirdiðim özlemler ve sessiz bekleyiþler yükselmeye baþladý. Ýlk duraðým Kubbetü’s-Sahra’ydý. Kubbetü’s-Sahra’ya yaklaþtýðýmda kalbim ilk kez böyle hýzla çarptý. Altýn kubbenin altýnda duran sessizlik, sadece taþlarýn deðil, zamanýn da nefesini tutmuþ gibiydi. Altýn kubbenin altýna adým attýðýmda kalbim, taþlarýn sessizliðiyle birleþti; bir rüyanýn içinde yürüyormuþ gibi hissettim.

Taþlarýn gölgesinde tarihin nabzý atýyordu. Hz. Musa’nýn asasýný Kýzýldeniz’ e vurduðunun, Hz. Meryem’in mescide adandýðýnýn, mescitte bilinmeyen bir þekilde taze meyvelerle mükâfatlandýrýldýðýnýn, Hz. Ýsa’nýn ölüleri dirilttiðinin, Hz. Zekeriyya’nýn sessizlik orucuyla sýnavdan geçip bir oðlan müjdesini aldýðýnýn, Hz. Davut’un hüzünlü ezgilerinin, Hz Ömer’in Kudüs Emannamesinin, nice peygamberlerin silikleþmiþ ayak izlerinin üzerinde yürüdüðünün hissedildiði mekânlar.

Kubbetü’s-Sahra;  “Ýslâm mimarisinin bilinen ilk kubbeli eserlerindendir ve Kudüs^ün fethinden sonra Hz. Ömer tarafýndan yaptýrýlan mescidin yerine inþa edildiði için -daha çok Batýlýlar tarafýndan- Ömer Camii olarak da tanýnýr. Binanýn üzerinde bulunduðu kutsal kaya (sahre, hacerü’l-muallak) rivayete göre Hz. Musa’nýn kýblesidir (Taberî, XXVI, 183) ve Resûl-i Ekrem’in kýble deðiþikliðiyle ilgili âyetler (el-Bakara 2/143-145, 149-150) gelinceye kadar namaz kýlarken yöneldiði Kudüs’ten maksadýn da o olduðu söylenir (a.g.e., II, 4).

Kubbetü’s-Sahra’nýn inþasýna 66 (685-86) yýlýnda Abdülmelik b. Mervân’ýn görevlendirdiði Recâ b. Hayve ile Yezîd b. Sellâm tarafýndan baþlanmýþ, inþaat 72’de (691) tamamlanmýþtýr. Daha sonra Abbâsî Halifesi Me’mûn, 126 m. uzunluðunda lâcivert zemin üzerine altýn yaldýzlý kûfî mozaik kitâbedeki Abdülmelik’in adýný sildirerek yerine kendi adýný yazdýrmýþsa da 72 tarihini olduðu gibi býrakmýþtýr. Kýyâme, Saûd (Anastasis) kiliseleri ve Busrâ Katedrali gibi Suriye ve Filistin’de mimari gelenek haline gelmiþ sekizgen yapýlardan esinlenilerek inþa edilen binanýn planý, köþeleri merkezî bir daireyle sýnýrlanan, ortalý bir þekilde iç içe geçmiþ iki karenin kenarlarýnýn uzatýlýp köþelerinin birleþtirilmesiyle elde edilmiþtir. Merkezî daire, üzerinde on altý pencere açýlmýþ kubbe kasnaðýný taþýyan, kemerlerle birbirine baðlanmýþ dört pâye ve aralarýnda bulunan üçerden toplam on iki sütunla sahreyi çevreler. Pâyeler, dýþarýdan da belli olacak þekilde 20,44 m. çapýndaki kubbenin baþlangýcýna kadar devam etmektedir. Pâyelerle sütunlar üzerine oturan yirmi dört kemer örtüye gerekli desteði saðlar. Kemerler deðiþik tarzlarda devþirme sütun baþlýklarýna doðrudan oturmaz. Korent-kompozit baþlýklý antik sütunlar arasýna kabartma süslemeler yapýlmýþ altýn yaldýzlý bronz levhalarla kaplý kalýn kiriþler yerleþtirilmiþtir. Ýç sekizgeni kaplayan pembe taþ, cam ve sedef mozaiklerde altýn yaldýzlý zemin üzerine mavi ve yeþilin hâkim olduðu yirmi beþ çeþit renk bulunmaktadýr. Dekorda yer yer Bizans ve Sâsânî etkisi gösteren zeytin, hurma ve badem aðaçlarý, bambu demetleriyle akant ve asma yapraklarý, bereket boynuzlarý, vazo, sepet, çiçek, kozalak, meyve ve mücevher kompozisyonlarý göze çarpar. Orta sekizgenin dýþ frizinde mozaik kûfî hatla yazýlmýþ yazý kuþaðýnda besmele, kelime-i tevhid Hz. Peygamber’e salavala ilgili Ahzâb sûresinin 56. âyeti, Ýsrâ sûresinin 111. âyeti, Ýhlâs sûresi ve binanýn yapýmýyla ilgili kitâbe, iç frizinde ise Hz. Îsâ’ya salât, teslisi ve hýristiyan inancýný reddeden Âl-i Ýmrân sûresinin 18-19, 51. ve Ahzâb sûresinin 56. âyetleriyle Ehl-i kitaba dinde aþýrý gitmemelerini ve Allah hakkýnda gerçek olmayan þeyler söylememelerini emreden Nisâ sûresinin 171-172. âyetleri yer almaktadýr.

Ýri blok taþlardan yapýlmýþ olan 1,30 m. kalýnlýðýndaki dýþ duvarlarýn yüksekliði 9,50 metredir. Bir siperlikle nihayetlenen dýþ duvarýn her cephesinde üstte yarým daire kemerle kapatýlmýþ yedi uzun, dar ve oyulmuþ panel bulunmaktadýr. Bunlardan köþelere gelenler saðýrdýr; diðerlerinin üst kýsýmlarýna ise birer pencere açýlmýþtýr. Mekân, sekiz cephedeki kýrk ve kubbe kasnaðýndaki on altý pencere ile aydýnlatýlmaktadýr. Pencerelerdeki dýþ duvar dekorunun devamý niteliðindeki çini ýzgaralar binanýn fazla ýþýk almasýný engeller. Dýþ duvarlar alttan 4,44 m. yüksekliðe kadar farklý renk ve desenlerdeki mermer plakalarla, daha yukarýsý ise siperlik dahil çinilerle kaplanmýþtýr. Ayrýca kubbe kasnaðý da çinilerle kaplýdýr; burada bir de Ýsrâ sûresinden âyetlerin yer aldýðý sülüs bir yazý kuþaðý bulunmaktadýr. Üst pencerelerin kenarlarýný süsleyen çiniler Kanûnî Sultan Süleyman dönemine aittir. Tamirler sýrasýnda rastlanan kalýntýlardan buralarýn daha önce mozaikle kaplý olduðu anlaþýlmýþtýr. Siperliðin üst kýsmýnda sülüs hatla yazýlmýþ Yâsîn sûresini içeren çini bir yazý kuþaðý bulunur; kitâbesinde 1293 (1876) tarihi ve Hattat Mehmed Þefik ismi okunmaktadýr. Siperliðin hemen altýna her duvarda pencere aralarýna gelecek þekilde altýþar çörten yerleþtirilmiþtir. Dýþ sekizgenin ana yönlere gelen duvarlarýna, üstlerinde birer pencere bulunan 2,80 m. geniþliðinde ve 4,30 m. yüksekliðinde dört kapý açýlmýþtýr. Bunlarýn adlarý kuzeyden itibaren sýrasýyla Bâbü’l-cenne, Bâbü’s-silsile (Bâbü Ýsrâfîl, Bâbü’n-nebî Dâvûd), Bâbü’l-kýble ve Bâbü’l-garb’dýr. Diðer kapýlardan farklý olan kýble kapýsýnda duvara paralel þekilde dizilen sekiz sütun üzerine oturtulmuþ bir saçak bulunmaktadýr. Bu kapýdan girince saðda kýble duvarý üzerine yerleþtirilmiþ bir mihrap ve kapýnýn karþýsýnda orta dairenin kenarýnda mermer direkler üzerine oturtulmuþ müezzin mahfeli (dikke) yer almaktadýr.

Ýç mekânýn tavanýnda bir dizi sundurma ve kiriþe yer verilmiþtir. Birbirine çok yakýn olarak bir yelpaze gibi açýlan bu kiriþ ve sundurmalar ara desteklerle kubbe kasnaðýna kadar devam eder. Ýnce ahþapla kaplanan tavanda üçgen ve dörtgen þeklinde dekor alanlarý oluþturulmuþ, buralar serpme yýldýzlarla ve dairevî girift arabesk madalyonlarla süslenmiþtir. Tezyinatta yer yer alçý, boya ve yaldýz kullanýlmýþtýr. Dýþarýdan binaya bakýldýðýnda 2,60 m. yüksekliðindeki siperliðin görülmesini büyük oranda engellediði çatý kurþunla kaplýdýr. Çift cidarlý ahþap kubbe, düzgün açý ve aralýklarla kasnaðýn üstüne yerleþtirilen ahþap latalar üzerine oturtulmuþtur. Kubbe tabanýnda yer alan küçük bir kapý iki cidar arasýna geçme imkâný verir. 1448’de buraya güvercin tutmak ve yumurta toplamak için giren çocuklar yangýna sebep olmuþ, 2500 dinar harcanarak yapýlan onarýmda 36 ton kurþun levha kullanýlmýþtýr. Kubbe baþlangýcýnýn zeminden yüksekliði 20,40 m., tepe noktasýnýn yüksekliði 35,30 metredir; aleminin boyu ise 4,10 metredir. Geçmiþte üzeri kurþun ve altýn kaplamalý veya sade bakýr levhalarla örtülen kubbe günümüzde nitrik asitle sarartýlmýþ altýn görünümlü alüminyum plakalarla kaplýdýr. Kubbenin iç tezyinatýnda alçý sýva, boya ve yaldýz kullanýlmýþtýr; arabesk motifler merkezden aþaðýya doðru halkalar halinde geniþleyerek açýlýr.

Geç Antik sanatla erken Bizans ve Ýran sanatlarýnýn uyumlu bir þekilde uygulanmasý Kubbetü’s-sahre’yi dünyanýn en güzel yapýlarýndan biri haline getirmiþtir. Bina güzellik ve heybet açýsýndan çok üstün niteliklere sahiptir. Tezyinatta Bizans, Ýran ve Arap desenleri harmanlanmýþ durumdadýr. Kanûnî Sultan Süleyman’ýn imarýndan sonra buna Türk çinileriyle diðer süsleme unsurlarý da eklenmiþtir. Bina merkezî planlý bir yapý olmasý bakýmýndan Ýlkçað sonlarýnda ve Ortaçað hýristiyan mimarisindeki merkezî planlý yapýlar geleneðinin Ýslâm mimarisinde daha ihtiyaca cevap verecek þekilde uygulanýþýnýn bir örneði sayýlmaktadýr.

Kubbetü’s-Sahra, Kudüs’ün Haçlýlar tarafýndan iþgali sýrasýnda Templum Domini adýyla kiliseye çevrildi ve çeþitli deðiþiklikler gördü. Haçlýlar sahre üzerine sunak inþa ettiler; binanýn içine ve sahrenin altýndaki maðaraya ikonlar koydular; kubbedeki alemin yerine büyük bir haç diktiler; binanýn kuzey kýsmýna hýristiyan vâizler için hücreler ilâve ettiler. Haçlýlar sahreye karþý aþýrý bir saygý gösterdiler; bazan ondan bir parça alýp memleketlerine götürüyor, kiliselerinde rölik olarak saklýyorlardý; bazan da din adamlarý ondan parça koparýp aðýrlýðýnca altýn karþýlýðýnda satýyorlardý. Haçlý krallarý bunun önüne geçmek için sahrenin üzerini mermer kaplattýlar. Daha sonra Kudüs’ü yeniden fetheden Selâhaddîn-i Eyyûbî, bu mermerleri ve sahrenin etrafýndaki demir ýzgaralar dýþýnda Haçlýlar’dan kalan her þeyi kaldýrdý.

Kubbetü’s-Sahra, tarihi boyunca bölgeye hâkim olan hemen her hükümdardan büyük ilgi ve saygý görmüþ, özenle tamir ettirilmiþtir. Bilhassa Eyyûbî sultanlarý kendi elleriyle sahrenin tozunu alýr, mescidi süpürür ve gül suyu ile yýkarlardý. Bunlardan el-Melikü’l-Azîz Osman sahrenin etrafýna ahþap bir korkuluk yaptýrdý. Memlükler’den I. Baybars 1270’te yýkýlan kýsýmlarý tamir ettirdi ve dýþ duvar mozaiklerini yeniledi. 1318’de Muhammed b. Kalavun kubbenin içini altýn yaldýz ve mozaiklerle yeniden dekore ettirip dýþýný da kurþunla kaplattý. Berkuk güney kapýdan girince göze çarpan mahfeli yaptýrdý; el-Melikü’z-Zâhir Çakmak yýldýrým düþmesi sonucu yanan kubbesini onarttý. Kayýtbay ise kapýlarýný üzerlerine kabartma motifler iþlenmiþ bakýr levhalarla kaplattý. Osmanlýlar zamanýnda Kanûnî Sultan Süleyman tarafýndan çok köklü biçimde tamir ettirilmiþ ve harap olan dýþ mozaik kaplama çinilerle deðiþtirilerek pencerelere alçý revzenler yerleþtirilmiþtir. Ýmar faaliyeti III. Murad, I. Abdülhamid, II. Mahmud, Sultan Abdülmecid, Sultan Abdülaziz ve II. Abdülhamid tarafýndan da devam ettirilmiþ, özellikle II. Abdülhamid büyük masraflarla zemine deðerli Ýran halýlarý döþetmiþ, ortaya görkemli bir kristal avize astýrmýþ ve eskiyen çinileri yeniletmiþtir. 1948 Eylül ve Ekim aylarýnda atýlan bombalardan kuzeybatý pencereleri zarar gören Kubbetü’s-sahra, bugün de zaman zaman Filistinliler’le Ýsrail askerlerinin çatýþmalarý sýrasýnda tehlikeli durumlara düþmektedir.” https://islamansiklopedisi.org.tr/kubbetus-sahre

Kubbetü’s-Sahra’nýn altýn kubbesinin altýnda hacer-i muallak adý verilen bir kaya bulunmaktadýr. Hz. Muhammed (sav) miraca bu kayaya basarak yükselmiþtir. Bu kayanýn altýnda küçük bir mescid bulunmaktadýr. Maðara mescidi ya da ruhlar mescidi olarak isimlendirilmektedir. Maðara, Kubbetűs Sahra’nýn içerisindedir. Efendimizin (sav) üzerine basarak buradan semaya uruc ettiði Mübarek Kaya ya da Þerefli Kaya olarak da bilinen yerdir.  Fiziki yapýsý düzenli olmayan doðal bir maðaradýr: 16 basamaklý merdivenler aracýlýðýyla aþaðýya inilmektedir Çok yüksek olmayan tavanýnda takribi 40 cm’lik bir oyuk ile maðaranýn içinde boylarý bir metreden yüksek olmayan iki adet mihrap bulunmaktadýr.

Bu mihraplardan birisi Emeviler döneminde yapýlmýþtýr. Merdivenin hemen sol tarafýndadýr ve "Süleyman Mihrabý" olarak bilinir, en eski mihraptýr. Diðeri ise merdivenin sað tarafinda, Fatimiler döneminden kalmadýr ve "Davud Mihrabý" olarak isimlendirilir. Maðaranýn içi çok büyük olmayýp yaklaþýk 30-40 kiþinin namaz kýlabileceði bir alandýr. Taban kýsmý ise mermer üzerinden 2 tane Ýslami motif bulunmaktadýr. Birisi kapýnýn karþýnda, diðeri ise mihrabýn karþýsýndadýr. https://www.mescidiaksaarsivi.com/icerik.asp?cat=19&id=166

 

Kubbetü’s-Sahra’nýn altýndaki bu mescitte Kuran okuyup namaz kýldým. Süleyman peygambere Davud peygambere, Musa peygambere ve bizim peygamberimiz Hz Muhammed (sav)’e salat ve selamlar okudum.  Kubbetü’s-Sahra’nýn içi de dýþý da hem görsel hem de manevi güzelliklerle doluydu.

O an anladým ki burasý sadece taþ ve kubbeden ibaret deðildi; gözyaþý, dua ve içsel yanýþla yoðrulmuþ bir mekândý. Kapýlar bana sadece dýþarýdan açýlmamýþtý; içimdeki bütün kapýlar, gözyaþlarým ve dualarýmla birlikte aralanmýþtý. Ben artýk bir ziyaretçi deðil, içimdeki karanlýktan nura, hüznün içsel yanýþýndan teslimiyetin dinginliðine uzanan bir ruh yolcusuydum. Kubbetü’s-Sahra göðe yükseliyor olabilirdi, ama asýl yükseliþ gözyaþýyla, dua ile kalbin bütün kapýlarýnýn açýlmasýyla ruh dünyamda gerçekleþiyordu.

 

Henüz Yorum yok

Ýlk yorumu siz yazýn.

Yorum Býrakýn

E-Mail adresiniz yayýnlanmaz.







Yazarýn Diðer Makaleleri