- 01 Þubat 2026 - SILA-Ý RAHÝM ZÝYARETÝ
- 01 Ocak 2026 - KARDEÞ OLMANIN SORUMLULUÐU
- 25 Aralýk 2025 - GERÝYE NASIL DÖNSEK?
- 24 Aralýk 2025 - TÖVBE SEFERBERLÝÐÝ
- 08 Aralýk 2025 - HORASAN’DAN BÝR NEFES
- 03 Aralýk 2025 - KURBAN OLMANIN ATEÞÝ
- 19 Kasým 2025 - ÝLK KÝM ALACAK?
- 04 Kasým 2025 - ÇÝLEKEÞ BÝR MÜSLÜMANIN GÖZYAÞLARINI GÖRMEK
- 30 Ekim 2025 - KORKTUM AMA ÖÐRENDÝM
- 25 Ekim 2025 - MODERN ÝNSANIN ÖZGÜRLÜK ÇIKMAZI
- 16 Ekim 2025 - ONLARIN SINAVI / BÝZÝM SINAVIMIZ
- 02 Ekim 2025 - SUMUD FÝLOSU GAZÝLERÝNE SELAM VE HASRETLE…
- 24 Eylül 2025 - FÝTNE ATEÞÝ
- 07 Eylül 2025 - SÜKÛNET DERSÝ / DERDÝ
- 28 Aðustos 2025 - BABAM…
- 25 Aðustos 2025 - MURDAR ÖLMEMEK ÝÇÝN
- 11 Haziran 2025 - TÝTANÝK’TE MÜSLÜMAN OLMAK / MÜSLÜMAN KALMAK
- 23 Mayýs 2025 - MÜSLÜMANIN AYRILMA AHLAKI
- 14 Mayýs 2025 - NEREDE HATA YAPIYORUZ?
- 01 Mayýs 2025 - ASIL YARIÞ BURADA
- 11 Nisan 2025 - ÇAÐDAÞ ZÜLBÝCÂDEYN
- 09 Nisan 2025 - KISKANMA HAKKIMI KULLANMAK ÝSTÝYORUM
- 25 Mart 2025 - HATIRALARIN GÖLGESÝNDE ÝTÝKÂF
- 25 Mart 2025 - HATIRALARIN GÖLGESÝNDE ÝTÝKÂF
- 13 Ocak 2025 - KUSURSUZ BÝR CENAZE
- 07 Ocak 2025 - ZORLA DÖNÜNCE MÝ?
- 25 Aralýk 2024 - GASSAL ELÝNDE MEYYÝT
- 17 Aralýk 2024 - GÜNEÞ GÖZLÜÐÜ
- 09 Aralýk 2024 - HAZIR OLMAYANLAR ÝÇÝN
- 03 Aralýk 2024 - BÝR TUTAM PÝÞMANLIK
- 26 Kasým 2024 - CAMÝ VE ÇOCUK SESÝ
- 22 Kasým 2024 - NE SAÐLAM BÝR ÇINARDI
- 06 Haziran 2024 - BÝR GÜNDE ÝKÝ SABAH NAMAZI
- 23 Mayýs 2024 - ÝRAN’DA HELÝKOPTERÝ KÝM MÝ DÜÞÜRDÜ?
HAÞÝM AKIN
VAHÝY DEVAM EDÝYOR
VAHÝY DEVAM EDÝYOR
Yazýma “Size en yakýn zamanda kim ve hangi konuyu vahyetti?” diye þok edici bir soruyla baþlasam bana kýzar mýsýnýz? Bu sorumun üzerine “632 yýlýnda Allah resulünün (s.a.v) vefatýyla vahyin geliþi son buldu” diyeceksiniz. “Biz bu dönemde gelen vahyi okuruz ama yeni bir vahye de muhatap olmayýz” diye ilave edeceðinizi tahmin ediyorum. Lakin Kur’an, tüm vahiylerin son bulduðu tezi hakkýnda daha farklý þey söylüyor.
Enam Suresi 112 ayet-i kerimede þeytanlarýn kendi dostlarýna vahyettiðini / fýsýldayýp uyardýðýný haber veriyor. “Ýþte böylece Biz, hem insanlar, hem de cinler arasýndan azgýn kâfirleri, yani þeytanlarý, gelmiþ geçmiþ bütün Peygamberlerin ve onlarýn izleyicilerinin can düþmaný yaptýk! Bu þeytanlar, insanlarý aldatmak amacýyla, birbirlerine son derece çekici ve baþtan çýkarýcý olan yaldýzlý sözler ve þeytani fikirleri ilham ederler.” Rabbimizin kendi katýndan emir ve nehiylerini peygamberlere bildirmekten ibaret olan vahiy tamamlanmýþ olsa da þeytanlar kendi adamlarýna ve adaylarýna fýsýldamaya devam ediyor.
Bazý sosyal bilimciler içinde yaþadýðýmýz bu çaðý enformatik çað olarak adlandýrmaktadýr. Ancak cevap bulmasý gereken asýl soru þurada. “Ýletiþimin bu kadar çoðaldýðý ve çeþitlendiði bir ortamda kimler, niçin ve hangi bilgileri fýsýldamaktadýr? Bu iþte hangi seçimle iþe baþlamaktadýr?” Eskiden de insanlarýn dedikodu yapma ve baþkalarýnýn özel hayatýna ait bilgileri öðrenme gibi tutkularý olurdu. Bu arzu ve ihtiyaçlarýný gidermek için uygun kiþi ve ortamlarý ararlardý. Þartlar oluþunca gerekli bilgiyle dolardý. Ancak þimdi öyle deðil. Sizin ihtiyaç hissetmenize gerek kalmadý. Zira siz kaçsanýz ve içine dalmamak için bir kapýyý kapatsanýz da o diðer bir kapýdan girecek ve çok masum bir mazeretle size bulaþacaktýr. Yeter ki bu tarafa bir kez bakýn.
Bu kadar çoðalan enformasyon, zannedildiði gibi bir bilgi çaðýný ve bilimsel aydýnlanmayý getirmedi. Tam aksine karmakarýþýk olmuþ bilgiler, oturacak yer bulamamýþ düþünceler, sürekli þüphe tohumlarý ekilmiþ inançlar; insanda ayrý bir cehaleti ortaya çýkardý. Prof. Dr. Nabi AVCI buna ENFORMATÝK CEHALET adýný verir. Bir kesim bu enformasyon bombardýmaný için çok heyecanlýdýr. Zira tüm düzeneklerini buna göre hazýrlamýþlardýr. Diðer bir grup ise bundan uzak kalmanýn kendilerine vereceði eksikliði(!) fark etmiþ ve bu konudaki geri kalmýþlýklarýný(!) tamamlamak için canhýraþ bir gayretin içindedirler.
Burkina Faso’da kaldýðým dönemde yolu, suyu ve elektriði olmayan ücra köylere 4G fiber internet hattýnýn döþendiðine ve hepsinin de akýllý telefon ve sosyal medya baðýmlýsý yapýldýðýna þahit olmuþtum. Afrika’nýn orman içindeki köylerine kendi kurguladýklarý yenidünya düzeni ve yaþam biçimini fýsýldayacak þeytanlara ihtiyaç vardý. Bunun için dünyanýn kocaman þeytanlarý elbirliði yapýp iþe koyuldular. Zira yeni düzende çocuklar, babalarý ve öðretmenlerinden daha önce ve daha çok þey bilmemeliydi. Her gelen nesil, bir öncekini cahil ve geri kalmýþ(!) olarak tanýmlayacak ki arada bulunan kültürel bað kopacak ve bireyselleþme artacak. Bireyselleþmenin arttýðý ve sosyal kontrolün / mahalle baskýsýnýn olmadýðý fertleri elde etmek ve onlara istediklerini yaptýrmak çok daha kolay olacak.
Bu çaðda yaþayan gençliðin en önemli, özelliði nedir? Böyle bir soruya düþünmeden verilecek cevap þu olurdu; “Yeni neslin bireyselleþmesi ve bunun neticesinde de kendi düþünce ve fikirlerine son derece güvenerek büyüklerin nasihat ve tecrübelerine kulak týkmasýdýr.” Zira onlara mükemmel(‘) olduklarý, her þeyi baþarabilecekleri, kendi kararlarýný kendilerinin verebileceði düþüncesi o kadar çok fýsýldandý/ vahyedildi ki aksini düþünemez oldular.
Yukarýda okuduðumuz ayeti kerimede zikredilen “þeytanlarýn fýsýldamasý” belki de eskiden daha gizli ve fark edilmez bir halde devam ediyordu. Ama þimdilerde durum deðiþti. Toplu eðitimler baþladý. Kýsa süre önce müþerref olduðumuz kurban bayramý günlerinde geniþ ailemizle bir bayram ziyaretindeyiz. Hemen yanýmda oturan bir yakýným, ortamdan sýkýlmýþ olmalý ki biraz da uzaklarda olan tanýmadýðý dostlarýna(!) kulak vermek istedi. Uzun süre sosyal medya kanallarýnda bir kýsým kýsa video ve yazýlarla eksiðini tamamladý. Çaðdaþ ve güncel enformatik baskýyý uygulamak isteyenler, ilgili þahsa ulaþmak için hiç de zorlanmýyorlar.
Böylesi netameli bir konu açýldýðýnda herkes son derece masumdur. Hiç kimse de þeytanlarýn veya dostlarýnýn onun kulaðýna þeytanca amaçlarla kurgulanmýþ cümle ve düþüncelerin fýsýltýsýna maruz kaldýðýný kabul etmeyecektir. Herkes süreci son derece akýllý ve zararsýz bir þekilde yönetmektedir! Ancak içlerini kemiren bir dizi düþünceleri ve eylemleri kimin kamçýladýðýný sorsanýz bunun sadece “bireysel ve birikimsel kararlar” olduðunu söyleyecektir.
Herkes dostunun kulaðýna bir þeyler fýsýldýyor. Dostunu yönlendirmek istiyor. Burada bir Müslüman olarak sorulmasý gereken soru þu olmalýdýr? “Bize kim fýsýldýyor ve bizi kim yönlendiriyor? Ýçimizdeki hýrslarý yönlendiren kim?” Bir örnek olarak düþünelim, kirada bir eviniz var ve bu ay zam yapýlmasý lazým. Yüzde kaç zam yapacaðýnýz konusunda sizi yönlendiren kim? Ýçinizden geçen veya sözlü olarak kulaðýnýza fýsýldanan o çok haklý cümleler kime ait.
Akrabalarýnýzdan birisiyle küsmek için miras kavgasý, ayak oyunlarý, hafif inatlaþma gibi birçok sebep olabilir. Bitmemesi için içinizdeki kini besleyen kim? Ondan duyduðunuz cümleleri durmadan aklýnýza getiren kim?
Eþinizle bugünlerde problem yaþýyorsunuz ve aklýnýza onun yaptýðý hiçbir iyilik gelmiyor, sadece olumsuzluklarý hatýrlýyorsanýz… Yýllar önce olup bitmiþ, aslýnda unuttuðunuz onun eski bir hatasý yeniden gözünüzün önünde canlanývermiþse burada oyuna geldiðinizi düþünmeyecek misiniz?
Vahyin kaynaðýna dikkat etmek lazým.
Deðilse…



Henüz Yorum yok