YUSUF YEÞÝLKAYA
AÝLEMÝZ VE MAHREMÝYETÝMÝZ
AÝLEMÝZ VE MAHREMÝYETÝMÝZ
Çarþýda pazarda, sokakta araçta, camide iþyerinde… Her nerede olursak olalým. Eve gelip kapýyý kapattýðýmýzda, dünya evin dýþýnda kalýyor. “Evim evim, caným evim” mi diyoruz? Yoksa “yine dönüp dolaþýp eve geldik maalesef” mi diyoruz? Orasýný bilemem. Ama þurasý gerçek, eve gelip kapýyý kapattýðýmýzda dýþ dünya, dýþarýda kalýyor. Eve gelip kapýyý kapattýðýmýzda biz, evimizde, mahremimizde, mahremimizle baþ baþa kalýyoruz.
Evimiz, mahremimiz, mahremiyet… Ev denince ister gecekondu olsun, ister lüks villa. Çatýsý, duvarlarý, pencereleri olan ve bizleri sadece sýcaktan, soðuktan, yaðmurdan kardan koruyan mekânlar aklýmýza gelmesin. Evet, bunlar var. Çünkü ev dediðimizde ilk olarak emniyet akla gelir. Ama sadece fiziksel emniyet deðil söz konusu olan. Ýnancýmýzý, ahlak ve namusumuzu da evlerimize sýðýnarak korumaya çalýþýrýz. Emniyeti hem fiziksel anlamda hem de manevi anlamda saðlamak için evlerimiz mühimdir.
TDK Güncel Sözlükte mahrem kelimesine birkaç anlam verilmiþ. 1- Yakýn akrabadan olduðu için nikâh düþmeyen (kimse). 2- Gizli 3- Sýrdaþ. Mahremiyet kelimesine ise tek anlam verilmiþ: Gizlilik. Mahremiyet, vücudumuzla ilgili olarak kullanýldýðýnda; bakýlmasý, dokunulmasý ve konuþulmasý uygun olmayan bölgeler ile ilgili dokunulmazlýk halidir. Kýsaca mahrem gizli ve özel; mahremiyet ise gizli ve kiþisel alanlarýmýz, bölgelerimiz, konularýmýzdýr.
Evimizin dýþýndaki insanlara karþý mahremiyet kurallarý belirlenmiþ ama evin içindeki insanlar da mahremiyet kurallarýndan muaf tutulmamýþ. Ebeveynler, çocuklarý belli yaþa geldiklerinde, onlarýn odalarýna pat diye bodoslama giremedikleri gibi; çocuklar da ebeveynlerin ve kardeþlerinin odalarýna izinsiz giremiyorlar.
Aile mahremiyeti denildiðinde ilk olarak aklýmýza, yatak odamýz, bedenimizin özel bölgeleri, bedensel mahremiyeti korumak geliyor. Bunlar doðru ama sadece bunlarla yetinirsek eksik kalýr. Bu yazýmýzda özellikle aile saadetimizi korumak için eþlerin dikkat etmesi gereken bazý özel hassasiyetlere dikkat çekmek istiyorum. Ama ondan da önce sözüm sadece kadýnlara ya da sadece erkeklere deðil. Hem kadýnlara hem de erkeklere seslenmek istiyorum.
Muhatap kim olursa olsun, eþini baþkalarýna þikâyet eden insanlara karþý saygý duyamýyorum. Bir kadýn meclisi ya da erkek sohbet ortamý düþünün… Kadýn eþini, ortamdaki diðer kadýnlara þikâyet etmeye baþlýyor. Ya da erkek meclisinde koyu muhabbet baþlamýþ. Adam da baþlýyor karýsýný þikâyet etmeye ya övmeye. Arkadaþ, övülecekse de yerilecekse de söz konusu olan eþimse… Bu baþkalarýnýn yanýnda olmaz! Olmaz! Eþim yemeði çok iyi yapýyormuþ da ütü yapmayý beceremiyormuþ… Bu benim özelim. Benim özelim olan konu, benim mahremim olarak kalmak zorundadýr. Baþkalarýna anlattým diye eþim güzel yemek yapmaktan vaz geçmeyecek. Veya ütüyü daha iyi yapmayacak. Eksiðimi, fazlamý ne diye ifþa edeyim?
Eþinin evdeki tutumlarýný, sinirli veya þefkatli hallerini anlatanlarý mý dersiniz? Çocuklarý ile yeteri kadar ilgilenmediðini anlatanlarý mý dersiniz? Ama en çirkin olanýný söyleyeyim. Gerçi söylemek zor ama söylemek zorundayým. En çirkin olaný, eþinin yatak performansýný baþkalarý ile paylaþandýr! Orasý yatak odasýdýr. Kadýn ve kocanýn en mahrem alanýdýr. Kendi kanlarýndan canlarýndan evlatlarýnýn dahi giremediði en özel alandýr. Sadece iki kiþi bir þeyler yaþýyorsun ve yaþadýðýnýn tamamen orada kalmasý gerekir. Hatta ve hatta yaþananlarýn, yaþandýktan sonra eþler arasýnda muhabbetinin yapýlmasý bile hoþ deðil.
Þunu anlarým… Bir saðlýk problemi olur. Teþhis ve tedavi için uzman doktora gidilmesi, doktora problemin en anlaþýlýr þekilde anlatýlmasý, bir tercih deðil zorunluluktur. Tedavi için doktora gidilmesi ve problemin anlatýlmasý, gerektiði þekliyle doktora gösterilmesi, ayýp deðil gerekliliktir. Ama eþinin doktordaki hallerini, problemlerini üçüncü þahýslarla paylaþmak, hem ayýptýr hem günahtýr.
Evde bir geçim problemi olduðunda bu problemi iþyerindeki alakasýz insanlarla paylaþmak, ayný kalitesizliktir. Yarýn bir gün, sen eþinle barýþýrsýn ama paylaþtýðýn problemler, milletin aðzýna sakýz olur. Ya da problemi çözemezsin boþanýrsýn. Senin eþinle hangi sebepten ayrýldýðýný cümle âlem bilir. Bu durum kadýna ya da erkeðe reva görülecek bir hal deðildir. Evde problem olabilir. Oturursun, konuþursun, çözersin. Çözemezsin yardýmcý olacaðýný düþündüðün yakýn aile üyelerinden destek alýrsýn. Daha olmadý, profesyonel destek alýrsýn. Daha olmadý hâkime anlatýrsýn. Ama dikkat edin, problem ille de muhatabýna anlatýlmalýdýr. Muhatabýn dýþýnda hiç kimseyle özelimiz paylaþýlmamalýdýr.
Birbirini seven ve daha önemlisi birbirine saygý duyan eþler, baþkalarýnýn yanýnda tartýþmazlar. Misafirlikteyse eve gelince… Misafir varsa, misafir gidip baþ baþa kalýnca… Konuþulur, tartýþýlýr. Niyet anlaþmaksa, mutlaka anlaþýlýr. Özür dilenecekse dilenir, hoþ görülecekse hoþ görülür, mevzu kapanýr.
Kadýn veya erkek, kaliteli iliþkide eþler, birbirini ihmal etmez. Hele hele baþkalarýnýn yanýnda eþini ezmeye çalýþmaz. Eþine þiddet uygulamaz. Þiddet sadece fiziksel olmaz. Psikolojik þiddet, fiziksel þiddetten daha aðýr ve kalýcý izler býrakabilir. Eþine karþý üstünlük elde etmek ve patronluk taslamak isteyen bir erkek veya kadýn; “ben seninle evlenmeseydim, sen bir hiçtin” veya “evlenmek için seni seçmiþ olmam, senin için bir lütuf” gibi yukarýdan konuþmalar, evliliðin temeline dinamit koymaktýr.
Baþkalarýnýn yanýnda eþimizi ezerek, güçlü olamayýz ve güçlü görünemeyiz. Ele iyi görünüp evdekileri mutsuz etmek, iyi insan olma vasfý deðildir. Baþkalarýnýn keyfi olsun diye evimizi, eþimizi ihmal etmek; aile saadetimizi baþkalarý için feda etmektir.
Baþkalarý arada sýrada var. Baþkalarý iyi günümüzde var. Baþkalarý bizim onlara ihtiyacýmýz olmadýðý zamanlarda var. Ama eþimiz, hayat arkadaþýmýz, can yoldaþýmýz… Her zaman var. Ýyi günümüzde, kötü günümüzde, varlýðýmýzda, darlýðýmýzda, her anýmýzda… O halde baþkalarý için evimizi, evliliðimizi, ailemizi feda etmeye deðer mi? Kesinlikle deðmez!
Son olarak, her yediðimizi, içtiðimizi, gezdiðimizi, sevdiðimizi, derdimizi, kavgamýzý, ailemizi ve her anýmýzý… Sosyal medyada výcýk výcýk paylaþmayý, kesinlikle yanlýþ buluyorum. Siz de benimle hemfikir misiniz?



Henüz Yorum yok