- 26 Ocak 2026 - BU DÜNYÂ, NE KÝ ?
- 18 Ocak 2026 - ÝNSÂN BU.....!
- 25 Aralýk 2025 - YALAN, ÝNSÂN'I BOZAR
- 13 Aralýk 2025 - AZ ÝÞ DEÐÝL BÝZÝMKÝ...!
- 03 Aralýk 2025 - BOMBARDIMAN....!
- 29 Kasým 2025 - DENGE ÖNEMLÝ...!
- 25 Kasým 2025 - ÇÖP KAMYONU...!
- 10 Kasým 2025 - EKRANDA NE OLUYOR ?
- 03 Kasým 2025 - MAÐDURÝYET.....!
- 30 Ekim 2025 - KÂTÝL ÝSRÂÝL, KENDÝ ZULMÜNE GÖMÜLÜYOR !
- 23 Ekim 2025 - NÝÇÝN ERÝYORUZ…?
- 16 Ekim 2025 - ÝÞÝN NETÝCESÝNE GÖRE HÜKÜM BELLÝ OLUR.
KADÝR EROL
SALT YÜZEYSELLÝK....!
SALT YÜZEYSELLÝK....!
Ýnsanlarýn çoðu,
Hayatý yüzeysel yaþar. Karmaþýk gibi gelen bilgilerden uzak, çok okumadan, dinlemeden, öðrenmeden, fazla kafa yormadan ve derin düþünmeden... Düz ve basit yaþamayý tercih ederler. Kolayý budur.
Ama herþeyi de bilirler! Nasýl oluyorsa ? Hani Einstein'e izâfe edilen bir söz var ya; "Cahillik ne güzel, herþeyi biliyorsun !" Bu durumu, fazilet zanneden de, epeyi çoktur mealesef !
Hiç çaba göstermeden, öðrenmeden, bilmeden, herþeyi en iyi sen biliyorsun ! Ayrýca, hep sen haklýsýn, hep baþkalarý kusurlu veya suçlu, hep sen alacaklýsýn, hemde herkesten...!
Okuma yok, bilgi yok, öðrenme yok, analiz yok, düþünme yok, sentez yok, kültür yok, an'âne yok, örf yok, âdet yok, ahlâk yok, ideal yok, bilim yok, felsefe yok, mantýk yok, din yok, sorumluluk yok...
Ama slogan gâyet çok, kibir tavan, akýl yavan, habire bâtýl batý'ya dayan... Yalan söz, boþ laf, salla gitsin !
Bu yüzeysellikte yürüyüp giden bir vasattaki insanlarýn, soyutlama ve soyut olaný kavrama yeteneði de, gâyet azalýyor.
Bu yüzden, insanlarýn çoðunluðu; þablonlarla, genellemelerle, hazýr etiketlerle ve önyargýlarla hareket ediyorlar. Dünyayý, kendini, hayatý ve diðer insanlarý, anlama ve anlamlandýrma faaliyetleri de, bu sýð'lýkta ve yüzeysellikte oluyor. Uður Mumcu' nun dediði gibi, "Yeterli bilgi sahibi olmadan, kanaat sahibi olmak" böyle bir durumdur ve mealesef çok yaygýndýr.
Tabii bunun birçok sonuçlarý vardýr. Ben bunlardan sâdece birine dikkat çekiyorum: Böyle kiþilerden oluþan topluluklar, toplum olma vasfýný kazanamazlar. Toplum, kardeþ ve ümmet olamazlar.
"Aklý gözünde" denilen bu seküler insanlar, kutsadýðý bir lideri olan, kesin saplantýlý ve nobran bir topluluk oluþtururlar. Onlarla bir konuyu sâkince konuþup, müzâkere edemezsiniz. Çok kýzýp, öfkelenirler ve baðýrmaya, hakarete, ahlâksýzca küfürlere baþlarlar. Bu tipler, algý ile yönlendirilir ve yönetilirler. Herþeye müsâit bir kitle olurlar.
Toplum mühendisliði yapan, algý operatörleri, böyle yüzeysel yaþayan topluluklarý, çok severler. Çünkü, özenle oluþturduklarý algý ürünlerini kolayca kabul edip, dýþ yönlendirmeye en açýk olan gruplar, bunlardýr.
Bilmediði halde, kibirle "biliyorum" zanneden, özenle oluþturulup enjekte edilen algýlara göre hareket ettiði halde, kendi öz görüþünün de bu olduðunu narsistçe iddia eden, "kolaycý yüzeysellerin taraftarlýðý" ceptedir artýk ! Kitle hazýr !
Baþka türlü nasýl olabilir ki ? Dünyanýn en büyük ve en organize hýrsýzlýklarýný yapanlarý, siyâsî birer kahraman gibi savunmak üzere, bir kitle, baþka nasýl motive edilebilir ve baþka nasýl sokaða dökülebilir ki ?
Hakkýnda 3741 sayfalýk resmi "yolsuzluk iddianâmesi" yazýlan birisi için, bunun 1 sayfasýný bile okumadan ve okumaya hiç ihtiyaç duymadan, "bunlar hep siyâsî" deyip geçivermek aymazlýðý, iþte bu kolaycýlýðýn ve yüzeyselliðin doðal bir sonucudur.
Ýnanýlýr gibi deðil.
Salt Yüzeysellik !
Av. Kadir EROL
15 Kasým 2025



Henüz Yorum yok