YUSUF YEÞÝLKAYA

MUTLULUK ÜZERÝNE

            MUTLULUK ÜZERÝNE

            Yusuf YEÞÝLKAYA

            yusufyesilkaya@gmail.com

 

Mutluluk nedir? Ýnsan hayatýnýn her evresinde mutlu olabilir mi? Her zaman mutlu olabilir miyiz? Hayatýn iniþli çýkýþlý ve dahi kývrýmlý yollarýnda böyle bir þey mümkün mü? Mutluluk insana bahþedilen bir þey mi yoksa mutlu olmak için bir emek, bir gayret gerekiyor mu? Mutlu olmak için, bir yere ulaþmak veya bir þeyleri elde etmek gerekir mi? Kýsa süreli yaþanan hazlarla mutluluðun ilgisi var mý?

            Ýnsan bedenen ve ruhen kendini iyi hissettiðinde mutlu olur. Peki, o zaman bedenen ve ruhen iyi hissetmek için ne yapmalýyýz? Her soru peþinden baþka sorularý getiriyor. Aslýnda mutluluðun kitabî bir tanýmý yok.  Çünkü herkesin mutluluk algýsý farklýdýr. Bir insaný sevinçten göklere uçuran bir mutluluk sebebi, diðer insanlarda ayný etkiyi göstermeyebilir.

            Herkes her þeye mutlu olamayacaðý gibi, herkesin her an mutlu olmasýný beklemek de doðru deðildir. Bugün bizi sevindiren bir hadise gerçekleþtiðinde ya da keyifli bir haber aldýðýmýzda mutlu oluruz. Tam tersi bir kayýp yaþadýðýmýzda, kötü bir haber aldýðýmýzda, canýmýz yandýðýnda mutsuz oluruz. Mutlu olmak, üzülmek, korkmak, þaþýrmak, beðenmek, tiksinmek, gururlanmak, hayal kýrýklýðý yaþamak… Bütün bunlar insan içindir. Hayatýn özünde ve farklý evrelerinde, bütün bu duygularý yaþayabiliriz.

            Mutlu olmanýn diyeti, mutlu etmektir. Bizim mutluluðumuz genelde etrafýmýzdaki insanlarýn tutum ve davranýþlarý ile þekillenir. Özellikle en yakýnýmýzdakiler, bizi onurlandýracak, keyiflendirecek söz söylediðinde, güzel davranýþlar sergilediðinde mutlu oluruz. Ayný þekilde biz de birlikte yaþadýðýmýz insanlarýn mutluluðu için çaba sarf ederiz. Birlikte yaþadýðýmýz insanlarýn mutlu olmasý bizim de mutluluk kaynaðýmýz olur.Mutluluðu kendi içinde ve tek baþýna yaþayan insanlar, genelde bencil insanlardýr. Narþist bireyler, kendine âþýk olur, bütün dünya onlarýn etrafýnda döner, bütün güzelliklerin var oluþ sebebi kendileridir. Onlar mutsuz ise kimsenin mutlu olmaya hakký yoktur. Oysa mutluluk, birlikte yaþandýðýnda daha anlamlý ve kýymetli olur. Ve hepimiz birlikte yaþadýðýmýz insanlarý mutlu etmek için, mutluluðu inþa etmek için çaba harcamalýyýz.

            Özellikle hayatýn genel akýþý içerisinde mutlu olmak için neler yapýlabilir. Herkesin mutluluðu kendine özgü olmakla birlikte, genel geçer kurallar var mýdýr? Elbette var. Mesela paylaþmayý bilen insanlar daha çok mutlu oluyor. “Eðer tadýný bilirseniz, ekmeði paylaþmak ekmekten daha lezzetlidir.” demiþ Üstad Necip Fazýl… Ýnsan, sevdiðinin acýsýný paylaþýnca bile mutlu olur. Sevincini paylaþýnca nasýl mutlu olmasýn! Paylaþmak, erdemli bir davranýþtýr ve bencil insanlar maalesef bu duygudan yoksundurlar. Özellikle maddi imkân paylaþýmý, nefsimize zor geldiðinde; bize sunulan nimetlerin asýl sahibini hatýrlamalý ve emanetçi olduðumuzu unutmamalýyýz.

            Sevdikleri ile birlikte zaman geçirmeyi baþaranlar, daha çok mutlu oluyor. Örneðin sabah evden çýkarken bilsek ki, bu veda sevdiklerimizle son görüþmemizdir. Onlara nasýl veda ederiz? Onlardan nasýl ayrýlýrýz? Ayrýlmayýz ki! O halde sevdiklerimize güzel sözler söylemek için, onlara iyilik yapmak için onlarýn ölmesini mi beklemeliyiz? Elbette hayýr! Lakin yaþantýda tüm sevdiklerimiz, öldükten sonra çok kýymetli oluyor. Sevdiklerimize, onlar hayattayken sevdiðimizi söylemek ve hissettirmek daha güzel olur. Bu nedenle sevdiklerimizin ardýndan methiyeler düzmek deðil; onlar hayattayken güzel zamanlar paylaþmak daha anlamlý olur.

            Hayatla yarýþ içinde olmayan insanlar daha mutlu oluyor. Hayatý yakalamak için, gecesini gündüzüne katmayan insanlar, zamanýn kovalamadýðý kiþiler daha mutlu oluyor ve daha uzun süre yaþýyorlar. Çünkü hayatý kovalamak, hayatla bir yarýþ içine girmek, baþlý baþýna bir stres kaynaðýdýr. Özellikle ekonomik kaygýlarla geçen bir yarýþý düþündüðümüzde bunun bir çaresi veya orta yolu var mý diye merak ediyor insan. Ýnsanýn kendi nefsi ve aile bireyleri için onurlu bir yaþam sürmesi için gayret etmesi, ailesini namerde muhtaç etmemesi, bunun için mücadele etmesi doðru bir davranýþtýr. Lakin mirasçýlarýna mal biriktirebilmek için hayatý ýskalamak, acýnasý bir haldir.

            Hayatýn kendisine sunduðu imkânlar ölçüsünde yaþamasýný bilen, beklentisini düþük tutan insanlar mutlu oluyor. Elindeki imkânlar belli, iþ imkâný belli, geliri ve gideri belli olmasýna raðmen; üst düzey bir hayat yaþam beklentisi içinde olmak, kiþiyi strese sokar ve rahatsýz eder. Özellikle çevresinden sürekli beklenti içerisinde olanlar, bu beklentiler gerçekleþmediðinde kahýr yapmaya, sitem göstermeye baþlýyor. Sitemkâr tutumlar, iliþkileri zedeliyor. Sürekli beklenti içinde olan insanlar, þükür halinden de uzak oluyor.  Þükretmeyen insanlar, elindeki nimetlerin bile farkýna varamazlar.

Hayatýnýn bir amacý olan, yaþam gayesini bilen insanlar daha mutlu oluyor.  Kendini bilen, Rabbini bilen,  Rabbine verdiði kulluk görevi sözünü unutmayan insanlar, bu fani dünyanýn bir sýnav merkezi olduðu bilinci ile hareket ediyor. Ve sýnav sorularýnýn kendisini mutsuz etmesine fýrsat vermiyor. Adanmýþlýk duygusu, insaný bedenen ve ruhen diri tutuyor. Hedefi olan insanlar, önüne çýkan ilk engelde pes etmiyor. Bir hedefi olan ve ne yaptýðýný bilen insanlar, “el âlem ne der?” sözüne kulak asmýyor.

Ve son olarak, özellikle yaþlýlýk döneminde, emeklilik evresinde kendisine uðraþ bulabilen, kendisi ile barýþýk olabilen insanlar mutlu oluyor.Emekliliði, iþin bitmesi, perdenin kapanmasý olarak gören insanlar, bir de kendileri ile barýþýk deðilse iþ daha kötüye gidiyor. Ýþin özü her zaman bir imtihan hali üzere olduðumuzu unutmadan, Rabbimizin bize sunduðu imkânlar ile Müslümanca bir hayat yaþayabilmek ve Müslüman olarak emaneti teslim edebilmek… Rabbim imtihaný kazananlardan eylesin.

 

Henüz Yorum yok

Ýlk yorumu siz yazýn.

Yorum Býrakýn

E-Mail adresiniz yayýnlanmaz.







Yazarýn Diðer Makaleleri