ÝBRAHÝM ERKAM

KUR'AN'I TEÐANNÝ ÝLE OKUMAK

KUR'AN'I TEÐANNÝ ÝLE OKUMAK

Ýslam Tarihi boyunca Müslümanlar  Kuran’ý Kerim’in okunmasý, anlaþýlmasý ve  yaþanmasý hususunda hassasiyet gösterip derin bir araþtýrma içerisine girmiþlerdir. Bu konulardan bir tanesi de Kuran’ýn teðanni ile okunmasý hususudur.

Teðanni kelimesi, sesi güzelleþtirmek demektir. Kelimenin kökü ðina ise, naðme, güzel ses, þiir terennüm etmek manasýna gelmektedir. Türkçe kullanýmda bu kelime daha çok makam ile Kur'an okumaya karþýlýk gelmektedir.

Kur'ân nazil olunca Hz. Peygamber Araplarýn adeti olan bazý þarkýlarýn yerine Kur'ân'ýn terennüm edilmesini istemiþ ve bu suretle "Kur'an'ý teðanni ile okumayan bizden deðildir. "diye buyurmuþtur.

Teðanni ile Kur’an Tilaveti hususunda, Hadis-i Þerifte geçen teðanni kelimesini, âlimlerin çoðu, sesi güzelleþtirmek olarak anlamýþlar ve makam ile Kur'an okumanýn caiz olduðuna hükmetmiþlerdir.

 Rasûlüllah (sav), tilavetin nasýl olacaðý konusunda Ýbn Mesud’u (ra) örnek göstererek þöyle buyurmuþtur:

“Kim Kur’an’ý nazil olduðu þekilde okumak isterse Ýbn Mesud’un kýraatini okusun”

Sahabenin, Abdullah Ýbn Mesud’un kýraatini ýsrarla dinlediði ve onun tilavetinin dinleyenleri mest ettiði ve huþuya sevk ettiði rivayet edilir.

Hz. Aiþe’den (ra) rivayet edilen bir diðer hadis-i þerife göre, Hz. Aiþe (ra), yatsýdan sonra Rasulullah’ýn (sav) yanýna gelmekte geç kalýr. Bunun sebebini soran Rasululah’a (sav) : “Senin ashabýndan bir adamýn Kur’an okuyuþunu dinliyordum. Onun kýraati ve sesi gibisini hiçbir kimseden duymadým” cevabýný vermiþti. Hz. Aiþe (ra) , dedi ki: “Rasulullah (sav), onu dinlemek için kalktý, ben de onunla beraber kalktým. Sonra bana dönerek þöyle dedi: “ Bu Salim Mevla Ebu Huzeyfedir. Böylesini benim ümmetim içinde yaratan Allah’a (cc) hamdolsun."" 

Peki yaratýlýþtan sesi güzel olmayan veya yeteneði olmayan ne yapmalý? Rivayetlere baktýðýmýzda genelde ulema, o kiþiye elinden geldiðince Kur'an'ý güzel okumasýný tavsiye etmiþtir.Teðanni, zorla yapýldýðý zaman ise gayri tabi ve yapmacýk olur. Okuyanýn tabiat ve yaratýlýþýnda kabiliyeti olmadýðý halde zorlayarak, musiki öðrenir gibi Kur’an öðrenmesi bunun örneðini teþkil eder. Bir de buna musiki gayretiyle tecvid hükümlerinden taviz vermek eklenirse, durum daha da vahim olur ki selefin çirkin görüp zemmettiði teðanni ve terennüm iþte budur.

Kur’an’ý Kerim’i teðanni ile okumanýn caiz olduðunu söyleyenler, onu okurken tecvid ve tedebbüre riayet etmenin önemini ve bundan hiçbir þekilde taviz verilmemesi gerektiðini vurgulamýþlardýr. Ýmam-ý Cezeri, okuyucunun Kur’an’ý güzel sesle ve kulaða hoþ gelecek þekilde okumasýný tavsiye etmiþ, makamlý okuyacaðým derken tecvidi terk etme ve kendisini zorlayýp dinleyenlere rahatsýzlýk verecek þekilde okuma hususunda okuyucuyu uyarmýþtýr.

Henüz Yorum yok

Ýlk yorumu siz yazýn.

Yorum Býrakýn

E-Mail adresiniz yayýnlanmaz.







Yazarýn Diðer Makaleleri