MEHMET SÜRMELÝ

MESCÝD VE ÝMAM

MESCÝD VE ÝMAM

Mescidler insanlara kýyam yerlerini ve kýyamda kimlerle beraber olacaklarýný öðreten kutsal mekânlardýr. Allah’ýn lütuflarýna madden ve manen arýnmýþ insanlar layýk olduklarý için mescidler, ayetlerle önce zihinsel tezkiyenin, sonra da ruhi temizlenmenin gerçekleþtiði yerlerdir. Kur’an-ý Kerimin ifadesiyle mescidler, zikir yerleridirler. Zikir dinlemek için Müslümanlara mescidlere koþma emri verilmiþtir.[1] Bu anlamda mescidlerde Kur’an dinlenir. Sadece Allah Teâlâ zikredilir. Allah’ýn emrine muhalif bir konuþma yapmak veya taðutlarý övmek þeytaný zikretmektir. Mescide gelen Müslümanlar, þayet bu ulvi mekânlarada Allah’ýn emirlerinin dýþýnda bir þey zikredilirse, o zikri(!) yapan kiþiyi protesto etmeleri gerekir. Kiþiler insaniyet makamýna mescitlerden aldýklarý ruhla terakki ettiði gibi, kalabalýk olmaktan cemeat olmaya da mescidler sayesinde geçerler. Mescidler ilim irfan merkezi olduklarý kadar kardeþlik dokusunun güçlendirildiði ve hayatýn çok yönlü sorunlarýna çözümler bulunduðu mekânlardýr. Nebevi uygulama böyle olmuþtur. Allah’a itaat mutlak anlamda mescidlerde tezahür eder. Bu itaat, mescidden sosyal hayata deðiþtirilmeden taþýndýðý vakit; camideki þuur hâli hayatýn geniþlik alanýnda da devam ettirildiðinde Ýbrahimî duruþ sergileyen bireysel ümmet de yetiþmiþ olur. Bu ümmetin yetiþmesinde Peygamber Efendimize niyabeten namaz kýldýran imamlarýn ayrý bir yeri vardýr. Mescidlerin imamlarý, insaný mescide dönüþtüren nitelikli kiþilerdir. Ýmametin niteliklerini kazanabilmek için; tevhid ehli olmak, Kur’an-ý Kerim’i tecvidiyle tilavet edebilecek kýraat ilmine vukufiyet, istikamet üzerine hayat sürmek, batýl düþüncelerden uzak durmak, ahlaký hamide ile donanmak ve sünneti iyi bilmek gerekir. Ayrýca takva ve vera ehli olmak, her türlü haramdan uzak olmak da imametin þartlarýndandýr.[2] Ahlaki zaaflarý bakýmýndan tartýþýlan ve cemaati davranýþlarýyla irite eden kimselerin imamet makamýna getirilmeleri mekruhtur. Bu incelik Müslümanlarýn siyasal önderleri için de geçerlidir.

Mescid kelimesini ismi alet olarak kabul edersek, insanýn secde ettiði uzuvlara bakarak ona da “mescid” diyebiliriz. Bu anlamda her kâmil Müslüman bir mescddir. Daha açýk bir ifadeyle imam, insaný secde ettiði uzuvlar üzerinden vahye ittibaya çaðýrarak ve bunu tahakkuk ettirerek mescid yapar. Beþ vakit namazýný hakkýyla ikame etmeyen kimselerin “mescid” olma imkânlarý yoktur. Zira namazýný eda etmeyen kimseler kendi üzerlerindeki velayeti þeytana ve kâfirlere arz edenlerdir. Zaten ayetin yasakladýðý da bu olumsuz durumdur.

[1] Bak: Cuma 62/9.

[2] El-Ganimi, Abd’ü-l Ganî, el- Lübab fi þerh’i-l Kitab, c. I, s. 81.

MEHMET SÜRMELÝ

Henüz Yorum yok

Ýlk yorumu siz yazýn.

Yorum Býrakýn

E-Mail adresiniz yayýnlanmaz.







Yazarýn Diðer Makaleleri