- 30 Ocak 2026 - ALLAH’IM SENDEN YÝNE SANA ÝLTÝCA EDÝYOR BERÂTIMI ÝSTÝYORUM
- 21 Ocak 2026 - DOÐRULUK KÝÞÝYÝ ÝYÝLÝÐE, ÝYÝLÝKTE CENNETE GÖTÜRÜR
- 07 Ocak 2026 - HELÂL RIZIK PEÞÝNDE KOÞUP HARAMLARDAN KAÇINMALI
- 30 Aralýk 2025 - YILBAÞI KUTLANABÝLÝR MÝ?
- 24 Aralýk 2025 - ÜÇ AYLARA KAVUÞMANIN MUTLULUÐUNU YAÞIYORUZ
- 17 Aralýk 2025 - ÖZÜ SÖZÜ BÝR GÜVENÝLÝR ÖRNEK DAVA ADAMI OLMAK GEREKÝR
- 11 Aralýk 2025 - KAZA VE KADER ÝNANCINI DOÐRU ANLAMALIYIZ
- 02 Aralýk 2025 - ALLAH TEÂL ÝYÝYÝ, GÜZELÝ EMREDER, EMRETTÝÐÝ ÝYÝDÝR, GÜZELDÝR.
- 24 Kasým 2025 - TEVHÝD, ÞÝRK, ÞERÝAT, TAÐUT NE DEMEKTÝR.
- 17 Kasým 2025 - ÝLÂH, RAB, ÝBADET VE DÝN KAVRAMLARI
- 10 Kasým 2025 - AÝLE; GÖZ AYDINLIÐI VE CENNET VESÝLESÝDÝR
- 04 Kasým 2025 - DÜNYA ÝMTÝHAN YERÝ
- 22 Ekim 2025 - ROL MODEL PEYGAMBERÝMÝZ HZ. MUHAMMED (S.A.S.)’ÝN AHLÂK’I KUR’AN ÝDÝ
- 14 Ekim 2025 - ÝMANIN ÝBADETE, ÝBADETÝN DE ÝMANA ETKÝSÝ
- 06 Ekim 2025 - SÝYONÝST ÝSRAÝL’ÝN YIKILACAÐI GÜNLER YAKINDIR
- 02 Ekim 2025 - DOÐU ÝLE BATIYI, MADDE ÝLE MANAYI, MODERNLE GELENEÐÝ, AKILLA VAHYÝ, DÜNYA ÝLE ÂHÝRETÝ BÝRLEÞTÝREN YENÝ NESÝLLER YETÝÞTÝRMELÝYÝZ
ÖMER LÜTFÝ ERSÖZ
ÝSLÂM DÝNÝNDE ZORLAMA VAR MI, YOK MU?
ÝSLÂM DÝNÝNDE ZORLAMA VAR MI, YOK MU?
Ýslâm’ýn hükümleri Allah (c.c.) tarafýndan Hz. Muhammed (s.a.s.)’in þahsýnda bütün insanlýða en son olarak gönderilmiþ Ýlâhi bir dindir. Ýslam dini, hiçbir kiþinin zorla Ýslam’ý kabul etmesi için zorlanamayacaðý hakikatini çok net bildirmiþtir. Her insana kendi hür irade-i cüziyyesi ile karar vermesi için serbest býrakýlmýþtýr. Ýslam’ý kabul etmesi için hiç kimse zorlanamaz. Ancak kendi hür iradesi ile Ýslam’ý kabul edenler görevlerini yapmazlarsa orada inandýðý dinin gerekleri yapmasý için zorlanýr. Dileyen Ýman eder, dileyen de inkâr eder. Ancak herkes dünya imtihanýnda ne yapmýþsa hiçbir haksýzlýk yapýlmazsýn, yaptýðýnýn bedelini âhirette, mükâfat veya ceza, olarak karþýlýðýný alacaktýr.
Âyet-i Kerîmelerde: “Dinde zorlama yoktur. Artýk doðrulukla eðrilik birbirinden ayrýlmýþtýr. O halde kim tâðutu reddedip Allah'a inanýrsa, kopmayan saðlam kulpa yapýþmýþtýr. Allah iþitir ve bilir." (Bakara Sûresi âyet:256)
“Sizin dininiz size, benim dinim de banadýr.” (Kâfirun Sûresi âyet:6) buyurulmuþtur.
Tâðut, Allah’tan baþka tapýlan her þey demektir. Biz Müslümanlar, bütün Tâðutlarý reddediyoruz. Sadece ve sadece, Âlemlerin, her þeyin sahibi, ezeli, ebedi, hiçbir þeye muhtaç olmayan, aksine her þeyin kendisine muhtaç olduðu, Rahman ve Rahim, Allah (c.c.)’ýn varlýðýna ve birliðine inanýyoruz.
Ýnsanýn içinde en büyük iki temel düþman vardýr. Nefs ve Þeytan. Ýnsana nefs-i emmaresi durmadan kötülüðü emreder, þeytanda saptýrmak için durmadan vesveseler oluþturarak Hak’tan hakikatten uzaklaþtýrmaya çalýþýr. Nefsin alt mertebeleri ve þeytan insaný sapýklýða sevk etmeye çalýþýrlar. Ancak ayný zamanda insanda akýl nimeti vardýr. Akýl nimetini vahiyle buluþturup kötülüklerden, yanlýþtan uzak durup, doðruluk, hak, hakikate erme durumu da söz konusudur. Burada kiþinin iradesi gereði yaptýðý tercihler sorumlu olmasýný zorunlu kýlmaktadýr. Nefs-i emmaresine uymayan, akli melekesini vahiyle buluþturan Ýmanlý kiþi kolay kolay günah iþlemez. Aslýnda dinin koyduðu kaidelere uymamýza mâni olan, içimizdeki kötü arzulardýr. Nefsini eðitmek suretiyle insan kendini kötülüklerden koruyabilir. Ýslâm, insanlara din duygularýný uyandýrmak ve akýllarýný doðru yönde iþletmek suretiyle kendisine davet etmektedir. Kur’an’ýn açýklamalarýyla doðru eðriden ayýrt edilir hale gelmiþtir. Bu irþadýn ýþýðýnda Ýslâm’a ilk adýmý atmak, hür iradeleriyle insanlara aittir.
Ýnsanlarýn zorla din deðiþtirmeleri hem imkânsýz hem de hükümsüzdür, bu sebeple de yasaklanmýþtýr. Savaþ insanlarý zorla Ýslâm’a sokmak için deðil, din yüzünden baskýnýn ortadan kalkmasý, din ve vicdan hürriyetinin hayata geçirilmesi, güçlü olanlarýn hukuku çiðnemelerinin engellenmesi içindir. Müslüman olmayanlar bu hak, hukuk ve hürriyet düzenine uyduklarý müddetçe kendi inançlarýnda kalma ve onu yaþama hakkýna sahiptirler.
Din; bilgi, inanç ve amelden oluþan bir bütündür. Bir insana zorla bilgi verilebilir, fakat zorla inanmasý saðlanamaz. Çünkü Ýman kalbin tasdikidir, bildirilenin doðru olduðuna insanýn içten kanaat getirmesi ve inanmasýdýr. Bu inanma ancak serbest irade ile karar vermeye ve tercih etmeye dayanýr. Ayrýca kalbin ve zihnin içinde olup bitenleri baþkasýnýn bilmesi mümkün olmadýðýndan, zora mâruz kalan kimsenin ‘Ýnandým’ demesi halinde bunun içteki duruma uygun olup olmadýðý kontrol edilemez. Bir kimse ne zorla inandýrýlabilir ne de zor altýnda inandýðýný söyleyenin içtenliðine güvenilebilir. Dinî amelin özü ihlâstýr. Ýhlâslý olarak ibadetler sadece ve sadece Allah rýzâsý için yapýlýr. Zorlama sonucu yapýlacak olan ibadetlerin hiçbir deðeri yoktur. Dinin en önemli ana unsuru ‘Ýman’ zorlamayla oluþturulamaz. Her insan Ýslâm’a davet edilir ancak hiç kimse kabul etmesi için zorlanamaz. Dinde zorlama yoktur, insan zorla Mü’min olamaz. Kiþi verdiði ve uyguladýðý karalardan sorumludur.
Biz Müslümanlar, inancýmýz gereði herkesin neye inanýp inanmayacaðýna karýþmadýðýmýz gibi, bu konuda herhangi bir baský da yapmaz ve yapamayýz da... Ýslâm zorla kabul ettirilemez, ettirilse de bir deðeri olmaz. Cebir ve þiddet kesinlikle uygulanamaz. Kim neye inanýyorsa, o’nun gereklerini özgürce yerine getirir.
Ýslam dinini kendi hür iradesiyle tercih eden bir Müslüman, baþka inançlara sahip olanlara baský yapmaz ve yapýlmasýna da izin vermez. Hiç bir insan zorla Müslüman yapýlamaz ancak kiþi kendi isteðiyle Müslüman olmuþsa o zaman da Ýslam’ýn gereklerini yapmak zorundadýr. Bu konuyu dünyevi görevlerimiz üzerinden daha anlaþýlýr þekilde izah edelim: Þöyle ki; diyelim ki bir kiþi kendi isteðiyle Öðretmen, Polis v.b. devlet memuru oldu. Devlet Memuru olan Öðretmen, Polis mesaiye uymam, derslere girmek istemiyorum kafama göre gelirim veya gelmem deme þansý var mý? Elbette böyle bir hakký yok. Öðretmen veya Polis olmayý kendi tercih edip kabul ettiðinden verilen görevleri zamanýnda yapmak zorundadýr. Verilen görevine bir gün, iki gün, üç gün gitmezse, durumuna göre uyarma, kýnama, kademe durdurulmasý, maaþtan kesme gibi benzeri cezalar verilir. Hatta memur mazeretsiz, izinsiz olarak on gün göreve gitmezse görevine son verilir Müstafi addedilir yani istifa etmiþ sayýlýr. Ancak kiþi, Öðretmenliði, Polisliði kabul etmese, devlet memuru olmazsa kimse ona göreve geleceksin diye baský yapmaz ve yapamaz. Bu örnekte olduðu gibi kendi hür iradesiyle Ýslam’ý tercih edenlerin namazý kýlmasý gerekir. Müslüman, namazý kýlmýyorsa Hanefi mezhebine göre uyarýlýr, toplumdan tecrid edilip te’dip edilir yine de kýlmýyorsa kýlýncaya kadar gözetim altýnda tutulur ve tövbe edip kýlacaðýný beyan ettikten sonra býrakýlýr. Diðer mezheplerde farklý görüþler olmakla beraber genel kabul bu þekildedir. Dünyalýk bir görevi kabul edince o görevin gereklerini yapmayanlara ceza, yaptýrým uygulanmaktadýr. Bu anlamda Müslüman olanlarýn da görevlerini yapmalarý, yapmayanlara da bazý yaptýrýmlarýn uygulanmasýnýn ne kadar haklý ve gerekli olduðu hakikatini anlamaktayýz.
Kendi hür irademizle kabul ettiðimiz dinimiz Ýslam’ý en iyi, en doðru bir þekilde anlayýp örnek bir hayatý yaþayan, güzel ahlak sahibi Mü’minlerden olmamýz duasý ile sýhhat ve âfiyetler dilerim.



Henüz Yorum yok