ÖMER LÜTFÝ ERSÖZ

DOÐRULUK KÝÞÝYÝ ÝYÝLÝÐE, ÝYÝLÝKTE CENNETE GÖTÜRÜR

DOÐRULUK KÝÞÝYÝ ÝYÝLÝÐE, ÝYÝLÝKTE CENNETE GÖTÜRÜR

     Þüphesiz ki doðruluk Mü’min kiþiyi iyiliðe, iyilikte Cennete götürür. Dosdoðru olup inandýðýmýz Ýslam’a uygun yaþamak, karþýlaþacaðýmýz sýkýntýlarý aþmada sebat göstermek Müslüman'ýn asli ve vazgeçilmez özelliði olmalýdýr.

Þeyh Edebali: “Ýyiliðe karþý iyilik her kiþinin, Kötülüðe karþý iyilik er kiþinin, Ýyiliðe karþý kötülük ise þer kiþinin iþidir.”  Diyerek çok veciz bir ifadeyle þer deðil er kiþi olmamýz gerektiðini belirtmiþtir. Mü’min; her daim iyilerden olmak için elinden gelen gayreti göstermelidir.

     Mü’min; sadece ve sadece Allah (c.c.)’a kulluk edip ve ancak Allah (c.c.)’tan yardým diler. Allah (c.c.)’ýn kullarýna rehberlik etmesi için gönderdiði Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’in numune-i imtisal, rol model hayatýna uygun güzel ahlâk sahibi olarak bir hayat yaþamak Mü’minin asli görevidir. Rabbimiz Allah (c.c.)’týr deyip, sonra dosdoðru olarak Ýmanlarýn da sebat gösterip Ýslâm yolunda, sýrat-ý müstakimde yürüyenlere, emredilenleri yapýp yasaklardan kaçýnan Mü’minlere, dünyevi ve uhrevi sayýlamayacak nimetler, ikramlar vardýr.

       Müslüman; her zaman doðru, dürüst olmalý yalandan da uzak durmalýdýr. Doðruluðun zýddý yalandýr. Yalan; doðru olmayan, gerçeðe uymayan, uydurma söz gibi anlamlara gelmektedir. Yalanlar vesilesiyleinsanlar arasýndaki sevgi ve dostluk baðlarý yok olur; dayanýþma gücü ortadan kalkar. Ýnsanlar birbirine güven duymaz olurlar. Bu güvensizlik, bir toplumun sosyal hayatýný tamamen felce uðratan yýkýcý bir etki yapar. Yalan, toplumdaki güzellikleri yakýp bitiren bir ateþ gibidir. Yalan yere þahitlik yapmakta en büyük günahlardandýr.Yalan, yalan yere þahitlik v.b. kötü davranýþlar, Müslüman da bulunmamasý gereken özelliklerdendir.

     Yalan ile gerçekler gizlenmekte þahsi menfaatler ön plana çýkarýlmaktadýr. Olmayan bir þey sanki olmuþ gibi anlatýlmaktadýr. Hayatta insanoðlunun çeþitli arzu ve beklentileri vardýr. Bu beklentilerine bazen eriþemeyebilir. Böyle bir durumda, bazý Ýnsanlar kendi kaderlerine razý olurken; bir kýsým insanlar da arzu ettiklerini zorla elde etmeye çalýþýrlar. Yalan ve iftira, bir makamý, parayý veya elde etmek istediði þeyi baþkalarýndan kýskanýp, zarar verme düþüncesinden kaynaklanmaktadýr. Her halükarda, dünya için önemli görülen bir þeylere sahip olma düþüncesinin neticesinde yalan söylenip, iftira yapýlmakta, fitneler çýkarýlmaktadýr.  Kötü tavýr ve davranýþlardan kesinlikle uzak durulmalýdýr.

       Günümüz Müslümanlarýnýn birçoðunun bu konuda hastalýklý olduðunu her birimiz çok iyi biliyoruz. Birçok yerde fitne ve fesadýn kaynatýldýðý, þahsi menfaat ve beklentiler uðruna nasýl yalan söylenip, iftiralarýn atýldýðý bilinen vaka-i adiyedendir. Özellikle Sosyal Medyada kullanýmýnda çok dikkatli olunmalýdýr. Ýsmini, cismini gizleyip, hayali, çakma hesaplarla, güzel ahlak sahibi kaliteli Ýnançlý insanlara, yalan beyanlarda bulunup iftira atmaya çalýþan kendini bilmez, kimliksiz, kiþiliksiz, kalleþ, namert ve sinsi zavallýlar bulunmaktadýr. Ama þu, kesinlikle unutulmamalýdýr ki; Yalan ile Ýman kesinlikle bir arada bulunmaz.

       Âyet-i Kerîmelerde: “Emrolunduðun gibi dosdoðru ol!...” (Hûd sûresi, âyet:112) “Þüphesiz, Rabbimiz Allah'týr deyip, sonra dosdoðru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner. Onlara: Korkmayýn, üzülmeyin, size vâdolunan cennetle sevinin!  derler.” “De ki: “Rabbim! (Gireceðim yere) doðruluk ve esenlik içinde girmemi saðla. (Çýkacaðým yerden de) beni doðruluk ve esenlik içinde çýkar. Katýndan bana yardýmcý bir kuvvet ver.” “Ýnsana nimet verdiðimiz zaman (bizden) yüz çevirip yan çizer; ona bir de zarar ziyan dokunacak olsa iyice karamsarlýða düþer.” (Ýsrâ Sûresi âyet: 80, 83) buyurulmuþtur.

      Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) hadis-i þeriflerinde : “Þüphesiz ki doðruluk, (kiþiyi) iyiliðe, iyilik de cennete götürür. Kiþi devamlý surette doðru söyleye söyleye nihayet Allah katýnda sýdk (çok doðru sözlü olan) kimse diye yazýlýr. Yalan da (kiþiyi) sapýklýða, sapýklýkta cehenneme götürür. Kiþi devamlý surette yalan söyleye söyle ye nihayet Allah katýnda yalancý diye yazýlýr.” (Buhari edep 69 2818, Müslim:2607) Ýslam hakkýnda nasihat almak isteyen bir þahsa, “Allah ’a inandým de, Sonra da dosdoðru ol…” (Müslim, Ýman, 38.) buyurarak dürüstlüðün Ýmandan sonra en önemli deðer olduðunu vurgulamýþtýr.

         Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) verdiði sözleri mutlaka yerine getirmiþ, kendine verilen emanetleri zamanýnda sahiplerine teslim etmiþ, sonucunda “Muhammed’ül-Emin”  olarak isimlendirilmiþ, özü, sözü bir, güvenilir asla yalan söylemeyen, yaþamý boyunca da doðruluk, dürüstlükten ve iyilik yapmaktan hiç ayrýlmayan bir rol model olmuþtur. 

     Rabbimiz Allah (c. c.) deyip imanda, ibadette, ahlâkta en doðru, en güzel þekilde, iyiliklerle dop dolu güzel bir hayatý yaþayan sonucunda cennete gitmeye hak kazanan hakiki bahtiyar Mü’minlerden olmamýz duâsý ile sýhhat ve âfiyetler dilerim. 

 

     omerlutfiersoz@gmail.com

Henüz Yorum yok

Ýlk yorumu siz yazýn.

Yorum Býrakýn

E-Mail adresiniz yayýnlanmaz.







Yazarýn Diðer Makaleleri