- 30 Ocak 2026 - ÝNSAN VE ÞEYTANÝ CÝN
- 23 Ocak 2026 - ÝNSAN VE CÝN
- 16 Ocak 2026 - ÝNSAN VE MELEK
- 08 Ocak 2026 - SINANMAK ÝÇÝN YARATILDIK
- 02 Ocak 2026 - NÝÇÝN YARATILDIK?
- 25 Aralýk 2025 - ZAMAN VE MÜBAREK ÜÇ AYLAR
- 19 Aralýk 2025 - ELLERÝN DÝLE GELÝP KONUÞACAÐI GÜN
- 12 Aralýk 2025 - BÝLGÝNÝN ARDINA DÜÞMEK
- 27 Kasým 2025 - KULAK, GÖZ VE GÖNÜL
- 21 Kasým 2025 - ÝNSAN VE KAÝNAT
- 13 Kasým 2025 - ÝNSANIN YARATILIÞI
- 07 Kasým 2025 - KALB-Ý SELÝM
- 31 Ekim 2025 - DERDÝM BANA DERMAN ÝMÝÞ
- 23 Ekim 2025 - NEFÝS VE RUH
- 17 Ekim 2025 - ÝRADE-2- KÜRESEL SUMUD FÝLOSU ÖRNEÐÝ
- 10 Ekim 2025 - ÝRADE
- 02 Ekim 2025 - AKIL
- 21 Eylül 2025 - MADEMKÝ ÝNSANIZ...
- 12 Eylül 2025 - ÝNSAN
- 05 Eylül 2025 - EMANET ÞUURU
- 28 Aðustos 2025 - FITRAT-DÝN-ÝSLAM
- 21 Aðustos 2025 - GAZZE MEKTEBÝ VE FITRAT
- 17 Aðustos 2025 - HAFIZ OLABÝLMEK MÝ ZOR HAFIZ KALABÝLMEK MÝ?
- 08 Aðustos 2025 - HAFIZLIK SÜRECÝNDE NELERE DÝKKAT ETMELÝYÝZ?
- 01 Aðustos 2025 - HAFIZIM, HAYIRLI MÜBAREK OLSUN
- 25 Temmuz 2025 - HAFIZLIKTAN ÖNCE NELERE DÝKKAT ETMELÝYÝZ?
- 17 Temmuz 2025 - NÝÇÝN HAFIZLIK?
- 12 Temmuz 2025 - HAFIZLIK
- 03 Temmuz 2025 - KUR'AN ÖÐRENMENÝN VE ÖÐRETMENÝN ÖNEMÝ
- 27 Haziran 2025 - KUR'AN-I KERÝM'ÝN ÝNDÝRÝLÝÞ GAYESÝ
- 20 Haziran 2025 - KUR'AN'I TEÐANNÝ ÝLE OKUMAK
- 13 Haziran 2025 - KUR'AN-I KERÝM'Ý NASIL OKUMALIYIZ?(III) -TEDEBBÜR-
- 30 Mayýs 2025 - KUR'AN-I KERÝM'Ý NASIL OKUMALIYIZ? (II) -TECVÝD-
- 23 Mayýs 2025 - KUR'AN-I KERÝM'Ý NASIL OKUYACAÐIZ? (I)
- 18 Mayýs 2025 - KUR'AN-I KERÝM OKUMANIN FAZÝLETLERÝ
- 15 Mayýs 2025 - LAFIZ VE MANA AÇISINDAN KUR'AN-I KERÝM
ÝBRAHÝM ERKAM
ACABA BU HADÝSEYÝ NASIL TEVÝL ETSEK?
ACABA BU HADÝSEYÝ NASIL TEVÝL ETSEK?
Alemlere rahmet olarak gönderilen, gönüllerimizin sultaný ve en sevdiðimiz Hz. MUHAMMED ALEYHÝSSELAM, Mekke'den Medine'ye hicret ettiðinde Ensar, Efendimiz Aleyhisselam'ý dolunaya benzeterek gönüllere dokunan çok anlamlý bir ilahi ile karþýladýlar:
طَلَعَ البَدْرُ عَلَيْنَا
مِنْ ثَنِيَّاتِ الوَدَاعْ
Dolunay doðdu üzerimize
Veda tepelerinden
وَجَبَ الشُّكْرُ عَلَيْنَا
مَا دَعَا لِلَّهِ دَاعْ
Þükür gerek bizlere
Allah'a çaðýran bir davetçi olduðundan
Bir devlet yöneticisinin veya bir dini liderin diplomatik açýdan ülkemize gelmesi belki kabul edilebilir lakin nasýl karþýladýðýmýz ve davrandýðýmýz çok mühim. Bu geliþ, tesadüfi deðil, içinde baþka amaç ve emelleri barýndýran bir geliþ diye düþünüyorum.
Ýsa Aleyhisselam'ý aþýrý yüceltip “Allah’ýn oðludur” diyerek “Allah üçtür” iftirasýný atan, haçlý seferlerini yapýp binlerce insaný katleden, yahudileri besleyip, dünyada yaptýklarý zulümleri destekleyenleri tazim göstererek aðýrlamak da nedir?
Ruhban sýnýfýnýn formel kýyafeti mozetta ile Efendimiz (a.s.) için söylenen ilahiyi papa 14. leo için söylemek iki cihan serverine ihanettir. Allah(cc), bunlarla iliþkinin sýnýrlarýný belirlemiþken, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) nasýl iliþki kurulmasýný bize öðretmiþken, bunlardan muradýmýz ne ki deðiþik þovlara girip kendimizi aciz düþürüyoruz.
“Müminleri býrakýp kâfirleri dost edinenler, onlarýn yanýnda izzet mi arýyorlar? Bilsinler ki bütün izzet yalnýzca Allah’a aittir.”(Nisa,139)
“Sen onlarýn dinlerine uymadýkça yahudiler de hýristiyanlar da senden asla razý olmayacaklardýr. De ki: “Asýl doðru yol ancak Allah’ýn yoludur.” Eðer sana gelen ilimden sonra onlarýn arzularýna uyarsan, bilesin ki artýk Allah sana ne dost ne de yardýmcý olacaktýr.”(Bakara,120)
Müslümanlarýn gönlünü yormak vebaldir. Yanlýþ yaptýðýmýzý da kabul etmiyoruz. Her hatalý ve yanlýþ davranýþý üst düzeyde tevil etmeyi de öðrendik. Hadi buyrun, bu hadiseyi de tevil edelim.
Yok aslýnda papayý tazimle karþýlamaktan maksat “Müslüman hoþgörülü olur.” falan mý diyeceðiz. Ya da “Aslýnda idarecilerimizin bizim bilmediðimiz baþka hedefleri var.” falan mý? Melekler fotoðrafýmýzý çekti. Bu duruþ iyi bir duruþ deðil. Bu diyalogcu anlayýþ, fetönün eseri. Þu an fetö lideri hayatta olsa ve onlar aktif olsalar, bu fetönün iþi diyecektik veya iktidarda farklý bir zihniyet olsa, onlarýn iþi diyecektik. Peki þu anda ne diyeceðiz?
Bu arada ben bu yazýyý yazarken Lübnan’da Müslümanlar papayý garip garip ritüellerle tazim göstererek karþýladýklarýný öðrendim. Sadece bizim ülkemizde deðil bütün Ýslam aleminde, çok derinlerde, bitmeyen bir aþaðýlýk kompleksi var. Bu iman açýsýndan büyük bir zafiyettir. Sürekli bir yerlere kendimizi kabul ettirme sevdasý. Biz Elhamdülillah Allah’a ve Rasul’üne iman ettik. Ýman ettik deyip dosdoðru olmak bizim düsturumuz.
Biz inanýyoruz ki iman edenler insanlar arasýnda en üstün olanlardýr. Baþkalarýna özenmek, hala kendimizde bir eksiklik varmýþ gibi davranmak bir mümine yakýþmaz. Çünkü Allah(c.c.), mealen þöyle buyurdu: “Gevþeklik göstermeyin, üzülmeyin; þayet inanýyorsanýz, en üstün olan sizsiniz.” (Âli Ýmran, 139)
Müslümanlar olarak Dünyaya zulümsüz, adil bir sistemi inþa etmek gibi bir hedefimiz var mý? Mescid-i Aksa’yý özgürleþtirmek gibi bir hedefimiz var mý? Doðu Türkistan’ý zulümden kurtarmak gibi bir hedefimiz var mý? Roma’nýn fethi gibi bir hedefimiz var mý? Eðer yoksa varmýþ gibi davranmayalým. Varsa da buna uygun davranalým vesselam.
EÐÝTÝM DANIÞMANLIÐI,
MESLEKÝ DANIÞMANLIK VE REHBERLÝK



Henüz Yorum yok