MEHMET SÜRMELÝ

DEÐERLER EÐÝTÝMÝ ÜZERÝNE

DEÐERLER EÐÝTÝMÝ ÜZERÝNE

Ülkemizin bazý ilahiyatçý akademisyenleri hukuki, siyasi, felsefi ve iktisadi konularda batýyý çok ciddiye almaktadýrlar. Bu ciddiyetlerinin sonucu, sadece felsefi konular deðil din denilince bile akýllarýna Hristiyanlýk gelmektedir. Hatta Hristiyanlýða verdikleri krediyi Ýslâm’a vermemektedirler. Bu insanlarýn böyle bir ruh haline düþmelerindeki nedenler ciddi doktora çalýþmalarý olarak akademi dünyasýna kazandýrýlmalýdýr. Ýslâm’a karþý ön kabullü ve batýlý deðerlerin etkinliði ile bakan zevatýn ortak paydalarý dilsizlik, usulsüzlük, araþtýrma eksikliði ve zillettir. Bu ifadeleri hissi olarak deðil, okuduðumuz eserlerden yola çýkarak ifade ediyoruz.

Dinle alakalý konularda batýlý deðerleri esas alanlar dini yalýn ve kapsamý olmayan bir inanç manzumesi olarak anlamýþlardýr. Dinin kurumsallaþmasýný; sosyal, siyasi, iktisadi ve hukuki alana müdahalesini, bir dünya görüþü ortaya koymasýný ve hepsinden önemlisi; dinin anlaþýlmasýnda Hz. Peygamber’in hadislerini kabul etmemiþlerdir.  Dinin doðru anlaþýlmasý için salt akýl asýl, Kur’an fer’î kaynak sayýlmýþtýr.[1] Bu anlayýþlarýnýn kazandýrdýðý sonuca göre Ýslâm’ýn kaynaklarýný, uygulamalarýný eleþtirirken, hayatýn sorunlarýnýn sadece batýdan alýnacak kurallar ve dünya görüþleriyle çözüleceðine inanmýþlardýr. Bu inanç onlarý derin araþtýrmalardan ve Müslümanlarýn sorunlarýna Müslümanca çözümler üretmekten uzaklaþtýrmýþtýr. Verili duruma teslim olup dini sadece ahlâk sistemi þeklinde görmek onlarýn önerdiði tek çözüm yoludur. Ahlâktan kasýt ise nebevi davranýþlar olmayýp dine karþý din mesabesinde türetilen rasyonel ve pozitivist deðerlerdir. Bazý çevreler bu çalýþmalarla deðerler eksenli bir din icat etmeye çalýþmaktadýrlar. Konu baþlýklarý dinden alýnsa da bu “uydurma deðerler dininin” içerisinde ayet, hadis ve Hz. Peygamberin temsili yoktur. Kýsacasý Allah’sýz ve peygambersiz bir dindir.  Ýslâm dinini aðýzlarýna almaktan çekinenler deðerler eðitimi üzerinden alternatif veya paralel bir dinin misyonerliðini yapmaktadýrlar. Ýþin ilginç tarafý modern dönem deðerler eðitiminde, hiçbir ayet ve hadis referans olarak kullanýlmamaktadýr. Bu anlamdaki deðerler eðitiminin amacý ahlaklý insan mý yetiþtirmektir? Yoksa hak din karþýsýnda beþeri bir din mi üretmektir?

 [1] Toker, Ýhsan, Teolojik Bir Ýnþa Olarak Laiklik, Eskiyeni Yay. 2009, Ankara,s.1-65

MEHMET SÜRMELÝ

Henüz Yorum yok

Ýlk yorumu siz yazýn.

Yorum Býrakýn

E-Mail adresiniz yayýnlanmaz.







Yazarýn Diðer Makaleleri