- 01 Þubat 2026 - SILA-Ý RAHÝM ZÝYARETÝ
- 01 Ocak 2026 - KARDEÞ OLMANIN SORUMLULUÐU
- 25 Aralýk 2025 - GERÝYE NASIL DÖNSEK?
- 24 Aralýk 2025 - TÖVBE SEFERBERLÝÐÝ
- 08 Aralýk 2025 - HORASAN’DAN BÝR NEFES
- 03 Aralýk 2025 - KURBAN OLMANIN ATEÞÝ
- 19 Kasým 2025 - ÝLK KÝM ALACAK?
- 04 Kasým 2025 - ÇÝLEKEÞ BÝR MÜSLÜMANIN GÖZYAÞLARINI GÖRMEK
- 30 Ekim 2025 - KORKTUM AMA ÖÐRENDÝM
- 25 Ekim 2025 - MODERN ÝNSANIN ÖZGÜRLÜK ÇIKMAZI
- 16 Ekim 2025 - ONLARIN SINAVI / BÝZÝM SINAVIMIZ
- 24 Eylül 2025 - FÝTNE ATEÞÝ
- 07 Eylül 2025 - SÜKÛNET DERSÝ / DERDÝ
- 28 Aðustos 2025 - BABAM…
- 25 Aðustos 2025 - MURDAR ÖLMEMEK ÝÇÝN
- 18 Haziran 2025 - VAHÝY DEVAM EDÝYOR
- 11 Haziran 2025 - TÝTANÝK’TE MÜSLÜMAN OLMAK / MÜSLÜMAN KALMAK
- 23 Mayýs 2025 - MÜSLÜMANIN AYRILMA AHLAKI
- 14 Mayýs 2025 - NEREDE HATA YAPIYORUZ?
- 01 Mayýs 2025 - ASIL YARIÞ BURADA
- 11 Nisan 2025 - ÇAÐDAÞ ZÜLBÝCÂDEYN
- 09 Nisan 2025 - KISKANMA HAKKIMI KULLANMAK ÝSTÝYORUM
- 25 Mart 2025 - HATIRALARIN GÖLGESÝNDE ÝTÝKÂF
- 25 Mart 2025 - HATIRALARIN GÖLGESÝNDE ÝTÝKÂF
- 13 Ocak 2025 - KUSURSUZ BÝR CENAZE
- 07 Ocak 2025 - ZORLA DÖNÜNCE MÝ?
- 25 Aralýk 2024 - GASSAL ELÝNDE MEYYÝT
- 17 Aralýk 2024 - GÜNEÞ GÖZLÜÐÜ
- 09 Aralýk 2024 - HAZIR OLMAYANLAR ÝÇÝN
- 03 Aralýk 2024 - BÝR TUTAM PÝÞMANLIK
- 26 Kasým 2024 - CAMÝ VE ÇOCUK SESÝ
- 22 Kasým 2024 - NE SAÐLAM BÝR ÇINARDI
- 06 Haziran 2024 - BÝR GÜNDE ÝKÝ SABAH NAMAZI
- 23 Mayýs 2024 - ÝRAN’DA HELÝKOPTERÝ KÝM MÝ DÜÞÜRDÜ?
HAÞÝM AKIN
SUMUD FÝLOSU GAZÝLERÝNE SELAM VE HASRETLE…
SUMUD FÝLOSU GAZÝLERÝNE SELAM VE HASRETLE…
Ölüm her daim diridir. Hayy ve kayyum olan rabbimizin bize verdiði en güzel nimetlerden birisidir ölüm. Müminler için hem bir kurtuluþ hem de bir vuslattýr. Zalimler için ise bambaþka bir hayatýn ilk adýmýdýr. Hz. Ömer (r.a) Allah resulüne gelir ve kendisine özel bir nasihatte bulunmasýný ister. Aldýðý cevap; “Sana nasihatçi olarak ölüm yeter ya Ömer!” cümlesi olacaktýr. Ölüm en güzel nasihatçidir.
Bugün sahabe efendilerimizden örnek bir ölüm temennisi ve temizlenme isteðini okuyacaðýz. Gökteki yýldýzlara benzeyen ve istediðimize uyma konusunda muhayyer býrakýlýp, izinde olanlarýn mutlaka kurtuluþa ereceði haber verilen yýldýzlardan yol aydýnlatan bir örnek.
Sad Bin Ebi Vakkas (r.a) þöyle anlatýlýyor: Uhud savaþý esnasýnda çarpýþmalarýn çok þiddetlendiði bir andý. Abdullah Ýbni Cahþ (r.a) yanýma sokuldu, elimden tuttu, beni bir kayanýn dibine çekti ve "Þimdi burada sen dua et, ben “âmin!” diyeyim. Ben dua edeyim, sen “âmin!” de...” dedi. Ben de bu teklifi kabul ettim. Ýlk dua hakkýný bana vermiþti. Ben þöyle dua ettim:
“Ya Rab, birazdan savaþa gireceðiz. Benim karþýma güçlü bir asker çýkar. Ben onu yeneyim, ganimet alýp Efendi’me (s.a.v) götüreyim. O (s.a.v) mutlu olsun, ben de O’nun (s.a.v) mutluluðunu yüreðimde hissedeyim.” Abdullah Bin Cahþ (r.a) bu duaya “Âmin!” dedi. Dua sýrasý ona geçmiþti. O da ellerini açtý ve þöyle dua etti:
“Ya Rab, birazdan savaþ baþlayacak. Benim karþýma güçlü bir asker çýkar. O, beni öldürsün; burnumu kulaðýmý, her yerimi kessin. Sen, “ne yaptýn bedenini deyince?” benim özel bir cevabým olsun. O gün þöyle diyeceðim; ‘Allah’ým, günahlarla kirlettiðim bedenimi orada býraktým. Sana getirmedim. Kefaret olarak vereyim, sen de kabul et.’ diyeyim!” Ben böyle bir dua beklemiyordum. Ýtiraz etmek istedim ama buna izin vermedi. Onun yokluðunu ve þehadetini kabul etmekte zorlansam da bu duasýna da âmin dedim.
Daha sonra kýlýçlarýmýzý çektik, savaþa devam ettik. Ýkimiz de önümüze geleni öldürüyorduk.
Uhud Savaþý Müslümanlar için oldukça sýkýntýlý geçmiþti. Düþman savaþ meydanýný terk ettiðinde Abdullah b. Cahþ’ýn (r.a) paramparça edilen vücudu ile karþýlaþtým. Abdullah, (r.a) Ebû’l-Hakem b. Ahnes b. Þerik tarafýndan þehit edilmiþ sonra da burnu ve kulaklarý kesilmiþti. Etrafa baktýðýmda bir aðacýn dalýna asýlan bir ipin ucundaki burnu ve kulaklarýný gördüm. Müþrikler Nahle Seriyyesi’nin kahraman komutanýnýn vücudunu, parmaklarýný, burnunu ve kulaklarýný doðrayarak intikam almýþlardý. Abdullah’ýn duasý kabul olmuþ, Allah yolunda þehit olmuþtu. Ben kendi kazancým ve hayatýma bakýnca ömrüm boyunca hep “Abdullah b. Cahþ’ýn duasý, benim duamdan daha hayýrlýydý” dedim.
Allah Rasûlü (s.a.v) Uhut þehitlerini, dünyadaki dostluklarýna veya akrabalýklarýna göre ikiþer ikiþer defnediyordu. Kýrk yaþlarýnda þehit olan Abdullah’ý da þehitlerin seyyidi dayýsý Hamza (r.a) ile ayný mezara defnetti.
****
Hayatý geçici olarak bilmek ve ölümle yeni bir kapýnýn açýlacaðýna iman; bu olsa gerek. Zira mal feda edilir ama can daha deðerlidir. Hele ki günaha bulaþtýrdýðýný düþünerek organlarýný da feda etmek ve bunu istemek… Araplarda yaygýn bir adet olan müsle âdetine maruz kalýp, organlarý da doðranmýþ ve kanlar içinde kalmýþ bir halde Allah’ýn huzuruna çýkma arzusu nasýl iman ve ahiret beklentisinin eseridir?
Öleceði yere müdahale edemese de kabrine, kabrinin yer ve konumuna hatta kabir taþýna varýncaya kadar karýþan ve bunlarla ilgili vasiyetler sýralayan modern insan için zor bir durumdur bunu anlayabilmek. Hele ki þehit olmayý bir kayýp ve yok oluþ(!) olarak telakki eden çaðdaþ Müslümanýn anlamasý gerçekten zor olacaktýr.
Anadolu’ya gelen ilk Müslüman birliðin þehit edildiði, yüzyýllardýr sefere çýkacak mücahitlerin oradan uðurlandýðý musalla mezarlýðý içinde bulunan ve “cennet çukuru” diye isimlendirilen bir bölge vardýr. Ýnsanýn gönlünü istila eden dertlerini unutup farklý bir âleme kanat açabileceði harika bir mekândýr orasý. Mesela bu fakir kardeþinizin gönlünde orayla ilgili bir arzu vardý. Þehit olabilecek bir hayatý olmayan, diliyle þehadeti arzulasa da hayatýný buna vakfedememiþ birisi olarak onlara komþu olmayý arzu ederdim. Lakin bu hadisi þerif üzerine vaz geçtim. Buna gerçekten hazýr olamayan birisi için topraðýn altýnda her yer aynýdýr.
Emelleriyle yaþayýp amelleriyle göçecek olan bir Müslüman için daha güzel nasýl bir hazýrlýk olabilir? Kaldý ki rivayetin devamýnda onun bu eþsiz duasý haber verilir de Allah’ýn habibi (s.a.v) “Allah onun duasýný bu dünyada kabul etti. Ahirette de kabul etmesi ve onun beklediði yere ulaþtýrmasý umut edilir” diye buyuracaktýr.
Ýnsanýn emelleri olur. Birçok güzle þeyi hayal eder. Ama hayal ettiðine ve hayalini kurduðuna deðil de peþinde koþtuðuna ve uðruna fedakârlýk yaptýðý þeylere eriþir insan. Sevdiði þeylerden infak etmeyi bilen ve bunun en güzel þekilde hayatta tatbik eden bir kutlu nesildir onlar.
Oysaki bizim temizlemek zorunda olduðumuz ne çok þeyimiz var… Malýmýz temizlenmeli, kalbimiz arýndýrýlmalý, gözümüz yýkanmalý, elimizin ayaðýmýzýn günahlarý burada býrakýlýp gitmeli… Tüm bu temizlikler hemen ve biz hayattayken yapýlmalý…
Niyet ettik temizlenmeye…



Henüz Yorum yok