MEHMET FATÝH TOSUN

SEKÜLER SÝYONÝZM (SS)

SEKÜLER SÝYONÝZM (SS)

Siyonizm… Sapkýn emellerine ulaþmak adýna insanlýðý yok etmekten çekinmeyen, sözde bir “Yahudi Devleti” kurma safsatasý uðruna mazlum coðrafyalarý kana bulayan ideolojik bir yapýdýr. Bugün Siyonistlerin tüm dünyayý kasýp kavuran zulümleri ortadayken, onlarýn ne olduðunu ve neye hizmet ettiðini bilmeyen kalmamýþtýr.

Ancak hâlâ nihai hedeflerinin Türkiye olduðunu göremeyenlere israf edecek sözümüz de yoktur. Þeytanýn yeryüzündeki dost ve temsilcileri hükmündeki Siyonistler, Türkiye’yi güçsüz býrakmak adýna tüm “düðmelere” basmaktadýr. Çok iyi biliyorlar ki, asýrlardýr Ýslam’ýn sancaktarlýðýný yapmýþ Türk milletinin Ýslam’la baðýný koparmadan emellerine ulaþmalarý mümkün deðildir. Ayný þekilde bilirler ki bu aziz millet top, tüfekle, savaþla, iþgalle dize getirilemez. Allah (cc) yolunda ölmek þeref, þehadet ise en büyük arzudur.

Peki bunu nasýl baþaracaklar?
Bu milleti Ýslam’dan nasýl koparacaklar?

Cevap nettir: ifsat ederek.

Siyonizm yalnýzca silahla deðil; algýyla, kültürle, kavramlarla ve inanç üzerinden yürüttüðü operasyonlarla ilerler. Nesli bozarak, gençliði yozlaþtýrarak, Ýslam’ýn deðerlerini sýradanlaþtýrarak, milli ve manevi unsurlarý gündemden düþürerek, iman hakikatlerini perdeleyerek… Dinsiz (Ýslam’sýz) bir toplum inþa etmek için gece gündüz çalýþmaktadýrlar. Topyekûn tüm maþalarýný devreye sokmuþ durumdadýrlar ve maalesef belirli alanlarda ilerleme de kaydetmiþlerdir.

Devletimizin bekasýna kasteden hemen tüm oluþumlarýn bu Siyonist aklýn doðrudan ya da dolaylý maþasý hâline gelmesi tesadüf deðildir. PKK ve FETÖ terör örgütleri baþta olmak üzere, bölücü unsurlar, LGBT gibi ahlaksýzlýk yapýlarý ve dini görünümlü bazý sapkýn sözde tarikat ve cemaatler bu maþalarýn en bilinenleridir. Farklý dönemlerde, farklý misyonlarla devletimize sýzmaya çalýþmýþlar; büyük zararlar vermiþlerdir. Ancak kadim devlet aklý ve aziz milletimizin feraseti sayesinde önemli ölçüde bertaraf edilmiþlerdir.

Sapkýn Siyonistlerin küresel sermayeyi ellerinde tuttuklarýný, dünyanýn en güçlü þirketlerine sahip olduklarýný, ticareti ve medyayý yönlendirdiklerini artýk inkâr eden yoktur. Dünyanýn önde gelen televizyon kanallarý, gazeteler, yayýnevleri ve magazin dünyasý üzerinden algý operasyonlarý yürüttükleri açýktýr. Türkiye de bu kuþatmadan baðýmsýz deðildir.

FETÖ eliyle “ýlýmlý Ýslam”, “dinler arasý diyalog” gibi masum görünümlü söylemlerle Ýslam’ýn ana usul ve kaideleri sýradanlaþtýrýlmak istenmiþ; kavramlar üzerinden özellikle genç zihinler tahrip edilmiþtir. Bugün benzer yöntemlerle “Müslüman” kavramý hafifletilmeye, içi boþaltýlmaya çalýþýlmaktadýr. Üzülerek söylemek gerekir ki, bu çabalar kýsmen karþýlýk da bulmuþtur.

Güncel söylem silahlarý ise nettir:
“Sekülerleþme” ve “Siyasal Ýslam.”

Seküler kelimesi çoðu zaman “dünyevi” gibi masum bir anlamla sunulsa da, özünde dinden baðýmsýzlaþmayý ifade eder. Ruhani ve uhrevi olanla zýt bir anlam taþýr. Medya eliyle önümüze sürülen bazý “rol model Ýslamcýlar”ýn seküler ve sempatik figürler olarak pazarlanmasý bu çeliþkinin en bariz örneðidir. Dinden baðýmsýz olan nasýl “Ýslamcý” olabilir?

Özellikle gençler arasýnda “ýlýmlý Müslüman” profili, sevilen bir “seküler tayfa” olarak sunulmaktadýr.

Bir diðer kafa karýþtýrýcý kavram ise “siyasal Ýslam”dýr. Net bir tanýmý olmayan, kimin iþine gelirse öyle kullandýðý bu kavramýn kendisi bile bir manipülasyondur. Aklý ve vicdaný olan herkes bilir ki; Ýslam tektir. Siyasalý, ýlýmlýsý þusu busu olmaz. Hükümleri nettir, parçalanamaz.

Tam da bu noktada, “ýlýmlý Ýslam” fitnesinin yeni sürümü olan “siyasal Ýslamcýlar” ve ana çizgisinden kopmuþ “sekülerler”, 28 Þubat benzeri operasyonlarýn vitrininde yeniden karþýmýza çýkmaktadýr.

Medya ve magazin dünyasý üzerinden yürütülen bir operasyonu, adeta bir Amerikan filmi izler gibi seyrettik. (Adli süreci devam eden olaylarda) Ne hikmettir ki; adý ve soyadý Vatan Þairi ile ayný olan, “siyasal Ýslamcýlarýn” ekran yüzü kabul edilen Mehmet Akif ERSOY, büyük bir uyuþturucu ve seks skandalýnda baþrolde karþýmýza çýktý/çýkarýldý. Diðer dikkat çeken isimlerden biri ise Mümine Sena YILDIZ oldu. Ýsimlere bakýn! Yalnýzca “Muhafazakâr” ailelerin çocuklarýna verebilecekleri isimler… Özellikle seçilmiþ gibiler, deðil mi? Bir an durup düþünelim: Ali KALKANCI ve Fadime ÞAHÝN çaðrýþýmý neden bu kadar tanýdýk? Filmin senaristleri ayný olabilir mi?

Siyonizm, sapkýn emellerine ulaþmak için durmayacaktýr. Bu yüzden uyanýk olmak zorundayýz. Her sakallýyý dede, her Akif’i vatan þairi, her Mümine’yi iman üzere sanmamak gerekir.

Kavram kargaþasýnda boðulma!
Ýslam tektir. Ilýmlýsý da yoktur, siyasalý da.
Ýslam’ý hakkýyla bil, hakkýyla yaþa.
O zaman Seküler Siyonistlerin (SS) tuzaklarý sana iliþemez.

Henüz Yorum yok

Ýlk yorumu siz yazýn.

Yorum Býrakýn

E-Mail adresiniz yayýnlanmaz.







Yazarýn Diðer Makaleleri