- 01 Þubat 2026 - SILA-Ý RAHÝM ZÝYARETÝ
- 01 Ocak 2026 - KARDEÞ OLMANIN SORUMLULUÐU
- 25 Aralýk 2025 - GERÝYE NASIL DÖNSEK?
- 24 Aralýk 2025 - TÖVBE SEFERBERLÝÐÝ
- 08 Aralýk 2025 - HORASAN’DAN BÝR NEFES
- 03 Aralýk 2025 - KURBAN OLMANIN ATEÞÝ
- 19 Kasým 2025 - ÝLK KÝM ALACAK?
- 04 Kasým 2025 - ÇÝLEKEÞ BÝR MÜSLÜMANIN GÖZYAÞLARINI GÖRMEK
- 30 Ekim 2025 - KORKTUM AMA ÖÐRENDÝM
- 25 Ekim 2025 - MODERN ÝNSANIN ÖZGÜRLÜK ÇIKMAZI
- 16 Ekim 2025 - ONLARIN SINAVI / BÝZÝM SINAVIMIZ
- 02 Ekim 2025 - SUMUD FÝLOSU GAZÝLERÝNE SELAM VE HASRETLE…
- 24 Eylül 2025 - FÝTNE ATEÞÝ
- 07 Eylül 2025 - SÜKÛNET DERSÝ / DERDÝ
- 28 Aðustos 2025 - BABAM…
- 25 Aðustos 2025 - MURDAR ÖLMEMEK ÝÇÝN
- 18 Haziran 2025 - VAHÝY DEVAM EDÝYOR
- 11 Haziran 2025 - TÝTANÝK’TE MÜSLÜMAN OLMAK / MÜSLÜMAN KALMAK
- 23 Mayýs 2025 - MÜSLÜMANIN AYRILMA AHLAKI
- 14 Mayýs 2025 - NEREDE HATA YAPIYORUZ?
- 01 Mayýs 2025 - ASIL YARIÞ BURADA
- 11 Nisan 2025 - ÇAÐDAÞ ZÜLBÝCÂDEYN
- 09 Nisan 2025 - KISKANMA HAKKIMI KULLANMAK ÝSTÝYORUM
- 25 Mart 2025 - HATIRALARIN GÖLGESÝNDE ÝTÝKÂF
- 25 Mart 2025 - HATIRALARIN GÖLGESÝNDE ÝTÝKÂF
- 13 Ocak 2025 - KUSURSUZ BÝR CENAZE
- 07 Ocak 2025 - ZORLA DÖNÜNCE MÝ?
- 25 Aralýk 2024 - GASSAL ELÝNDE MEYYÝT
- 17 Aralýk 2024 - GÜNEÞ GÖZLÜÐÜ
- 09 Aralýk 2024 - HAZIR OLMAYANLAR ÝÇÝN
- 03 Aralýk 2024 - BÝR TUTAM PÝÞMANLIK
- 26 Kasým 2024 - CAMÝ VE ÇOCUK SESÝ
- 22 Kasým 2024 - NE SAÐLAM BÝR ÇINARDI
- 23 Mayýs 2024 - ÝRAN’DA HELÝKOPTERÝ KÝM MÝ DÜÞÜRDÜ?
HAÞÝM AKIN
BÝR GÜNDE ÝKÝ SABAH NAMAZI
BÝR GÜNDE ÝKÝ SABAH NAMAZI
Bizi takip eden dostlarým biliyorlar ki geçen hafta kýsa bir sýla-i Rahim ziyareti yapmýþtýk. Oraya ait bir kýsým hatýra ve gözlemlerimizi paylaþmasak ayýp olacak.
Allah'a hamdolsun ki kolay bir yolculukla Burkina Faso’ya ulaþtýk. Havaalanýndan çýktýk. Oradaki dostlarýmýz bizi muhabbetle karþýladýlar. Yunus’u bilir misiniz? Onun çorbasýný içmeyen hayatta çorba içtim demezmiþ. O bir Burkinalý olsa da onun hem eli hem de gönlü Türk gibidir. Gayet leziz Türk mutfaðý örnekleriyle soframýzý hazýrlamýþ. Orada bulunan ve muhabbetle kucaklaþmaya hasret kaldýðýmýz arkadaþlara yemeðimizi yedik. Çay ve sohbetin arkasýndan gece istirahate geçtik.
Kaldýðýmýz misafirhanede bir internet var. Telefonuma yeni interneti tanýttým. Fakat o, saat olarak hala Türkiye'de takýlý kaldý. “Biraz sonra aklý baþýna gelecektir” dedik ve gece yatýp uyuduk. Gece alarm çaldý. Baktým sabah namazý vakti gelmiþ. Kalkýp hazýrlandým. Diðer odalarda uyuyan arkadaþlarýmý da namaza çaðýrdým. Hatta birisi “Ben sýcaktan uyuyamadým. Daha bir saat olmuþtu uyuyalý” dedi.
Hedefim namazý camide kýlmak. Rabbimizden cemaate devam konusundaki zaafýmýz nedeniyle af dileriz. Zira Konya’da bu konuda gerekli hassasiyeti gösterip vakitlerde saf tutamýyoruz. Evde kýlývermek daha kolay geliyor. Ama orada bir Müslümanýn yapabileceði en ayýp iþ, namazýný evde kýlmasýdýr. Mutlaka camiye ve cemaate devam eder. Namazlarýn mahalle mescidinde kýlýnmasý çok önemlidir. Biz de burada bile olsa buna uymak ve cemaatle namaz kýlmanýn feyzinden faydalanmak istiyoruz.
Sabah namazýnýn sünnetini odada kýlýp camiye çýktým. Kaldýðýmýz binanýn bahçe kapýsýnda bekleyen güvenlik elemanlarý uyuyor. Onu bile uyandýrmadan camiye geçtim. Baktým Caminin ýþýklarý yanmýyor ve kapýsý da kapalý. Ýlginç bir durum bu. Zira 10 dakika sonra sabah namazýna durulmasý lazým. Burada beklemenin anlamý yok. Kendi bahçemize girdim ve bir köþeye hafifçe oturup aðaçlardaki zikirleri birbirine karýþan bunca böcek seslerine tesbihimle eþlik etmek istedim. Havada hafif bir seher meltemi var. Böcek sesleri, onlarýn zikir ve tesbihatý çok tatlý bir an ondu. Ama oturduðum yer rahat deðil. Bu nedenle içeriden bir sandalye almaya karar verdim.
Binaya girince duvardaki saate gözüm iliþti. Normalde 04:50 olmasý lazým. Ama saat 01:50’yi gösteriyor. Saat çalýþýyor mu diye baktým. Onda da bir sorun yok. Tam bu anda bende þafak attý. “Eyvah! Benim telefonum aradaki üç saatlik farký hesaba katmadan beni Konya saati ile sabah namazýna kaldýrmýþ” dedim. Aslýnda saatin farkýný fark etmemiþ olsaydým seher vaktinin o bol zikirli anýný börtü böcekle beraber deðerlendirmiþ olacaktým.
Týlsým bozuldu ve çýkýp yukarýya yattým. Saatimi ona göre yeniden ayarladým. Sabah yeni bir alarmla yeniden kalktýk. Arkadaþlarýmý çaðýrdým. “Sen bizi gece niye çaðýrdýn?” diye kýzdýlar. Kalkýp namaz kýlan ve sonra durumu fark eden de olmuþ, etmeyen de… Dedim ki “Burkina Faso’da sabah namazý iki defa kýlýnýr. Misafiriz diye her zaman namazlar kýsaltýlmaz. Bazen de çoðaltýlýr.”
Bizim için hoþ bir muhabbet ve esprisiyle kaldý bu ilk sabah. Telefonun saat farkýný ayarlayamamasýndan kaynaklanan hata, belki de uyanmakta zorlanacaðýmýz teheccüd namazý için bizi zorla ayaða dikti.
Uyku bölündü diye kýzsak da aslýnda Allah, baþka bir nimetle nimetlendirmek istemiþ. Elhamdülillah…



Henüz Yorum yok