- 01 Þubat 2026 - KUDÜS GÜNLÜKLERÝ -VII-
- 18 Ocak 2026 - KUDÜS GÜNLÜKLERÝ -VI-
- 15 Ocak 2026 - MÝRAÇ HÂLÂ SÜRÜYOR
- 10 Ocak 2026 - KUDÜS GÜNLÜKLERÝ -V-
- 04 Ocak 2026 - KUDÜS GÜNLÜKLERÝ -IV-
- 27 Aralýk 2025 - KUDÜS GÜNLÜKLERÝ -III-
- 20 Aralýk 2025 - KUDÜS GÜNLÜKLERÝ -II-
- 13 Aralýk 2025 - KUDÜS GÜNLÜKLERÝ -I-
- 05 Kasým 2025 - KANDÝL YAÐININ KOKUSUNDA KUDÜS
- 03 Aðustos 2024 - KUDÜS'E ÞAÝRCE BAKIÞ
MUSTAFA KÜÇÜKTEPE
KUDÜS GÜNLÜKLERÝ
KUDÜS GÜNLÜKLERÝ
Mustafa KÜÇÜKTEPE
Giriþ
Ýçimde tarifini bilmediðim bir çaðrý büyümeye baþlamýþtý. Sanki kalbimin en dip köþesinde bir kapý aralanmýþ, oradan ince bir ýþýk süzülmüþ ve bana tek bir yönü iþaret etmiþti: Kudüs.
Bazen bir þehre gitmez insan; bir þehrin çaðrýsýna uyar. Sanki beni çaðýran, haritalarda görünmeyen ama kalbimin en derin yerinde yankýlanan bir sesti, binlerce yýllýk dualarýn, gözyaþlarýnýn ve umutlarýn sesi…
Ýçimde bir kapý açýldý. Kimin açtýðýný bilmiyorum, belki kendi kýrýlmýþ tarafým, belki yüzyýllarýn içinden gelen bir ses, belki de adýný bilmediðimiz peygamberlerden birinin unutulmuþ nefesi…
Adýný koyamadýðým bir aðýrlýk, bir ses, bir iþaret… Sanki binlerce yýl öncesinden kalbime bir sýzý akýyordu. Bu çaðrý bir þehre deðil; bir mirasa, bir hatýraya, bir iz sürüþe aitti. Ve o izler, Hz. Süleyman’ýn adaletine, Hz. Ýbrahim’in duasýna, Hz. Musa’nýn asasýna, Hz. Ýsmail’in teslimiyetine, Hz Zekeriyya’nýn mihrabýna, Hz. Meryem’in iffetine ve adýný bilmediðimiz nice peygamberlerin ve sahabelerin adýmlarýna karýþmýþtý.
Filistin topraklarýna ayak bastýðýmda içime tuhaf bir sükûnet yayýldý. Çünkü anladým ki burasý, yalnýzca haritalarda görünen bir yer deðil; zamanýn, inancýn, acýnýn ve umudun birbirine karýþtýðý büyük bir hafýza. Daha ilk adýmda, sokaklarýndan deðil, kalbimin içinden geçiyormuþsun gibi hissettiriyor.
Þehrin surlarýyla ilk karþýlaþtýðým anda burasý yalnýzca bir coðrafya deðil; insanlýðýn ortak hafýzasý, göðe açýlan sessiz bir kapýsý. Dar sokaklardan yükselen tütsü kokusu, sabah zikirlerinin yankýsý ve güneþin altýn rengiyle yýkanan kubbeler…
Daracýk sokaklara sindiðini sandýðým tütsü kokusu, aslýnda yüzyýllarýn nefesiydi. Taþ duvarlarýn dokusunda, yüzlerce kuþaðýn parmak izleri vardý. Güneþin sabah ýþýðýyla parlayan kubbelere baktýkça, sanki yeryüzü gökle çoktan anlaþmýþ, insaný bu anlaþmanýn sessiz tanýðý yapmýþtý. Kudüs’te yürümek, yürümekten çok bir hatýraya dokunmaktýr. Hem bana ait olmayan hem de benden bir parçayý saklayan bir hatýraya…
Bu þehirde zaman farklý akýyor. Bir yandan bir çocuðun kahkahasýnda bugünü duyuyorsun, bir yandan duvara yaslanan yaþlý bir adamýn sessiz duasýnda yüzlerce yýl öncesini. Sokaklarda yürürken hissediyorsun ki burada hiçbir ses yalnýz deðil; her nefes, geçmiþle geleceðin arasýndaki görünmez bir ipliðe baðlý.
Ben de o ipliðe tutundum bu yolculuk boyunca. Her gün, þehrin bana fýsýldadýðý yeni bir sýr oldu. Bir taþýn gölgesi, bir esnafýn gülüþü, bir mabedin loþ sessizliði, bir rüzgârýn dokunuþu… Hepsi bu yolculuðun satýr aralarýna saklandý. Kudüs bana, aceleyle okunacak bir hikâyeyi deðil; yavaþça, hissederek, durarak dinlenecek bir þiiri armaðan etti.
Þimdi bu günlüklerde, o þiirin mýsralarýný bir araya getirmeye çalýþacaðým. Bu satýrlar, Kudüs’te geçirdiðim günlerin deðil; Kudüs’ün bende uyandýrdýðý duygularýn günlüðü. Belki bir sokakta benimle birlikte yürürsün, belki bir taþýn üzerinde durur ve ayný rüzgârý hissedersin. Belki de þehrin sesini kendi kalbinin ritmiyle duyarsýn. Kudüs’te yürürken anladým ki burasý bir hikâye anlatmaz; seni kendi hikâyesinin içine çeker. Sende saklanmýþ, yýllardýr bekleyen ne varsa, gün yüzüne çýkarmak için fýrsat kollar.
Benim içimdeki sessizlik de burada çaðladý.
Bu günlükler, bir seyahatin yüzeyine yazýlmýþ notlar deðil; içimde yankýlanan bu çok katmanlý þehrin gölgesine düþürdüðü izlerin günlüðüdür.
Peygamberlerin bastýðý taþlarda onlarýn nefeslerini soluyan sokaklarýndan geçerken, yalnýzca geçmiþe deðil, insanlýðýn ortak kalbine dokunduðumu hissettim.
Her adýmým, hem bir hatýrayý uyandýrdý hem de kendi iç karanlýðýmda yeni bir kapý araladý.
þehrin ortasýnda durdum
durdum ve hissettim ki
Kudüs’e varýþ, varýlan bir yer deðil
içte baþlayan bir sarsýntý bir silkeleniþtir
Þimdi seni bu sarsýntýnýn izine davet ediyorum. Belki bu satýrlar seni de ayný duygunun eþiðine getirir. Belki bir duvarýn çatlaðýnda kendi geçmiþini görürsün, belki bir tespih tanesi gibi þehirle birlikte nefes alýrsýn.
Bu, Kudüs’e gidip dönmüþ bir yolcunun deðil, Kudüs’ün içimde býraktýðý yankýnýn hikâyesidir. Her gün, Kudüs’ün bana açtýðý baþka bir sýrrý, baþka bir duyguyu, bir adým ileri, bir adým içeri aktarýyor. Ve ben, bu þehri sadece gezmiyor; onu dinliyor, dokunuyor, kokluyor ve anlamaya çalýþýyorum.
Þimdi sana o yolculuðu gün be gün anlatacaðým. Belki sen de bu satýrlarda, Kudüs’ün mistik rüzgârýnda kendi sesini bulursun.
Bu, içimdeki yolculuðun hikâyesi. Ve þimdi seni de o yolculuða davet ediyorum.



1 Yorum
Fatma Soykan
11 Aralýk 2025