- 07 Aralýk 2025 - KENDÝ GEÇMÝÞÝNÝ OKUYAMAYAN BÝR MÝLLET OLMAK
- 28 Kasým 2025 - TÜRKÝYE’DE SÝYASETÝN KAYIP HALKASI: ÜRETEN VE PROJE ODAKLI MUHALEFET
- 23 Kasým 2025 - DOKTOR MEHMET ALÝ ALTIN: ÝNSANLIÐIN ALTIN DOKUNUÞU
- 07 Kasým 2025 - KALBÝN ÝLACI: ZÝKRULLAH HER CAMÝYE YAYILMALI
- 20 Ekim 2025 - HUZUR ÞEHRÝ KAYSERÝ’DE HUZUR KAÇTI
- 24 Eylül 2025 - TEDBÝR ALINIRSA TATBÝKATA GEREK KALMAYACAK
- 13 Eylül 2025 - 12 EYLÜL’ÜN 45. YILI: UNUTMADIK, UNUTMAYACAÐIZ
- 20 Aðustos 2025 - BEYAZ TOROS’UN GÖLGESÝNDE MESAJLAR
- 17 Aðustos 2025 - ALLAH’IN SÖZLERÝNDEN NEDEN RAHATSIZ OLUYORSUNUZ?
- 01 Aðustos 2025 - BU MÝLLETÝN DEÐERLERÝNDEN RAHATSIZ OLMAYIN!
- 17 Nisan 2025 - MÝLLÝ EÐÝTÝM’DE DEÐÝÞÝM LAÝKCÝLERÝ KORKUTUYOR MU ?
- 23 Mart 2025 - EKREM ÝMAMOÐLU VE TÜRBE ZÝYARETÝ
- 12 Mart 2025 - BAÐIMLILIKTAN KURTULUÞUN ANAHTARI: MANEVÝYAT VE TOPLUMSAL MÜCADELE
MUSTAFA SARI
BAÞLIKSIZ BÝR DEVRÝMÝN ÞEHÝDÝ: MUHAMMED MURSÝ
Ortadoðu tarihinde bazý liderler vardýr; ömürleri kýsa, etkileri derin olur. Onlar, sadece siyasetçi deðil; bir halkýn umudu, bir ümmetin duasý, bir neslin idealidir. Mýsýr’ýn seçilmiþ ilk sivil cumhurbaþkaný Muhammed Mursi de bu isimlerden biridir.
2011 Arap Baharý'nýn ardýndan, yüz binlerin sokaklarý doldurduðu, Hüsnü Mübarek’in 30 yýllýk diktatörlüðünün devrildiði Mýsýr’da halk, sandýkla bir gelecek kurma umuduna sarýldý. 2012 yýlýnda gerçekleþtirilen demokratik seçimlerde, Müslüman Kardeþler’in adayý Muhammed Mursi, oylarýn %51,7’sini alarak cumhurbaþkaný oldu. Bu zafer, sadece bir seçimi deðil; dikta rejimine karþý halk iradesinin zaferini simgeliyordu. Ancak bu zafer, Batý destekli statüko için büyük bir tehditti.
Mursi'nin Mücadelesi: Zor Dönemin Lideri
Göreve geldiði ilk günden itibaren Mursi, büyük bir enkaz devraldý. Ordu, medya, yargý ve bürokrasi eski rejimin kontrolündeydi. Kendisini kuþatan sistem, onu baþarýsýz kýlmak için seferber olmuþtu. Yine de kýsa sürede:
Halk ekmeðine ulaþsýn diye ekmek kuyruklarýný bitirdi.
Doðalgaz ve yakýt krizine çözüm buldu.
Ýsrail’e karþý Filistin’in yanýnda durdu, Gazze’ye kapýlarý açtý.
Mýsýr’ýn borçlarýný ödeme ve dýþa baðýmlýlýðý azaltma yoluna gitti.
Siyasi tutuklularýn serbest býrakýlmasýný saðladý.
Afrika ve Ýslam dünyasýnda yeni diplomatik adýmlar attý.
Ancak bu hizmetleri ve halkçý tavrý, Batý'nýn, Körfez monarþilerinin ve Mýsýr’daki derin devletin tepkisini çekti. Çünkü Mursi, sadece Mýsýr’a deðil; ümmete örnek olacak bir modelin ilk adýmýný atmýþtý: halkýn iradesine dayalý, Ýslam'la barýþýk bir yönetim...
Darbeye Giden Süreç ve Küresel Oyun
2013 yýlýnda, týpký Türkiye’de 28 Þubat’ta olduðu gibi, “laik yaþam tarzý tehlikede”, “ekonomi kötüye gidiyor” gibi söylemlerle sokaklar karýþtýrýldý. ABD ve Ýsrail'in dolaylý desteðiyle General Abdulfettah Sisi öne çýkarýldý. Körfez ülkeleri, özellikle BAE ve Suudi Arabistan, darbecilere milyarlarca dolar akýttý. CNN ve BBC gibi küresel medya organlarý, darbeyi “halk devrimi” gibi göstermeye çalýþtý.
3 Temmuz 2013'te, ordu yönetime el koydu. Mursi ve binlerce sivil tutuklandý. Rabia Meydaný'nda barýþçýl bir þekilde demokrasi isteyen binlerce insan, dünyanýn gözleri önünde katledildi. Ne yazýk ki Batý sustu. Demokrasi havarisi kesilen ülkeler bu katliama "darbe" bile diyemedi.
Neden Bu Þekilde Oldu?
Mursi'nin en büyük hatasý, belki de çok hýzlý adým atmasý deðildi; sistemi tam temizlemeden reform yapmaya çalýþmasýydý. Derin yapýlar, medya ve uluslararasý destekçiler harekete geçince yalnýz kaldý. Aslýnda o, devrimi yaptý ama devleti dönüþtüremedi. Ýslam dünyasýnýn parçalanmýþlýðý, ümmetin daðýnýklýðý ve küresel güçlerin korkusu onun sonunu getirdi.
Mursi'nin Mirasý
2019’da mahkeme salonunda vefat ettiðinde, arkasýnda hüzünlü ama þerefli bir hikâye býraktý. Sessizce topraða verildi, ailesine dahi törene izin verilmedi. Ama gönüllerde büyük bir yer edindi.
Bugün Mursi, Rabia iþaretiyle anýlýyor. Onun düþüþü bir sona deðil, belki de yeni bir diriliþe iþaret ediyor. Çünkü o sadece bir baþkan deðil; iradeyi, sabrý, dik duruþu ve teslimiyetiyle bir þehit liderdi.
Son Söz: Mursi'nin mücadelesi, bize þunu hatýrlatýyor: "Bir milletin lideri idam sehpasýna bile dik yürüyorsa, o millet eðilmez." Onu anlamak, sadece bir siyasi figürü deðil; ümmetin vicdanýný anlamaktýr.



Henüz Yorum yok