YUSUF YEÞÝLKAYA

KALÝTELÝ YALNIZLIK YOKTUR

               KALÝTELÝ YALNIZLIK YOKTUR

               Çevremde, bir yýðýn iþe yaramaz insan olacaðýna, yalnýz olayým daha iyi! Ýnanýn, toksik iliþkilerden yoruldum, býktým, yeter artýk! Gereksiz yere baþým kalabalýk görünmek yerine, kaliteli yalnýz yaþýyorum ben. Kime selam verdiysek, kime güvenip hayatýmýza aldýysak, hep kandýrýldýk caným. Yok, yok! Bence yalnýzlýk en iyisi… Hem ne demiþ atalarýmýz… Tuzsuz aþým, dertsiz baþým. Hiç gereði yok inanýn…

               Çevremizdeki insanlarýn bazen bizi yerli yersiz yormasýndan dolayý bizim de böyle düþündüðümüz zamanlar olur mu? Nasýl olmasýn! Ýnsanlarla uðraþmak, iliþkileri idare etmek, hele insanlarý kýrýp dökmeden çekip çevirmek, hiç de kolay bir iþ deðil. Çoðu zaman insanlar kýrýlmasýn, incinmesinler diye incinen, kýrýlýp dökülen hep biz oluruz. Kendimizden veririz genellikle. Ýþ ve aile ortamýnda kimsenin kalbi kýrýlmasýn diye çabalarýz. Gün sonunda elimizde tuz buz olmuþ kendi kalbimizin parçalarý vardýr sadece.

               Peki, ne yapalým o halde? Hem yalnýzlýðý kabullenmek istemiyoruz. Hem de etrafýmýzdaki insanlarýn bizi yormasýndan mustarip oluyoruz.  Hangisini tercih etmeliyiz? Tercih! Aslýnda hayat, tercihlerden ibaret deðil mi? Ýyi ya da kötü. Mutlu ya da kederli. Acý veya tatlý. Yeniden tercih noktasýna baktýðýmýzda kendi kendimizi sýð bir alana hapsetmenin, iki kötüden daha az kötü olaný tercih etme zorunluluðu içine girmenin hiç gereði yok. Evet, tercih yapacaðýz. Ama bu tercihlerin de kendi içinde kurallarý var.

               Hayatta yaptýðýmýz, yapacaðýmýz tercihler yaþantýmýzý oluþturur. Bu nedenle tercihler önemlidir. Öncelikle yaptýðýmýz tercih, kendi irademizle yaptýðýmýz bir seçim mi? Tercih mi yaptýk yoksa tercih yapmak zorunda mý kaldýk? Yaptýðýmýz tercihin bizim hayatýmýza katacaðý ve çýkaracaðý deðerler, ödüller ve cezalarýn farkýnda olmak lazým. Týpký “la” deyip herkesi ve her þeyi inkâr ettikten sonra sonsuz güç sahibi ve yegâne otorite olarak Rabbimizi tanýdýðýmýz gibi.

               Yalnýz kalmak bir seçim. Ýnsanlarla iletiþim kurmak da bir seçim. Her iki seçimde de sonucun ne olacaðýný biliyoruz. Ama insan doðasýna uygun olan seçim hangisi? Fýtrat olarak yalnýz olmak mý yoksa birlikte yaþamak mý daha anlamlý? Elbette diðer insanlarla, hayvanlarla ve hatta bitkilerle birlikte yaþamak için mücbir sebeplerimiz var. Yaratýlmýþ her canlýnýn bir diðerine ihtiyacý var. Daha açýklayýcý olmasý açýsýndan ifade edelim. Yaþadýðýmýz toplumda en gözde meslek öðretmenlik olsun. Elbette herkesin sevdiði bir öðretmeni var. Ama herkes öðretmen olursa ne olur? Toplumun aþçýya, iþçiye, terziye, doktora, tamirciye, mühendise ve temizlikçiye de ihtiyacý var. Sözün özü hepimiz, birbirimize muhtacýz.

               Hepimiz birbirimize muhtaç olduðumuza göre birlikte yaþamak, tercih deðil bir zorunluluktur aslýnda. Önemli olan birlikte yaþarken, kendimize ve çevremize zarar vermeden yaþayabilmektir. Diðer insanlarýn da bize zarar vermelerine engel olmak, ayrýca önemlidir. Hem birlikte yaþayacaðýz. Hem birbirimize faydamýz olacak. En azýndan birbirimize zararýmýz olmayacak. Kolay mý bu? Asla kolay deðil. Nasýl baþaracaðýz o halde?

               Ailemizi biz seçmemiþ olabiliriz. Ama onlarla hayatý nasýl paylaþacaðýmýza biz karar veriyoruz. Mesleðimizi, isteyerek seçmemiþ olabiliriz. Ama mesleðimizi nasýl icra edeceðimize biz karar veriyoruz. Kim bilir! Belki eþimizi, baský altýnda seçmiþ olabiliriz. Ama onunla nasýl bir hayat yaþayacaðýmýza biz karar veriyoruz. Baþkalarýnýn bana dayattýðý bir hayatý, ben nasýl yaþayabilirim diyemeyiz. Evimizi, iþ ortamýmýzý, çevremizi cennete dönüþtürmek iddialý bir söylem olabilir. Lakin yaþanabilir bir ortama dönüþtürebiliriz. Ýþte bunun için edineceðimiz becerilerden bazýlarý…

               Hayatý zorlaþtýrmamak lazým. Hem kendimize hem de birlikte yaþadýðýmýz insanlara. Ýnanýn kolaylaþtýrmak, zorlaþtýrmaktan daha kolaydýr. Surat asmak zordur, tebessüm kolay ve güzeldir. Biriktirmek zordur, paylaþmak kolay ve güzeldir. Bencillik zordur, empati kolay ve güzeldir. Kalp kýrmak zordur, gönül yapmak kolay ve güzeldir. Küsmek zordur, selamlaþmak kolay ve güzeldir. O halde kolay ve güzel olaný tercih edelim. Yaþam bize ve çevremize daha kolay ve daha güzel olsun.

               Birlikte yaþadýðýmýz insanlar, dikensiz gül bahçesinden gelmediler. Elbette istemediðimiz özellikleri olacak. Bazý söz ve davranýþlarý bizi rahatsýz edecek.  Bu noktada insanlarýn dikenlerini budamak gibi bir görevimiz ve yetkimiz bulunmuyor. Peki, ne yapacaðýz dikenlerden korunmak için? Ellerimizi koruyacak eldiven bulabiliriz mesela. Ayrýca bizi asýl koruyacak olan husus, insanlarla aramýza gerektiði kadar mesafe koyabilmeliyiz. Unutmayalým ki, insanlar bizi ancak bizim onlara izin verdiðimiz kadar incitebilirler. Birlikte yaþadýðýmýz herkesle senli benli olup, her sýrrýmýzý herkese ifþa edip sonra da “Bana niçin saygý duymuyorlar?” diye yakýnamayýz.

               Birlikte yaþadýðýmýz insanlarý hayatýmýzda olmasý gerektiði yere konumlandýrmalýyýz. Saygýsýz birine çok deðer verdiðimizde þýmarýr ve bizi küçük düþürür. Saygýn bir insandan da hak ettiði deðeri esirgemek, ona hakarettir. Ama en önemlisi, saygý görmek için mutlaka saygý göstermek gerekiyor. Hayatýn bir diðer altýn kuralý, herkesi sevmek zorunda deðiliz. Ama birlikte yaþadýðýmýz insanlara mutlaka saygýlý davranmalýyýz.

Hatasýz kul olmaz. Bazen biz hata yaparýz. Bazen birlikte yaþadýðýmýz insanlar, hatalý davranabilirler. Ýster kasten, ister kusurla… Bir hata yapýldýðýnda, hatayý yapan kiþi, öncelikle hatanýn farkýna varmalý. Küçük bir fidaný mý kesti. Yoksa eline hýzarý alýp bütün bir ormaný mý yok etti? Hatasýnýn farkýna vardýktan sonra telafi yollarý aranmalý. Bu yanlýþý nasýl düzeltebilirim? Piþmanlýk ifadesi olarak samimi bir özür dilenmeli. Ders çýkarýlmalý ve ayný hata tekrar edilmemeli. Bu aþamalar saðlandýktan sonra hatalý kiþinin hatasý, sürekli hatýrlatýlmamalý.

Empati kurabilme yeteneði çok kýymetlidir. Bizim ihtiyacýmýz olan kavramlar, diðer insanlara da lazýmdýr. Sevgi, saygý, hoþgörü, sabýr, tahammül, dostluk, güven, dürüstlük… Bize böyle geldiklerinde hoþumuza gider. Birlikte yaþadýðýmýz insanlardan da bu deðerleri esirgememeliyiz. Tam tersi kavramlarý sevmeyiz. Yalan, kin, nefret, düþmanlýk, þiddet, güvensizlik, sabýrsýzlýk… Bunlar bizim için ne kadar sevimsiz kavramlar ise diðer insanlar için de aynýdýr. Eksiklerimiz konusunda geliþim çabasý içinde olmalýyýz. Hem eksik ve hatalý olup; sonra da “ben böyleyim” diye ýsrar etmek, insana yakýþýr bir tutum deðildir.

Birlikte yaþayacaðýz. Birbirimiz için yaþayacaðýz. Birlikte yaþamanýn kurallarýna uyacaðýz. Yaþamý hem kendimize hem de çevremize, daha kaliteli, daha kolay ve daha anlamlý yapabilme yolunda çabamýz olacak. Kaliteli yalnýzlýk diye bir þey yoktur. O yalnýzlýðýn sonu aklýmýza dahi getirmek istemeyeceðiz hastalýklar olacaktýr. Hayat güzeldir, hayat birlikte güzeldir.

Yusuf YEÞÝLKAYA
​​​​​​​
yusufyesilkaya@gmil.com

Henüz Yorum yok

Ýlk yorumu siz yazýn.

Yorum Býrakýn

E-Mail adresiniz yayýnlanmaz.







Yazarýn Diðer Makaleleri