ÖMER LÜTFÝ ERSÖZ

ÖZÜ SÖZÜ BÝR GÜVENÝLÝR ÖRNEK DAVA ADAMI OLMAK GEREKÝR

ÖZÜ SÖZÜ BÝR GÜVENÝLÝR ÖRNEK DAVA ADAMI OLMAK GEREKÝR

      Günümüz insanlarýn en çok ihtiyaç duyduðu konularýn baþýnda özü sözü bir güvenilir örnek dava adamlarýna ihtiyaç duyulmaktadýr. Özüyle sözüyle bütün iþlerinde güvenilir Örnek Mü’minlerin yaþayýþlarý toplumsal dönüþümün en önemli ayaðýný oluþturur diye düþünüyorum.

      Söylediði þeyi yapan, yapamayacaðý þeyi söylemeyen, yani özü-sözü, içi-dýþý, fikri-fiili bir ve ayný olabilmek gerekir. Ýmanýnýn gereðini yapanlar güzel örneklikleri ile rehberlik ederler. Ýslam’ý yaþamadýðý halde anlatan, konuþanlarýn verdiði zararlar daha büyüktür. Hiç konuþmasa bile yaþayýþý düzgün olanlarýn hali insanlarý etkiler tesir eder. Mü’min öncelikle Ýslam’ý kendisi yaþamalý, yaþadýðýný aktarmalýdýr. Bu özelliklere ve güzelliklere sahip olanlar faydalý ve etkili olurlar.

      Ýnsanlar, hiçbir zaman kendi kurtuluþlarýný, baþkalarýnýn felaketlerinde veya kendi yükseliþlerini baþkalarýnýn alçalmasýnda aramamalý, yükseliþini, kurtuluþunu ve mutluluðunu inandýðý deðerlerine sahip çýkarak, ibadetlerini yaparak, sonucunda güzel ahlâk’a eriþerek elde edebilmektedir. Ýlk insanla birlikte bu süreç baþlamýþ, insanlýðýn varoluþundan itibaren Ýslâmdan önceki Ýlâhi dinlerin tamamý da tahrif edilmeden orijinal emir ve yasaklarýnda insanlara güzel ahlâk sahibi olmayý emretmiþlerdir. En son olarak mükemmel gönderilen dinimiz Ýslâm ise güzel ahlâk sahibi olmayý emretmiþ ve en büyük erdem saymýþtýr.

     Ýman eden ve imanýn gereði ibadetlerini yapan Müslüman, güzel ahlaka ulaþmýþ olur. Ýman eden kiþi hem güven altýna girmiþ olur, hem de baþkalarýna güven verir, vermelidir de… Bunun içindir ki Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) Hadis-i Þeriflerinde: “Müslüman, elinden ve dilinden baþkalarýnýn emin olduðu kimsedir” (Buhârî, Ýman, 4) “Amellerin en faziletlisi Allah için sevmek ve Allah için nefret etmektir.” (Ebu Davud, Sünnet, 2-4599) buyurmuþtur.  Kýsacasý; Allah için sevmeli, Allah için buðzetmeli…

    Dinimiz Ýslam, güzel ahlâka çok büyük önem vermiþtir. Ýman ve ibadetlerimizin ahlak ile sýký bir iliþkisi vardýr. Ýmanýn ve ibadetlerin esas hedefi insaný ahlâklý kýlmak, faziletlerle bezemektir. Ýslam ahlâký, cihanþümul olan kapsamlý bir özelliðe sahiptir. Ýnsanlarýn yaþayýþlarýnda lazým olacak olan bütün kurallar Ýslam tarafýndan bildirilmiþtir. Güzel ahlâk deyince þüphesiz aklýmýza Allah (c.c.)’ýn ve Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’in emirlerinin yapýlýp ve yasaklarýndan kaçýnýlmasý sonucu eriþilen mertebeye Ýslâm ahlâký diyebiliriz. Ýslâm ahlâký; Ýslâm’ýn özü, esasý ve bizzat kendisidir. Ýslâm ahlâkýnýn asýl kaynaðý da Kur’an-ý Kerîm ve O’nun ýþýðýnda oluþan sünnettir.  Hadis-i Þerifte: “Mü’minlerin Ýmaný en kuvvetli olanlarý, huyu (ahlâký) en güzel olanlardýr.” ( MüsneBaðlantýd-i Ahmet Bin Hanbel c.2,250) buyrulmuþtur. Kuran-ý Kerim Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’i bize en büyük örnek göstermekte, “Andolsun ki, Resûlullah, sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuþmayý umanlar ve Allah'ý çok zikredenler için güzel bir örnektir.”   (Ahzap Sûresi âyet:21) buyrulmaktadýr.  

     Ýslâm’ýn ahlâka verdiði önemi, Kuran-ý Kerim’de ve Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’in örnek hayatýnda açýkça görürüz. Âyet-i Kerimede: “Gerçekten sen yüce bir ahlâk üzeresin.” (Kalem Sûresi âyet:4) buyrulmuþtur. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s) Efendimiz; “Ben ancak güzel Ahlâký ( üstün ahlâk deðerlerini) tamamlamak üzere gönderildim” (Muvatta, Hüsnül Hulk, 8) buyurmuþtur.

        Ýslam, Ýmana dayanan, ibadetlerle güçlendirilen sonucunda güzel ahlâk’a ulaþýlan hükümleri bildirmiþtir. Ýslam, Ahlâki davranýþa; günah-sevap, haram-helal kavramlarýný katmaktadýr. Yalan söyleyen kiþi Ahlâksýzlýk yapmanýn yanýnda, Allah (c.c.)’a karþý gelmiþ, günah da iþlemiþ olur. Bu þekilde herhangi bir yanlýþa düþmemek için haramlardan kaçýnarak, emredilmiþ olan doðruluk, dürüstlük, yardýmlaþmak v.b. güzel davranýþlarda bulunmak sureti ile Ýslam Ahlâkýna ulaþmalý güzel örnek sahibi dava adamý olmalýyýz. Toplumun bütün olumsuzluklardan kurtulmasý davanýn delisi hakiki örnek Mü’minlerin çokluðuyla mümkündür.

     Rol Model Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) yaþamadýðý hiçbir þeyi ashabýndan istememiþtir. Önce kendisi yaþamýþ, sonra yaþatmýþtýr. Bu örnekliði hayatýna taþýyan bahtiyar Mü’minlerden olmamýz duâsýyla sýhhat ve âfiyetler dilerim.

​​​​​​​     omerlutfiersoz@gmail.com

Henüz Yorum yok

Ýlk yorumu siz yazýn.

Yorum Býrakýn

E-Mail adresiniz yayýnlanmaz.







Yazarýn Diðer Makaleleri