ÖMER LÜTFÝ ERSÖZ

KAZA VE KADER ÝNANCINI DOÐRU ANLAMALIYIZ

KAZA VE KADER ÝNANCINI DOÐRU ANLAMALIYIZ

Kaza ve kader inancýný doðru anlamalýyýz. Kaza ve kadere inanmak iman esaslarýnýn sonuncusudur. Zaman zaman kaderim, alýn yazým buymuþ denilerek üzerine düþen, yapmasý gereken görevler terk edilmekte suçta kadere yüklenmektedir.

Baþlangýçtan sonsuza kadar ne olacaksa Allah(c.c.) hepsini bilir. “Künfeyekün” (Bir þeye ol derse o hemen oluverir.) Rabbimizin olacaklarýn hepsini önceden bilip takdir etmesine (ölçüp, biçip belirli kýlmasýna) KADER denir. Bu Allah-u Teala’nýn ilim sýfatýnýn sonucudur.

Yüce Allah (c.c.)’ýn takdir ettiði þeylerin yeri ve zamaný gelince, O’nun tarafýndan yaratýlýp ortaya çýkmasýna ise, KAZA denir. Bu da, Allah-u Teala’nýn irade, kudret ve tekvin (yaratma) sýfatlarýnýn bir sonucudur.

Birçok kimse kaza ve kaderi yanlýþ anlamakta ve yanlýþ yorumlamaktadýr. Halbuki Cenab-ý Allah’ýn takdir etmesi ilim sýfatýyladýr. Levh-i Mahfuzda her þeyin yazýlý olmasý, Allah’ýn her þeyi bilmesinin sonucunda yazýlmýþtýr. Yani Allah (c.c.) zamanla kayýtlý deðildir geçmiþ, þimdiki, gelecekteki her þeyi bildiði için bunlarý kayýt altýna almýþtýr. Yani bizlerin ne yapacaðýný Cenab-ý Allah bildiði için Levh-i Mahfuzda onlarý kayýt altýna almýþtýr. Bize ne yapmamýz gerektiðini bildirmiþ ancak zorlamamýþtýr. Kelamda en temel kural: “Ýlim maluma tabidir.”

Allah bildiði için yapýlacaklarý kayýt altýna almýþtýr.

Mesela; Takvim yapraklarýnda ay veya güneþin tutulacaðýnýn yýllar öncesinden yazýlmýþ olduðunu görürüz. Pekala, ay veya güneþin tutulmasý takvimde yazýldýðý için midir? Yoksa tutulacaðý bilindiði için mi takvime yazýlmýþtýr.? Elbette Ay ve güneþin tutulacaðý bilindiði için takvime yazýlmýþtýr. Ýþte Cenab-ý Allah’ýn yazmasý da aynen takvimdeki yazma gibidir. Çünkü insanýn cüz-i iradesi vardýr.

Kul ister, Cenab-ý Allah yaratýr. Kul hayrý ve þerri yapmakta serbesttir. Ama bu dünya imtihanýnýn sonucunda kötülükleri yapýp günaha girenler cezasýný, iyilikleri yapýp sevaba nail olanlar da mükafatýný göreceklerdir. Her þeyi yaratan Allah (c.c.) dýr. Hayrý isteyerek, þerri de istemediði halde, kul isterse yaratýr. Çünkü yaratmak Allah’ýn sýfatýdýr. Onun içindir ki, irademizi iyilikleri yapmak ve kötülüklerden kaçýnma yönünde kullanmalýyýz.

Teþbihte hata olmasýn Öðretmen, öðrencilerinin baþarýlý olmasýný ister ama yapmýþ olduðu imtihanda kiminin kaðýdý 0 sýfýr, kiminin ki 50 Elli, kimininkide 100 yüzdür. Adaletin gereði her hak sahibine notu doðru bir þekilde vermek Öðretmenin asli görevidir. Aslýnda notlar her ne kadar Öðretmen tarafýndan verilmiþ gibi görünse de öðrencinin kendi hak ettiði bir sonuçtur. Zayýf baþarýsýz olan Öðrenciler Öðretmeni þuçlamamalý kendi tembelliðini görüp çalýþarak baþarýlý olmalýdýr. Bu örnekten hareketle hiç kimse Allah (c.c.) suçlayamaz kendini suçlayýp emredilenleri yapýp haram edilenlerden de kaçýnarak kurtuluþa ermek için çalýþmalýdýr. Allah (c.c.) kimseye zulmetmez her hak sahibinin hakkýný verir.

 

Allah (c.c.) ve Resûlü Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed (s.a.s.)’in emrettiklerini yapmayýp haramlarýndan kaçýnmayanlar yaratýlýþ gayelerine uygun olarak kulluk görevini yapmadýklarý için cezalandýrýlacaklardýr. Görevini yapanlarda mükafatlandýrýlacaklardýr.

Allah (c.c.) haksýz yere birini öldürmeyin emrine raðmen birini haksýz yere öldüren kendi iradei cüziyesinin gereði olarak yaptýðý yanlýþ vesileyle cezalandýrýlacaktýr. Allah (c.c.) tektir, birdir. Kul ister kulun istediðini Allah (c.c.) yaratýr. Hayrýda þerride yaratan Allah(c.c.)’týr.

Alemdeki canlý, cansýz, zerreden kürreye her varlýðýn, güneþin, ay’ýn ve yýldýzlarýn yoktan yaratýldýðý bildiðimiz bir hakikattir. Bütün bunlarýn belli bir düzen ve ölçüler içerisinde hareket ettiðini, deðiþip durduðunu, zamaný gelince de yok olacaðýný biliyoruz. Bu mükemmel düzen, bu sürekli yaratýlýþ bir tesadüfün eseri olamaz. Olamaz diyorum çünkü en basit þeylerin bile kendiliðinden meydana gelmediðini biliriz. Kýsacasý tesadüfler bile asla tesadüf edemezler.

Mesela; yazýlmýþ bir yazý bize onu yazaný, yapýlmýþ bir bina o binayý yapan ustayý hatýrlatýr. Hiç birimiz demeyiz ki, bu yazý veya bina tesadüfen kendiliðinden var olmuþtur. Kýsacasý onlarýn tesadüfen olmadýðýný biliriz. Böyle basit þeylerin bile tesadüf olmadýðýný kabul ettiðimize göre, Kainattaki mükemmellikleri mili metrik hata kabul etmeyen, düzen ve intizamýn bir tesadüf eseri olarak deðil, sonsuz güç, kuvvet ve kudret sahibi olan Allah-u Teala (c.c.) tarafýndan yaratýlmýþ olduðunu bilir ve öyle inanýrýz. Çünkü Allah (c.c.)’ýn iradesi, bilgisi dýþýnda hiçbir þey olmaz.

Âyet-i Kerîmede: “Haberiniz olsun ki biz her þey'i bir kaderle yaratmýþýzdýr.” (Kamer Sûresi âyet:49) büyütülmüþtür.

Allah Resûlü (s.a.s.) hadisi þeriflerinde þöyle buyurmuþtur: “Her þey bir kadere (ölçü ve plana) göredir...” (M6751 Müslim, Kader, 18; MU1629 Muvatta", Kader, 1)

Kulun iradesinin etkili olmadýðý hususlar da tabi ki vardýr. Allah (c.c.) her insan için bir ölüm saati belirlemiþtir. Her canlý mutlaka ölecektir. Ýradesiyle ölümden kurtulmasý, rýzkýný istediði gibi bulmasý mümkün deðildir.

Cenab-ý Allah; kullarýný hür iradeleri ile tercih edip yaptýðý her þeyden sorumlu tutmuþtur. Zerre miktarý, hardal tanesi kadar da olsa yapýlan iyilik ve kötülüklerin hesabý sorulacaktýr.

Cenab-ý Allah (c.c.) biz Mü’minleri ve cümle Ümmeti-i Muhammedi, iman esaslarýna gereði gibi inanmýþ amel-i salih, kaderi güzel kullarýndan eylesin.

omerlutfiersoz@gmail.com

Henüz Yorum yok

Ýlk yorumu siz yazýn.

Yorum Býrakýn

E-Mail adresiniz yayýnlanmaz.







Yazarýn Diðer Makaleleri