- 10 Eylül 2025 - BÝR FÝNCAN KAHVENÝN BEDELÝ: KAN VE VÝCDAN
- 23 Aðustos 2025 - BÝZE NE OLDU? GAZZE’NÝN ACISI VE KONFORMÝZMÝN ESARETÝ ÜZERÝNE BÝR SESLENÝÞ
- 01 Aðustos 2025 - ÝÞGALÝN ÝÇÝNDEN!
- 19 Temmuz 2025 - ZÝHÝNLERÝMÝZÝN ÝÞGAL DÜZEYÝ!
- 15 Ekim 2024 - ''KÖFTECÝ'' YUSUF’LARI KUYUDAN ÇIKARMAK GEREK
- 03 Ekim 2024 - AYIK OLMAYA DAÝR BÝR MANÝFESTO!
- 25 Mayýs 2024 - SOYKIRIM HÝÇ BÝTMEDÝ!
- 22 Ekim 2023 - Meryem ve Ýsa olabilmek…
ERDAL ERGENÇ
MISIR FÝRAVUNUNDAN SELAM GETÝRDÝM
MISIR FÝRAVUNUNDAN SELAM GETÝRDÝM
Size Mýsýrýn firavunlarýndan selam getirdim…
Tutankamun’un, Amoun’un, Nefertiti’nin, 1. Ramses’in, Akhaneton’un selamlarýný getirdim.
Caddelerinden, sokaklarýndan ve yüzyýllar öncesinden yapýldýðý her halinden anlaþýlan tarihi yapýlarýndan çektiði cefayý, gördüðü zulmü haykýra haykýra baðýran Mýsýr’ýn, Firavunlarýndan selam getirdim hepinize.
Baþka ne getirebilirdim ki?
Firavunlarýnýn isimlerini inþa ettikleri binalarýn yüzlerine dev harflerle yazan ve onlarla iftihar eden bir milletten size ne getirebilirim ki baþka?
Elbette beþ parmaðýn beþi bir deðil. Ancak “bir toplum nasýl yaþarsa, öyle de yönetilir” terkibine bakýlacak olursa Mýsýr halkýnýn çoðunluðu ölmüþ ya da yaþayan firavunlarýný çok seviyor olmalýlar.
Selam diyorum ya, aslýnda hiçbir “esenlik” yok bu selamýn içinde; ironi var, þiddet var, ihanet ve ikiyüzlülük var. Nasýl mý? Anlatayým;
Globalr March To Gazza (Küresel Gazze Yürüyüþü) platformunun düzenlediði Mýsýr’ýn El-Ariþ kentinden Refah sýnýr kapýsýna kadar 10 bin kiþinin katýlacaðý bir yürüyüþe katýlmak üzere Mýsýr’a gittik 13 arkadaþ. Amaç belli; tamamen barýþçýl, Gazze’deki insanlara uygulanan þiddete, katliama, soykýrýma ve ahlaksýzca sürdürülen savaþa dikkat çekerek, sürdürülen ablukanýn kaldýrýlmasý için uluslararasý vicdaný harekete geçirmek.
Ne var ki 11 Haziranda, sözde Siyonist devlet Mýsýr hükümetine Küresel Gazze Yürüyüþü ve Maðrip konvoyu için izin verilmemesi gerektiðini deklare etti. Siyonist Savunma bakanlýðý yaptýðý açýklamada “cihatçý, radikal, protestocu, provakasyon” gibi kelimeleri özenle seçerek güya uluslararasý kamuoyuna bizler aslýnda kendimizi bu cihatçý, radikal protestocularýn provokasyonlarýndan korumak istiyoruz algýsý yaratmak istedi. 57 ülkeden gelen binlerce aktivistin içinde hiç cihatçý, radikal, protestocu, provakatif eylemci yoktu ne yazýk ki.
Hepsi de, yaklaþýk 700 gündür devam eden soykýrýmý, katliamý ve ahlaksýzca sürdürülen savaþýn bitmesi için yürek yangýnlarýný söndüremeyen, canlarýný ve mallarýný ortaya koyarak bu ablukayý kaldýrabilir miyim hayaliyle Mýsýr’a gelen, cebinde týrnak çakýsý bile getirmeyi acaba bu yürüyüþe, dolayýsýyla ablukayý kaldýrmaya engel olur muyum endiþesiyle reddeden bir pasif direniþçilerdi.
Hep birlikte hiçbir devletin otoritesine gölge düþürmeyi düþünmeden Ýsmailiye’ye doðru yola çýktýk. Mýsýr güvenlik güçleri gelen yaklaþýk 6-7 bin kiþilik insan selini kontrol edebilmek için 5 ayrý çevirme noktasý kurmuþ. Her çevirme noktasýnda yaklaþýk bin kiþiyi kontrol altýna almayý ve yürüyüþe engel olmayý planlamýþ. Yukarýdan aþaðýya daralan elekler gibi düþünün. Ýkinci kontrol noktasýna gelen aktivistlerin pasaportlarýný toplayýp geri dönmeleri dikte edildi ancak aktivistler yere oturarak pasif direniþ baþlattýlar. Hiçbir radikal söylem yoktu. Söylenen sadece ve her dilden Özgür Filistin sloganýydý.
Bir süre sonra civardan toplanan ve 2013 Rabia meydanýnda binlerce Müslümaný katleden “baltacý”lar denilen sivil insanlar toplandý bu aktivistlerin etrafýna. Önce küfürler, göz temasý ile tehditler, meydan okumalar gibi tahrik edici davranýþlarla aktivistleri kendilerine karþýlýk vermelerini istediler. Ancak bu da olmadý. Sonrasýnda ellerindeki su þiþelerini, taþlarý aktivistlerin üzerine fýrlatarak fiziksel temas ve þiddet uygulamaya baþladýlar. Bu sýrada bazý aktivistlerin de baltacýlara plastik su þiþesi fýrlatmasý ortamý fazlasý ile gerdi ve entarilerinin altýna sakladýklarý demir, plastik ve aðaç çubuklarý çýkararak aktivistlerin üzerine saldýrdýlar. Yüzlerce insan yaralandý, tartaklandý, dayak yedi vs.
Peki bu sýrada robokop gibi giyinen Mýsýr polisi ne yapýyordu sizce? Tahmin ettiðiniz gibi sadece seyrediyordu. Ýstihbarattan sivil memurlar baltacýlara talimat veriyordu, baltacýlar dalýyor dövüyor, yaralýyor ve sonra alýp “mahkûm nakil aracýna” istifleniyordu. Böylece akþam geç saatlere kadar sürdü.
Hain Mýsýr hükümeti Küresel Gazze Yürüyüþü delegasyonunun istediði yürüyüþ iznine olumlu ya da olumsuz cevap vermemiþ ve Siyonistlerin maslahatýný gözetmiþti.
Gerçekleþtirilen þiddetin hiçbir noktasýnda Mýsýr güvenlik güçleri olmadýðý için devlet olarak Uluslararasý kamuoyuna “biz aktivistlere herhangi bir müdahalede bulunmadýk, halkýmýz huzur ve güvenliklerinin tehlike altýna gireceðini düþünerek birkaç kiþi ile kavga etti ve biz hükümet olarak bu haksýzlýðýn peþini býrakmayacaðýz” þeklinde bir beyanatla kuyruðu kurtarmayý planladý ve bu hain sinsi planýný baþarý ile iþletti.
Küresel Gazze Yürüyüþü organizasyonun Gazze odaðý bu olaylar sonrasýnda deðiþti ve Mýsýrlýlar ile Mýsýr’a gelen provakatif eylemcilerin savaþý haline dönüþtü.
Bu durumu erken fark eden organizasyon yöneticileri Mýsýra gelen tüm aktivistlerin pasaportlarýnýn iade edilmesi ve gözaltýlarýn serbest býrakýlmasý þartý ile yapýlacak olan yürüyüþü þimdilik iptal edeceklerini söylediler. Delegasyon, öncesinde Madlen Gemisi ile baþlayan ve Refaha yürüyüþle ikinci aþamasý gerçekleþtirilecek olan sürecin bitmediðini ve bu yürek yangýnýný göðsünde taþýyan herkesin memleketlerinde daha büyük organizasyonlarý gerçekleþtirmek üzere çalýþmalara devam etmesi gerektiðini anlattý.
Ýþte böylece Mýsýr hükümetinin, sözde Siyonist devletin direktiflerine göre sinsi ve hain planý neticesinde Küresel Gazze Yürüyüþü’nün Refah’a yürüyüþ etabý sonlandýrýlmýþ oldu.
Bizler de Kayseri’den 13 aktivist olarak bu yürüyüþe katýlmak için Mýsýr’a gittik. Ýstedik ki, küçücük bedenler artýk ölmesin, analar çocuklarýný kefenleriyle artýk kucaklamasýn, arabada mahsur kalan ufacýk masum bebekler yüzlerce mermi ile etkisiz hale getirilmesin, enkazlarýn altýnda binlerce insan çaresizce ölümü beklemesin. Ýstedik ki bir umut olalým Gazze’li çocuklarýn göz bebeklerinde, anneler sokakta oynayan çocuklarýný tek parça ve canlý olarak döndüklerini görsünler istedik, aç kalýp un zerrelerini toplamasýnlar istedik topraðýn arasýndan, istedik ki ablukayý kýralým canýmýza mal olsa bile. Ýstedik ki insanlar ölmesin, artýk kan ve ceset kokmasýn sokaklar. Ýstedik ki dedeler, nineler torunlarýnýn canlý gözlerini öpsünler, oynasýnlar sevsinler. En önemlisi de görsün istedik tüm insanlýk bu katliamý, soykýrýmý ve tehciri.
Yaþasýn Özgür Filistin
Nehirden Denize Özgür Filistin.
Erdal ERGENÇ



Henüz Yorum yok