- 30 Ocak 2026 - BENCE ÇOK ÖNEMLÝ !!! DÝKKATLE OKUYALIM !!!
- 23 Ocak 2026 - BENCE ÇOK ÖNEMLÝ !!! DÝKKATLE OKUYALIM !!!
- 16 Ocak 2026 - SÝYASAL ÞÝRK ÜZERÝNE KISA BÝR ANALÝZ; ÝLGÝ DUYANLAR ÝÇÝN -YENÝ-
- 08 Ocak 2026 - SANA ÜMMET OLDUÐUMUZ DEVLET YETER!
- 02 Ocak 2026 - HZ. PEYGAMBER (S.A.V.), DÝLÝYLE ÂLÝM GEÇÝNEN MÜNAFIKLARA KARÞI ÝNSANLARI UYARMIÞTIR
- 26 Aralýk 2025 - DÜNYALIK ENDÝÞESÝ OLANLAR OKUMASIN!!!
- 19 Aralýk 2025 - ÝMANDA SENTEZ OLMAZ
- 12 Aralýk 2025 - HADÝS VE SÜNNETÝ REDDEDENLERE REDDÝYE
- 27 Kasým 2025 - GÜNDEMÝ KÝM BELÝRLÝYOR?
- 21 Kasým 2025 - ÇOCUK EÐÝTÝMÝ ÜZERÝNE
- 13 Kasým 2025 - NE ÝSTÝSMAR NE DE ÝSTÝHMAR
- 07 Kasým 2025 - KAVRAM KATLÝAMI
- 31 Ekim 2025 - ÝNSANÝ HÝZMETLERÝN BAÞLANGIÇ NOKTASI ANA-BABA HUKUKUNA RÝAYETTÝR
- 23 Ekim 2025 - TARÝHSELLÝK ÜZERÝNE
- 17 Ekim 2025 - ÝSRAÝLÝYAT ÜZERÝNE!!!
- 10 Ekim 2025 - CÝHAD ÝZZET VE ÞEREF KAZANDIRIR
- 03 Ekim 2025 - SAHABEYÝ ÇOK SEVÝYORUZ
- 02 Ekim 2025 - ÂDÝL YÖNETÝMÝN ÞÝFRELERÝ
- 21 Eylül 2025 - ANA SINIFLARI VE YOGA EÐÝTÝMÝ
- 12 Eylül 2025 - MESCÝD VE ÝMAM
- 05 Eylül 2025 - DEÐERLER EÐÝTÝMÝ ÜZERÝNE
- 29 Aðustos 2025 - TEVHÝD-Ý TEDRÝSAT
- 21 Aðustos 2025 - NÝTELÝKLÝ MÜSLÜMAN YETÝÞTÝRMEK ZORUNDAYIZ
- 17 Aðustos 2025 - ÂLÝMLER ÝÇÝN GÖREV TANIMI VE EÐÝTÝM-ÖÐRETÝM
- 07 Aðustos 2025 - MÜNAFIK ZÝHNÝYETÝN HAYATA BAKIÞI
- 04 Aðustos 2025 - ADÝL SÝYASETÇÝ OLMAK ÝÇÝN VAHYÝN EÐÝTÝMÝNDEN GEÇMEK GEREKÝR
- 28 Temmuz 2025 - ZALÝMÝN ZULMÜ VARSA MAZLUMUN ALLAH'I VAR
- 22 Temmuz 2025 - KUDÜS'E BÝR DE BU FETVADAN BAKALIM
- 21 Temmuz 2025 - ÝLGÝLENENLER ÝÇÝN METODÝK BÝR HATIRLATMA
- 31 Mayýs 2025 - MÜRÞÝD-Ý KÂMÝL KÝMDÝR?
MEHMET SÜRMELÝ
ÇOCUKLARINIZ ARASINDA ÖPÜCÜKLERÝNÝZDE BÝLE ADÝL OLUNUZ
ÇOCUKLARINIZ ARASINDA ÖPÜCÜKLERÝNÝZDE BÝLE ADÝL OLUNUZ
Yüce Allah mutlak adildir, hikmet sahibidir ve her türlü noksandan münezzehtir. Böyle iman ederiz. Adaletinin gereði þeriatýnda her þeyi yerli yerine koymuþ, hükümlerini beyan etmiþtir. Yaratmasýnda ve emretmesinde zerre kadar boþluk yoktur. Bu söylediklerimiz makro âlem için de mikro âlem için de geçerlidir. Evren için koymuþ olduðu yasalar ne kadar muntazam ise insan için koymuþ olduðu yasalar da o kadar mükemmeldir.
Adaletinin tecellisi olarak her hak sahibine hakkýný vermiþtir. Nisa suresinde miras ile alakalý hükümler tafsilatlý þekilde açýklanmýþtýr. Müslüman bir kimse bu ayetlerdeki taksimatýn doðruluðuna iman eder ve rasyonel bir anlayýþa kapýlarak ayetlerin tartýþmasýný yapmaz. Biz bu anlamda mirasýn tahlilini, infakýn hikmetini, vasiyetin yerini ve önemlerini burada anlatmayacaðýz. Zira biz Allah Teâlâ’nýn “el-Adl” isminden gerekli payý almalarýna baðlý ebeveynin maddi konulardaki adaleti üzerinde duracaðýz. Eðer onlar maddi konularda adaletli davranmayacak olurlarsa, zulümden ayrý olarak çocuklar arasýnda husumet ve fitne ortaya çýkarýrlar. Fitne ateþinin ne kadar kötü ve zararlý olduðunu her aklýselim insan bilir.
Peygamber Efendimiz, hane halký baþta olmak üzere her an adalet üzerine hareket etmiþtir. Eþlerine ve kýzlarýna nasýl davrandýðý ve zulümden her zaman beri olduðu kitaplarda müsellemdir. O, kýzlarý arasýnda âdil olmuþ ve çocuklarýna haklarýný vermiþtir. Bize de çocuklarýmýz arasýnda adaletli olmayý sünnet býrakmýþtýr. Adalet konusunda titiz davranan Peygamberimiz, Bir gün Medineli dostlarýndan birinin evine misafir olmuþtur. Ýçeride ev sahibinin çocuklarýna farklý muamele yaptýðýný görmüþtür. Erkek çocuðunu öpüp kýz çocuðunu öpmeyen bu sahabisine þu uyarýyý yapmýþtýr: “Keþke çocuklarýnýz arasýnda adaletli olsaydýnýz. Öpücüklerinizde de adil davranarak çocuklarýnýza daha yakýn olunuz.”[1]
Çocuklar arasýnda öpücüklerde bile adaleti emreden Hz. Peygamber (s.a.v.) zulme medar olabilecek hiçbir davranýþta bulunmadýðý gibi þahitlikte bile bulunmamýþtýr. Sahabeden Beþir b. Sad, çocuklarýndan Numan’a mal baðýþlamak istemiþ ve bu duruma Hz. Peygamber’i de þahit tutmayý arzu etmiþtir. Resulullah (s.a.v.) diðer çocuklarýna da ayný þekilde baðýþta bulunup bulunmadýðýný Beþir’e sorunca, “hayýr” cevabýný almýþtýr. Bunun üzerine zulme þahitlik edemeyeceðini belirtmiþ ve tek taraflý baðýþýndan vaz geçmesini söylemiþtir.[2] Beþir de yaptýðý hatadan rücu etmiþtir. Böylece çocuklar arasýnda adaleti saðlamak Hz. Peygamber’den bizlere sünnet kalmýþtýr. Þurasý da unutulmamalý ki “Ýnsan nereden mal kazandýðýndan sorgulandýðý gibi, nasýl ve kime infak ettiðinden de hesaba çekilecektir.”[3] Eðer adil olmayan bir daðýtým söz konusu ise failleri Allah katýnda hesaplarýný vereceklerdir.
Hz. Peygamber’den bize böyle bir sünnet kalmasýna raðmen bazý babalarýn çocuklar arasýnda ayýrým yapmalarý ve bir kýsmýný maðdur etmelerini anlamak mümkün deðildir. Yapýlan bu yanlýþlar çocuklar arasýnda tamiri imkânsýz kýrgýnlýklara sebep olmaktadýr. Bazen de sýnýrý zorlayan çocuklar, saygý sýnýrlarýný aþarak ebeveynlerine isyan ettikleri için ilahi gazabý celp edecek davranýþlar ortaya koyabilmektedirler. Bu suçlarýn iþlenmesinde elbette anne-babalarýn da suçlarý vardýr. Ülkemizin birçok yerinde ise erkek çocuklar tercih edildiklerinden dolayý kýzlar büyük maðduriyetler yaþamaktadýrlar. Bunun nedeni, kýz çocuklarýna bakýþtaki cahili anlayýþýn devam etmesidir. Ebeveynler mallarýný daha saðlýklarýnda erkek çocuklarýna daðýttýklarý için, mirasa konu olacak bir mala sahip olmalarý mümkün olmayan bu kesim ömür boyu yoksulluða mahkûm edilmektedirler. Unutmayalým ki yapýlan zulümdür. Allah ve Resulü zulümden beridirler; Müslümanlarýnda zulümden uzak olmalarý imanlarýnýn zorunlu sonucudur.
[1] Abdurrezzak, Musannef, c. ýx, s. 100.
[2] Abdurrezzak, Musannef, c. ýx, s. 96.
[3] Tirmizi, Sýfat’ü-l Kýyame, c. IV, s. 612.
MEHMET SÜRMELÝ



Henüz Yorum yok