Salih Sedat ERSÖZ
Filistin’in Ýþgal Tarihçesi: 1897'den Bugüne (1)
Ýsrail ve Filistinliler arasýndaki problem dünyada en uzun süren, en çok insan kayýplarýnýn olduðu ve bütün dünyanýn gözü önünde katliamlarýn yaþandýðý bir mücadeledir. Problemin nedeni tek kelime ile ÝÞGALdir.
Bu iþgal son 100 yýlda Filistinlilerin maruz kaldýðý sömürgecilik, sürgün, ölüm ve bunlarý izleyen kendi kaderini tayin etme hakký mücadelesi getirdi. Kayýplarýna ve acýlarýna sebep olan Ýsrail ile bir arada yaþama mecburiyeti ise Filistinli Müslümanlar için daha aðýr bir süreç…
Siyonist Ýsrail’in Arz-ý Mev’ud hayalini gerçekleþtirmek için baþlattýðý Filistin topraklarýný iþgal hareketinin kararýndan itibaren bugüne kadar olan geliþmelerin tarihçesi þöyle:
1897 - Birinci Siyonizm Kongresi
Birinci Siyonizm Kongresi Ýsviçre'nin Basel þehrinde toplandý. 1896'da gazeteci Theodor Herzl, ''Der Judenstaat'' yani Yahudi Devleti adlý bir kitap yayýnlamýþtý ve kongrede bu kitaptaki fikirler tartýþýldý. Herzl, Viyana'da yaþayan bir yahudiydi. Yahudilerin kendi devletini kurmasýný savunuyordu. Özellikle Avrupa'daki Yahudi düþmanlýðýna karþý bu fikri geliþtirmiþti.
Kongrenin sonunda, Basel Programý yayýnlandý. Bu belgede, Filistin'de bir Yahudi vatanýnýn kurulmasý ve Dünya Siyonizm Teþkilatý'nýn bu amaca ulaþmak için faaliyete geçirilmesi öngörülüyordu.
1897'den önce, çok az sayýda Siyonist göçmen zaten bölgeye gelmeye baþlamýþtý. 1903'e kadar, bunlarýn sayýsý 25 bine ulaþtý. Çoðu da Doðu Avrupa'dan gelmiþti. Bölgenin yarým milyona yakýn Arap sakiniyle birlikte yaþýyorlardý. O zamanlar Filistin, Osmanlý Ýmparatorluðu'nun parçasýydý. 1904 ila 1914 arasýnda 40 bin kiþilik bir ikinci göçmen dalgasý geldi.
1917 - Dengeler deðiþiyor
Birinci Dünya Savaþý sýrasýnda da Filistin ve çevresi Osmanlý idaresindeydi. Ýngiltere savaþýn sonunda, 1918'de bölgeyi iþgal etti. 25 Nisan 1920'de alýnan Milletler Cemiyeti kararýyla, Ýngiltere'ye, bölgenin manda idaresi için yetki verildi. Bu deðiþim döneminde üç söz verildi.
1916'da Mýsýr'daki Ýngiliz idarecisi Sir Henry McMahon, Osmanlý'nýn Arap illerinde Araplara baðýmsýzlýk sözü vermiþti.
Bununla beraber galip devletler Fransa ve Ýngiltere arasýnda gizlice imzalanan Sykes-Picot Antlaþmasý, bölgeyi bu ülkeler arasýnda ikiye bölüyor, Filistin'de ise uluslararasý idare kurulmasý öngörülüyordu.
1917'de, Ýngiltere Dýþiþleri Bakaný Arthur Balfour, Filistin'de Yahudi halklarý için bir vatan kurulmasý sözü verdi. Bu vaat, Siyonistlerin önderlerinden Lord Rothschild'e gönderilen mektupta yer alýyordu. Bu mektup Balfour Deklarasyonu olarak anýlýyor.
1929- 1936 Araplarýn tepkisi
Ýngiltere mandasý altýndaki Filistin'e Siyonist proje kapsamýnda yüzbinlerce Yahudi göç etti. Bu da Arap topluluklarda öfkeye, isyana yol açtý.
1922'de Ýngiltere'nin düzenlediði nüfus sayýmý, Yahudilerin sayýsýnýn, Filistin'deki 750 binlik nüfusun yüzde 11'ine ulaþtýðýný gösteriyordu. Bundan sonraki 15 yýlda 300 bin Yahudi daha gelecekti.
Siyonistlerle Araplar arasýndaki düþmanlýk, Aðustos 1929'da kanlý çatýþmalara dönüþtü. Bu çatýþmalarda Ýngiltere polisi 110 Filistinliyi öldürdü. Buna karþýlýk 133 yahudi öldürüldü.
Araplarýn tepkisi, 1936'da, geniþ çaplý uygulanan genel grevle birlikte sivil itaatsizliðe dönüþtü. Zaten o tarihe kadar, militan Siyonist örgüt Irgun Zvai Leumi, Filistin ile þimdiki Ürdün'ü ''kurtarmak'' gibi bir amaçla, Filistinli ve Ýngilizlere ait hedeflere saldýrýlar düzenlemekteydi.
Temmuz 1937'de Ýngiltere'de, Hindistan'dan sorumlu eski devlet bakaný Lord Peel'in baþkanlýðýndaki bir Kraliyet Komisyonu, bu bölgeyi Yahudi ve Arap devletleri arasýnda ikiye bölmeyi önerdi. Yahudi devleti, Ýngiliz mandasýndaki Filistin'in üçte birini kaplayacaktý ve Celile Denizi ile sahildeki düzlükleri içine alacaktý.
Filistinli ve Arap temsilciler teklifi reddetti. Göçün durmasýný ve azýnlýk haklarýna saygýlý bir üniter devlet kurulmasýný istediler. Çatýþmalar devam ediyordu.
1947 - Birleþmiþ Milletler devrede
Filistin'i 1920'den beri idare eden Ýngiltere, Siyonist - Arap sorununu çözme sorumluluðunu 1947'de Birleþmiþ Milletlere devretti. Bölge þiddet olaylarýyla sarsýlýyordu. Yahudiler artýk nüfusun üçte birini oluþturuyordu. Ama topraklarýn yüzde 6'sý onlarýn elindeydi. Avrupa'daki Nazi zulmünden kaçan yüz binlerce Yahudi'nin buraya ulaþmasý çözüm arayýþýný daha da acil hale getirdi. BM'nin kurduðu özel komite, bölgeyi Filistin ve Arap devletleri arasýnda bölmeyi önerdi. Arap Yüksek Komitesi diye anýlan Filistinli temsilciler teklifi reddederken, yahudi temsilciler kabul etti.
Paylaþým planý, Filistin'in yüzde 56,47'sini Yahudi devletine, yüzde 43,53'ünü de Arap devletine býrakýyordu. Kudüs ise uluslararasý bir idare altýnda olacaktý. 29 Kasým 1947'de BM Genel Kurulu'nda 33 ülkenin oyuyla plan onaylandý. 13 ülke karþý oy vermiþ, 10 ülke de çekimser kalmýþtý.
Ýngiltere, 15 Mayýs 1948'de, Filistin'deki manda idaresine son verme niyetini ilan etti. Ýngiltere halký, askerlerinin ölümü nedeniyle Filistin'de Ýngiliz varlýðýna karþý çýkmaya baþladý. Ayrýca Ýngilizler, ABD'nin daha fazla yahudi mültecinin buraya kabul edilmesi için uyguladýðý baskýya öfkeliydi. Bu da siyonizme Amerikan desteðinin artýþýnýn iþaretiydi.
Hem Arap hem de yahudi taraflar, yaklaþan savaþ için güçlerini seferber ediyordu. Yahudi milis güçlerinin Arap köylerinde "temizlik" operasyonlarý 1948 yýlýnýn Aralýk ayýnda baþladý.
1948 - Ýsrail'in kuruluþu
Ýsrail Devleti, 2 bin yýldýr kurulan ilk Yahudi devletiydi. Tel Aviv'de 14 Mayýs 1948'de saat 16.00'da ilan edildi. Karar, son Ýngiltere birliklerinin bölgeyi terk ettiði ertesi gün yürürlüðe girdi. Filistinliler, 15 Mayýs'ý "El Nakba" diye anarlar, yani "Felaket" günü…
1948'e girilirken Arap ve yahudi birlikleri birbirlerinin elindeki topraklara saldýrýyordu. Yahudi güçleri, Ýrgun ve Lehi militanlarýnýn desteðinde, daha fazla ilerleme kaydetti. Yahudi devletine ayrýlmýþ topraklarýn yaný sýra, Filistinlilere ayrýlmýþ bölgeleri de ele geçirmeye baþladý.
Irgun ve Lehi örgütlerinin militanlarý, 9 Nisan'da Kudüs yakýnlarýndaki Deir Yasin köyünde çok sayýda Filistinli'yi katletti. Katliam haberi, Filistinliler arasýnda hýzla yayýlýp dehþet yarattý ve yüz binlerce sivil Lübnan, Mýsýr ve þimdi Batý Þeria denen bölgeye gitti. Yahudi ordularý, Necef Çölü'nde, Celile'de, Batý Kudüs'te ve sahildeki düzlüklerin birçok bölümünde ilerleme kaydetti.
Ýsrail devleti ilan edildikten bir gün sonra, Ürdün, Mýsýr, Lübnan, Irak ve Suriye ordularý, hemen Ýsrail'e saldýrý baþlattý ama püskürtüldüler. Ýsrail ordusu küçük bölgelerde süren direniþi de bastýrdý. Ortaya çýkan ateþkes hatlarý, Filistin'in çoðunluðunu Ýsrail'e býrakýyordu. Mýsýr, Gazze Þeridi'ni elinde tuttu. Ürdün de Kudüs çevresindeki topraklarý ve þimdi Batý Þeria denen bölgeyi ilhak etti. Bunlar, Filistin topraklarýnýn yüzde 25'ini oluþturuyordu. Bu durum 1967 savaþýna kadar sürdü.
https://www.konyayenigun.com/filistinin-isgal-tarihcesi-1897den-bugune-1



Henüz Yorum yok