DR. OSMAN UTKAN

DÝJÝTAL BAÐIMLILIK ASRIN VEBASI -YENÝ-

DÝJÝTAL BAÐIMLILIK ASRIN VEBASI

Bir ara ilginç bir habere denk gelmiþtim. Verdiði çýplak fotoðraflarýyla ünlü zavallý bir ünlü mankenin bir film çekimi sýrasýnda gittiði yerden kaynaklý olarak telefonu çekmemiþ. Bunun üzerine bu, Allah’ýn boy verip, gerisini koy verdiði, ünlü kadýn sinir krizleri geçirmiþ. Telefonla ve iletiþim araçlarý ile saðlýklý bir bað kuramayan bu kiþi çýðlýk çýðlýða aðlamýþ ve ortalýðý yýkýp yakmýþ, diye haber devam ediyordu.

Bu ve benzeri haberleri sýklýkla göreceðiz gibime geliyor. Haber olmasa da yakýnýmýzda yöremizde böyle vakýalar ortaya çýkmaktadýr. Benzer durumlar evimizin içinde, akrabalarýmýz arasýnda veya komþularýmýzda görülmeye baþladý. Hatta çok uzaklara gitmeye gerek yok. Kendimize bakalým. “Biz telefon olmadýðý zaman geriliyor muyuz?” diye soralým kendimize. Ne yazýk ki hepimiz az ya da çok artýk telefon baðýmlýsýyýz.

Bu davranýþ bozukluðu, psikiyatride Nomofobi olarak tanýmlanýyor. Benim gözümde bu hastalýk, çaðýn vebasý mesabesindedir. Bu kavram kiþinin cep telefonuna eriþemediðinde ya da telefonu kullanamadýðýnda yoðun kaygý, huzursuzluk ve stres yaþamasý durumunu ifade eden yeni bir davranýþsal baðýmlýlýk türüdür. Nomofobide kiþi, telefonu yanýnda olmadýðýnda kendini eksik, güvensiz veya çevreden kopmuþ hissedebilir; bu durum dikkat daðýnýklýðý, uyku problemleri ve yüz yüze iliþkilerde zayýflama gibi sonuçlara yol açabilir. Akýllý telefonlarýn iletiþim, sosyal medya, bilgiye eriþim ve günlük iþlevlerde merkezi bir konuma gelmesiyle birlikte özellikle toplumun tüm kesimleri arasýnda yaygýnlaþmýþtýr.

Nereye gidersek gidelim insanlarýn ellerinde sürekli olarak ekrana baktýklarýný görmekteyiz. Sürekli bir akýþýn içinde kaybolan milyonlar var. Daha önceleri telefonsuz yaþayan ve bunun zevkini bilenler dahi bir an olsun telefondan ayrýlmamaktadýr. Yemekte, otobüste, vapurda, trende, evde, sokakta, uyurken, gece uyku arasýnda, sabah uyanýr uyanmaz hasýl-ý kelam her yerde ve zamanda telefon ellerden düþmüyor.

Yemek, deyince baþýmdan geçen ilginç bir sohbeti aktarmak istiyorum. Özel bir öðrenci yurdunun yemekhanesinde bir yemek yiyecektim. Yemeðimi aldým ve özellikle bir öðrencinin karþýsýnda oturdum. Öðrencimiz bir taraftan yemek yerken; bir taraftan da telefona bakýyordu. Selam verdim. Ve tanýþmak için bazý sorular sordum. Haliyle istemese de telefondan ayrýldý. Sohbete baþladýk. Konu akýllý telefonlarla olan iliþkimize geldi. Telefonu olabildiðince sýnýrlý kullandýðýmý belirtince, genç arkadaþým bana “Pekala yemek yerken ne yapýyorsunuz?” diye sordu. Ben de “Yemek yiyorum” demiþtim. Sonrasýnda “Sadece yemek yerim.” demiþtim. Öðrencimiz benim bu olabildiðince olaðan olan yemek yeme davranýþýma hayret etmiþti. Ben de ona hayret etmiþtim.

Tedavi edilmesi veya mutlaka müdahale edilmesi gereken bu baðýmlýlýktan kurtulmamýz gerekiyor. Kanaatimce bunun en iyi yolu dijital farkýndalýk ile teknolojileri dengeli kullanýmdýr. Þunu da unutmamak da fayda vardýr. Aslýnda telefonlarý býrakýrsak, onsuz bir þey kaybetmeyeceðimizi daha iyi anlayacaðýz. Hatta telefon olmadan daha güzel ve mutlu olacaðýmýzý da kesinlikle söyleyebilirim.

Bir ara öðrencilerimle beraber fotoðrafçýlýk dersi kapsamýnda doða yürüyüþüne çýkmýþtýk. Sonbaharýn harika manzaralarý eþliðinde kendimizi çok yormayacak bir þekilde yürüdük.  Bu yürüyüþ etkinliðinde dikkatimi çeken en ilginç þeylerin baþýnda dünya kültür miras listesinde olan bu yürüyüþ parkuruna bu gençlerden daha önce gelen olmayýþýydý. Daha ilginç olaný ise 19-20 yaþýnda olan gençlerden bazýlarý ilk defa doða yürüyüþü yapýyor olmasýydý.

Bu yürüyüþ esnasýnda gençlerin çoðu ilk defa bolca doðayý gözlemleme fýrsatý bulmuþ ve onlarý fotoðraflamýþtý. Yürüyüþ ve kýsa molayla beraber takriben 3,5 ya da 4 saat telefondan da uzak kalmýþlardý. Bir öðrencim bu hayret verici olaydan sonra “Ben ilk defa üç saattir telefona bakmadým” diyerek þaþkýnlýðýný dile getirmiþti. Bunu ifade ederken ise oldukça mutlu olduðunu da vurgulamýþtý.

Üstat Gökhan Özcan bir yazýsýnda yaþadýklarýmýzý gayet güzel özetlemektedir: “Sanal hayat bize gerçek hayatý büyük ölçüde unutturdu. Gerçek hayata döndüðümüz kýsýtlý zamanlarý da sanal dünyanýn çoðu sabun köpüðü lafazanlýklarýyla dolduruyoruz bugün. Bu bizi insaný, insanlarý, hayatý, bizim yaþadýklarýmýzý ve baþkalarýnýn yaþadýklarýný öðrenmekten, bilmekten alýkoyuyor. Bu hiç yaþamýyoruz demekle hemen hemen ayný þey!”

Sosyal mecralarda baþkalarýnýn yaptýklarýný, ettiklerini ve konuþtuklarýný takip ederken kendi hayatýmýzdan uzaklaþtýk. Acil bir þekilde kendimize gelmemiz ve kendimizi bulmamýz gerekiyor.

KAHROLSUN ÝSRAÝL; YAÞASIN ÖZGÜR FÝLÝSTÝN

KAHROLSUN ZALÝM ÇÝN; YAÞASIN DOÐU TÜRKÝSTAN

 

 

Henüz Yorum yok

Ýlk yorumu siz yazýn.

Yorum Býrakýn

E-Mail adresiniz yayýnlanmaz.







Yazarýn Diðer Makaleleri