- 08 Kasým 2025 - DÝJÝTAL BAÐIMLILIK KRÝZ GEÇÝRTÝYOR
- 25 Ekim 2025 - DÝJÝTAL BAÐIMLILIÐIN SONU
- 11 Ekim 2025 - TELEFONLAR HASTA EDÝYOR!
- 25 Eylül 2025 - LOHUSA HATUN
- 09 Eylül 2025 - SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK! POLÝSLERÝMÝZÝ ÞEHÝT ETTÝ
- 21 Aðustos 2025 - ZEYNEP SULTAN
- 11 Aðustos 2025 - DUALAR VE GÜNLÜK YAÞAM
- 01 Aðustos 2025 - ÇOCUKLA PARKA ÇIKTIK
- 12 Temmuz 2025 - KELEBEK ETKÝSÝ VE MADLEEN GEMÝSÝ
- 27 Haziran 2025 - SENDEN YÝNE SANA GELDÝM
- 23 Mayýs 2025 - ÝBADETLERDE SÜREKLÝLÝK VE BAÞARI
- 08 Mayýs 2025 - NAMAZ VE BAÞARI
- 18 Nisan 2025 - ÝBADET NÝYET VE BAÞARI
- 14 Mart 2025 - KAYSERÝ ÜNÝVERSÝTESÝ’NDE BÝR ÝFTAR
- 03 Mart 2025 - TALAS’TA BÝR ÝFTAR SOFRASI
- 25 Þubat 2025 - SAKAR BABA VE ERBAKAN HOCA
- 05 Þubat 2025 - ZULÜM DEPREMÝ TETÝKLER MÝ?
- 22 Ocak 2025 - DUALARDA AÐLAMAK
- 04 Ocak 2025 - ANNEMÝN MERHAMETÝ
- 25 Aralýk 2024 - KAPIDA BEKLEMEK
- 18 Kasým 2024 - MEVLANA VE HACI BEKTAÞ
- 11 Kasým 2024 - EYVALLAH DEDE
- 19 Ekim 2024 - ÇOCUKLARIMIZI NASIL KORUMALIYIZ?
- 09 Ekim 2024 - TEHLÝKELERE KARÞI GENÇLERÝ KORUMAK
- 30 Eylül 2024 - EMEL UZUN ÖMÜR KISA
- 24 Ocak 2024 - DÜN GAZÝANTEP BUGÜN GAZZE (2)
- 29 Aralýk 2023 - HAYVAN DENEYLERÝ VE BOYKOT
- 24 Aralýk 2023 - GEÇMÝÞTE "GAZÝANTEP" BUGÜN "GAZZE"
DR. OSMAN UTKAN
-YENÝ- DÝJÝTAL BAÐIMLILIK FELAKETTÝR
DÝJÝTAL BAÐIMLILIK FELAKETTÝR
Yenidünyada iletiþim teknolojileri, birçok konforu getirdiði gibi ayný zamanda birçok sorunu ya da zorluðu da beraberinde getirmiþtir. Bilgiye eriþim kolaylaþmýþ ama nitelikli bilgiye eriþmek zorlaþmýþtýr. Ýnsanlara etkileþim kolaylaþmýþtýr ama nitelikli iletiþim ise çok azalmýþtýr. Ekran karþýsýnda uzun süreler geçirilmesine raðmen odaklanma süreleri düþmüþtür. Bu kiþilerde dinleme becerilerinde (öðrencilerimden bilmekteyim) ciddi düþüþler de gözlenmektedir.
Bütün bunlarla baðlantýlý olarak akademik baþarýnýn da görülür düzeyde, düþtüðü ifade edilebilir. Daha önce baþarýlý olan bir öðrencinin telefonla zaman geçirmeye baþlamasýyla birlikte eski baþarýdan eser kalmamaktadýr. Yani telefonla ne kadar fazla zaman geçirirse, okuldaki baþarýsý da bir o kadar düþmektedir. Aþýrý ekran karþýsýnda kalma ile beraber unutkanlýk da baþ göstermektedir. Muhakkak ki bu durum da akademik baþarýyý olumsuz bir þekilde etkilemektedir.
Akademik baþarýyý olumsuz etkilediði gibi bu baðýmlýlýk, gençlerde ve çocuklarda konuþma ve yazma becerilerini de olumsuz etkilemektedir. Telefonda ya da klavye de yazarken kýsa, anlamsýz, düzensiz ve kuralsýz olduklarý gözlenen bu kiþilerin ayný zamanda oldukça patavatsýz ve pervasýz olduklarýnýn da altý çizilmelidir. Onlardan okulda, yazý yazmalarý veya bir konu ile ilgili konuþmalarý istense, bu kiþilerin yeterli düzeyde yazamadýklarý ve konuþamadýklarý görülmektedir.
Ayrýca etkileþim baðýmlýlýðý da ciddi anlamda sorun teþkil etmektedir. Beðenilme ve sevilme arzusu o kadar çoðaldý ki sosyal medya çöplüðünde beðenmeyenleri yok sayacak düzeyde bir hastalýkla karþý karþýyayýz. Ýnsanlar ilgi odaðý olmayý ve alkýþlanmayý çok seviyor artýk. Sosyal medyada herkesin kendisine âþýk düzeyde sevdiðini; hatta kendisini o mecralarda beðenmeyenlere kýzacak düzeyde tepkiler verdikleri görülmektedir. Narsizme kadar varan bu durum tedaviyi gerektirecek düzeylere ulaþmýþtýr. Derinlemesine dostluklarýn tükendiði ve onun yerine ýþýltýlý ekranlarda sahte emojiler yer almaktadýr.
Beðenilme arzusu sonucunda, insanlar ilgiyi cezbetmek için bin bir türlü þekle girebilmektedir. Bu anlamda farklý olabilmek için olabildiðince trajikomik bir durumlar yaþanabilmektedir. Normal zamanda konuþulmayacak þeyler konuþulmaya ya da yapýlmayacak davranýþlar sergilenmeye baþlanýyor. Sosyal medyada daha çok beðenilmek için her yol denenmektedir.
Burada ilgiyi toplamak için en çok baþvurulan yollardan birisi de kiþinin kendisini teþhiridir. Bu baðlamda kiþi kendisini bilinçli olarak gözü önüne çýkarýr, bunun için kendi bedenini, duygularýný, yaþamýný veya mahremiyetini sergilemeye baþlar. Bu durum sadece cinsellik deðildir; genellikle dikkat, onay, güç, kabul görme ya da kontrol ihtiyacý ile baðlantýlýdýr.
Tabi ki bu görünürlüðü en rahat gerçekleþtirebileceði yer ise sosyal medya mecralarýdýr. Haliyle aþýrý düzeyde paylaþým yapma ihtiyacý doðmaktadýr. Herkes görsün diye olur olmaz þeyler paylaþýlmaya devam edilir. Herkesin görmesi kiþiyi var edip etmeyeceði noktasýnda þüphelerim var. Aslýnda var olabilmek için kendini göstermek çabasý, bünyeye yerleþen bir kanser hücresi gibi, kiþiyi zamanla tüketir ve onu yok eder.
Bu tükeniþi biraz daha açmak gerekirse aþýrý teþhir, kiþilik çatýþmasýna neden olabilmektedir. Gösterilen kiþilik ile gerçek kiþiliðin farklý olduðu bir yapý ortaya çýkmaktadýr. Kiþi, sürekli yeni bir þey sergilemek zorunda kaldýðý için kendi iç sesini kaybeder ve gerçek kiþiliðine yabancýlaþýr. Bu yabancýlaþma, kiþiyi dýþarýdan gelen ilgiye ve onaya baðýmlý hale getirir. Kiþi görünür oldukça daha fazla görünmek ister, fakat kalýcý tatmin saðlayamadýðý için yoðun yalnýzlýk, kaygý ve iç boþluk yaþar. Bu süreçte mahremiyet de ortadan kalmaya baþlar: kiþiye ait özel alan kalmaz ve mahremiyet sýnýrlarý ortadan kalkar. Millet olarak bizler, bu durumlar için “ar perdesi yýrtýlmýþ” ifadesini kullanýrýz.
Tahrim Suresi 6. Ayetinde Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakýtý insanlar ve taþlar olan ateþten koruyun.” diye emredilmektedir. Ben bu dijital mecralarý (eðer dikkatli ve bilinçli olarak kullanmazsak) bir ateþ gibi görenlerdenim. Mutlaka ama mutlaka kendimizi ve çocuklarýmýzý korumalýyýz.
Esenlikler diliyorum. Konuya devam edeceðiz…
KAHROLSUN ÝSRAÝL; YAÞASIN ÖZGÜR FÝLÝSTÝN
KAHROLSUN ZALÝM ÇÝN; YAÞASIN DOÐU TÜRKÝSTAN



Henüz Yorum yok