Kudüs Ana Haber

İMAN VE AMEL

İBRAHİM ERKAM YAYA18 Eylül 202600:051
İMAN VE AMEL

İMAN VE AMEL

İman, Allah’ a her yönüyle inanmak ve boyun eğmektir. Aynı zamanda Allah'ın (cc) her türlü sınamasını da kabul etmektir. Ankebut Suresi'nde Rabbimiz mealen şöyle buyurmuştur:

“İnsanlar, denenip sınanmadan, “İman ettik” demekle bırakılacaklarını mı sanıyorlar?” (Ankebut, 2)

İnsan nasıl yaşar? İnsan, nasıl inanıyor ise öyle yaşar. İman, büyük bir lütuf. Fakat bu ayetten öğreniyoruz ki sadece  “iman ettik” demek yeterli değil. İman eden kişi imanı neyi gerektiriyorsa o şekilde yaşamakla yükümlüdür aynı zamanda.

Amel, imanın yansımasıdır. Amel, imanın kalitesinin göstergesidir. Şu anda Müslümanlar olarak yaşadığımız temel problemler, amelden mi kaynaklıdır, imandan mı? Ya da imanın amele yansıyıp yansımamasından mı?

Kişinin hayatta yaşayacağı sınanmalara karşı dirençli kılacak şey, iman kuvvetidir. İmanı besleyecek ve kuvvetlendirecek olan şey, ise ameldeki tutumumuzdur.

Mesela herhangi bir haramla sınandığımız zaman ondan uzak durup yaklaşmamak. Veya hayatımızda kararlar alırken Rabbimizin rızasına uygun ve O’nun hoşnut olacağı şekilde tercihlerde bulunmak. Özetle bütün benliğimizle Allah’a teslim olmak.

İnsan, imandan sonra amel ile ilgili de tercih yapar. İyi amel, salih ameller yapmayı tercih edebileceği gibi kötü amel, ifsat edici ameller yapmayı da tercih edebilir. Kainata gönderilişimizin temeli budur. Allah (cc) Mülk Suresinde şöyle buyurmuştur: “Hanginizin davranışça daha iyi olduğunu denemek için ölümü ve hayatı yaratan O’dur. O, güçlüdür, çok bağışlayıcıdır.” (Mülk,2)

Kur’an’da iman ile salih amel çoğu ayette bir zikredilmiştir. Hatta amelin imandan bir cüz olup olmadığı tartışılmıştır. İman ve amel itikat açısından ayrı şeylerdir. Fakat amelin önemi ve sonucu bakımından kötü amellere dalmış bir kimse ile salih amellerle yaşayan bir kimsenin durumu aynı değildir.

Bu hususla ilgili Rabbimiz Asr Suresi’nde şöyle buyurmuştur:

“Asra yemin ederim ki,

İnsan gerçekten ziyandadır.

Ancak iman edip salih amel işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler başkadır.” (1-2-3)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haberi paylaş

Habere Tepki Ver (0)

Yorumlar

Yorum Yaz