MEHMET BOZKURT

MÜSLÜMANLAR YENÝDEN MÜSLÜMAN OLMALIDIR!

MÜSLÜMANLAR YENÝDEN MÜSLÜMAN OLMALIDIR!

Müslümanlar olarak; Batý’ya ve Amerika’ya öfke duyuyoruz, fakat asýl sorgulamamýz gereken, adaleti baþkalarýnýn vicdanýnda arayan Müslümanlarýn halidir.
Abdesti bozan þeylere fetva veren; fakat Müslümanlarýn siyasi, iktisadi ve sosyal meselelerinde söz söylemeyen bir anlayýþýmýz var. Bu nedenle bugün zillet yaþýyoruz!
Hayata hükmetmeyen bir Ýslam tasavvuru ve Ýslam’ý hayatýna taþýmayan bir Müslümanlýk var!
Oysa Ýslam ümmeti elbet bir gün yeniden doðacaktýr. Ve hiçbir doðum da sancýsýz olmaz.
Üzerine "La ilahe illallah" bayraðý dikilmeyen hiçbir toprak, Allah adýna gerçek anlamda kurtarýlmýþ deðildir.
Müslümanlar en aðýr iþkencelere maruz kalýrken, zillete reva görülürken; diðer Müslümanlar nasýl bu kadar rahat yaþayabilir, nasýl huzur içinde yiyip içip uyuyabilir?
Kalem sahipleri çok þey yapabilir; ancak fikirlerin yaþamasý için gerektiðinde bedel ödemeyi göze almak þartýyla...
Ýzzet, þeref ve gerçek özgürlük ancak Allah’a kullukladýr.
Özgürlüðün yumruðu zulüm karþýsýnda kanayabilir; fakat son sözü söyleyecek olan yine odur.
Nasýl ki esaret "esaret" olabilmek için kurbanlar isterse, özgürlük de "özgürlük" olabilmek için bedel ister.
Namaz'da Allah’ýn birliðine þehadet eden parmak, hiçbir Taðut'un hükmünü onaylamaz.

... Ve

Þuurlu Müslüman; hayatýnýn merkezine Allah’ý koyan insandýr. Yaptýðý her iþi Allah rýzasý için yapan, her adýmýný bir gün Rabbine hesap vereceði bilinciyle atan kiþidir. O, bilir ki hayat baþýboþ deðildir; söz de, tavýr da, niyet de emanettir.
Ne var ki rehavet, Müslümanlarý her yönden gevþetti; tembelleþtirdi, korkaklaþtýrdý ve duyarsýzlaþtýrdý. Bir zamanlar asil, vakarlý, fedakar, cömert ve mert olan o duruþ zayýfladý. Dünyevi menfaatler benliðimizi kuþattý, hakikat geri planda kaldý.
Oysa Müslüman; kimden gelirse gelsin haksýzlýk karþýsýnda susmayan insandýr. Kime yapýlýrsa yapýlsýn mazlumun yanýnda duran, adaleti titizlikle ayakta tutandýr. Adaletsizliði yapan babasý dahi olsa ona karþý durabilendir. Yalana, emanete ihanete, sözünde durmamaya karþý dik ve onurlu bir tavýr sergileyendir.
Bugün ise çoðu þey sözde kaldý.
Kur’an, doðrularý (sýddýklarý) peygamberlerden sonra en yüce mertebede anmaktadýr. Demek ki doðruluk sýradan bir haslet deðil, imandan beslenen bir þahsiyet meselesidir. Güçlünün, zenginin, nüfuz sahibinin yanýnda saf tutmak; yaðcýlýk ve yalakalýk Müslüman’ýn vasfý olamaz. Müslüman, Hakk’ýn ve hakikatin yanýndadýr. Mazlumdan, maðdurdan yanadýr. Zalimlere meyletmez; en azýndan kalbiyle buðzeder.
Müslüman; ahlaksýzlýðýn kökleþmesine razý olamaz. Haramlarýn iþlenmesine, günahlarýn alenileþmesine seyirci kalamaz. Zulme göz yumamaz. Korkak olamaz, “Bana ne!” diyemez. Haksýzlýk karþýsýnda susmak Müslüman’a yakýþmaz.
Müslüman; kendi aleyhine, hatta baba ve kardeþi aleyhine de olsa doðru þahitlik yapan ve Allah için adaleti ayakta tutan insandýr.
Sözün özü: Müslüman; dünyevi kaygýlar, menfaat hesaplarý, korkular ve çýkarlar uðruna dosdoðru duruþunu bozmaz. Mü’mince tavrýný hayatýnýn sonuna kadar muhafaza eder ve bu iman üzere ruhunu Allah’a teslim eder.
Þimdi kendimize soralým:
Haksýzlýk kimden gelirse gelsin gereken tepkiyi verebiliyor muyuz?
Yoksa “bizden” olana susup, “bizden olmayana" mý ses yükseltiyoruz?
Yanlýþta ýsrar edenler kendi çevremizden, cemaatimizden ya da grubumuzdan ise eleþtirebiliyor muyuz?
Yaðcýlýðý meslek edinmiþ karakter zafiyeti içindeki tavýrlara karþý durabiliyor muyuz?
Ne yazýk ki çoðu zaman hayýr!
Öyleyse geçmiþle övünmenin bize ne faydasý var? Nerede kaldý Müslümanca duruþumuz?
Yoksa bir alamete binmiþ, kýyamete mi gidiyoruz?

... Ve

Müslümanlar, yeniden Müslüman olmak zorundadýr.
Müslümanlar olarak hayatýmýzýn parolasý þu olmalýdýr:
Hayat, hakký haykýrmaktýr!
Hayat; haklý çýkma için deðil, hakký ortaya koyma sorumluluðudur.
Hayat; bir mücadele deðil, bir yardýmlaþmadýr.
Hayat; kuru bir kavga deðil, hak ve adalet uðruna omuz omuza vermektir.
Hayat; Tevhid þuuru ve Cihad gayretidir.
Çünkü þerefle tamamlanmasý gereken en aðýr görev hayattýr.
Þereften yoksun bir hayat, insanýn sýrtýnda taþýnan bir kamburdur.
Yorulmadan, yaralanmadan, direnmeden geçen bir hayat ne iþe yarar?
Bugün milli, manevi, insani ve ahlaki deðerlerimiz her gün biraz daha aþýnýyor...
Ve biz çoðu zaman sadece seyrediyoruz.
Alim var ama arif yok...
El etek öpen çok!
Ýnsan çok, kaliteli insan yok!
Ýnanýyor ama neye inandýðýný bilmiyor!
Tesadüfen yaþýyoruz!
Çok büyük tehlike!
Þahid ol Ya Rabb!

Saygýlarýmla...
​​​​​​​
Mehmet Bozkurt, Eðitimci Ýlahiyatçý Araþtýrmacý Yazar

Henüz Yorum yok

Ýlk yorumu siz yazýn.

Yorum Býrakýn

E-Mail adresiniz yayýnlanmaz.







Yazarýn Diðer Makaleleri