- 20 Ocak 2026 - ÜZGÜNÜM EY MÝLLETÝM!
- 07 Ocak 2026 - SUÇLU KÝM? MÜSLÜMANLAR MI?
- 28 Aralýk 2025 - VATANDAÞIN ÞÝKAYETÝ VAR!
- 08 Aralýk 2025 - BÝZÝ ÇOK YORDUNUZ!
- 24 Kasým 2025 - ÖÐRETMENLER GÜNÜ- 2025
- 10 Kasým 2025 - CUMHURÝYETÝN DEÐERLERÝ DÝYORLAR!?
- 27 Ekim 2025 - KÝRLÝ ELLERE ARTIK DUR DEMELÝYÝZ!
- 11 Ekim 2025 - MESCÝD-Ý AKSA'YA SEYAHATÝM!
- 01 Ekim 2025 - SÝYONÝZM VE SALOÞÝZM ÝLE YAÞAMAK!
- 13 Eylül 2025 - BÝR MEDENÝYET PARAMPARÇA!
- 23 Aðustos 2025 - ÝSRAÝL'Ý VE YAHUDÝLÝÐÝ TANIYALIM MI?
- 06 Aðustos 2025 - MÜSLÜMANLARIN BUGÜN SORUNU NEDÝR!?
- 23 Temmuz 2025 - SENÝ ARIYORUZ YA RESULALLAH!
- 08 Temmuz 2025 - ÝSLAM DÜNYASI NEDEN BU HALDE!?
- 28 Haziran 2025 - KAYBOLAN ÝNSANLIÐI ARIYORUM!?
- 13 Haziran 2025 - BEN YETKÝLÝ OLSAYDIM!?
- 31 Mayýs 2025 - GAZZE, SENÝNLE BÝRLÝKTE GÖZYAÞI DÖKÜYORUZ!
- 15 Mayýs 2025 - TÜRKÝYE NELERE DÝKKAT EDECEK!?
- 29 Nisan 2025 - DEPREM NEDÝR BÝLÝYOR MUYUZ!?
- 18 Nisan 2025 - FÝLÝSTÝN'E NE OLDU!?
- 06 Nisan 2025 - ÝÇÝMÝZDEKÝ BEYÝNSÝZ SÜRÜNTÜLERE SESLENÝYORUM!
- 19 Mart 2025 - TÜRKÝYE ADIM ADIM EKREM ÝMAMOÐLU'NU KONUÞUYOR!
- 10 Mart 2025 - ORUÇ, BÝR ÝMAN GÖSTERGESÝDÝR!
- 23 Þubat 2025 - AMERÝKA'YA AÝT BÝR DÜNYADA SIÐINMACI GÝBÝ YAÞAMAK!
- 12 Þubat 2025 - CHP ÝLE CUMHURÝYET TARÝHÝ YOLCULUÐUMUZ!
- 01 Þubat 2025 - BÝZ HEP ACI MI YAÞAYACAÐIZ!?
- 15 Ocak 2025 - ÝNSANLIK TARÝHÝNDEN DERSLER!
- 25 Aralýk 2024 - BÝR MÝLLET DEÐERLERÝYLE AYAKTA KALIR!
- 11 Aralýk 2024 - SURÝYE TARÝHÝNDE BÝR YOLCULUK !
- 02 Aralýk 2024 - MÜSLÜMANLAR, KUR'AN'DA BULUÞMADIKÇA ZAFER KAZANAMAZLAR!
- 15 Kasým 2024 - Ce Ha Pe !?
- 29 Ekim 2024 - EFENDÝLER! YARIN CUMHURÝYETÝ ÝLAN EDECEÐÝZ!
- 21 Ekim 2024 - VAR MI DÜNYA'DA HÝKMET, MERHAMET VE ADALET!?
- 03 Ekim 2024 - EÐER VÝCDANINIZ ÖLMÜÞSE, YAPILACAK BÝR ÞEY YOK!?
- 14 Eylül 2024 - BU NASIL BÝR EÐÝTÝM SÝSTEMÝ !?
- 28 Aðustos 2024 - HAYAT; TEVHÝD VE CÝHAD'DIR!
- 13 Aðustos 2024 - KÝMDÝR BU ÝSRAÝL !?
- 19 Temmuz 2024 - ÝNSANLIK TARÝHÝ NELERE ÞAHÝT!?
- 05 Temmuz 2024 - KUR'AN ÝLE HZ. MUHAMMED (S.A.V)'Ý KARÞI KARÞIYA GETÝRMEK!?
- 13 Haziran 2024 - HALA SUSACAK MISINIZ EY ALÝMLER!?
- 30 Mayýs 2024 - ÝSLAM DÜNYASI CÝHAD RUHUNU KAYBETTÝ.
- 18 Mayýs 2024 - MODERN KÖLELERÝN DRAMI!
- 30 Nisan 2024 - KÝM BÝZÝ BU HALE GETÝRDÝ!?
- 15 Nisan 2024 - MÜSLÜMANLAR NEREDE HATA YAPTI!?
- 29 Aralýk 2023 - EY MÝLLETÝM BU GÝDÝÞ NEREYE!?
- 16 Aralýk 2023 - Duamýz Kabul Olmuyor !
- 30 Kasým 2023 - Batý, Müslümanlar ve Ýsrail !
- 16 Kasým 2023 - Yahudilerin Tarihinde Bir Yolculuk!
- 02 Kasým 2023 - Ýsrail Soykýrým Yapýyor, Dünya Seyrediyor!
MEHMET BOZKURT
MÜSLÜMANLAR YENÝDEN MÜSLÜMAN OLMALIDIR!
MÜSLÜMANLAR YENÝDEN MÜSLÜMAN OLMALIDIR!
Müslümanlar olarak; Batý’ya ve Amerika’ya öfke duyuyoruz, fakat asýl sorgulamamýz gereken, adaleti baþkalarýnýn vicdanýnda arayan Müslümanlarýn halidir.
Abdesti bozan þeylere fetva veren; fakat Müslümanlarýn siyasi, iktisadi ve sosyal meselelerinde söz söylemeyen bir anlayýþýmýz var. Bu nedenle bugün zillet yaþýyoruz!
Hayata hükmetmeyen bir Ýslam tasavvuru ve Ýslam’ý hayatýna taþýmayan bir Müslümanlýk var!
Oysa Ýslam ümmeti elbet bir gün yeniden doðacaktýr. Ve hiçbir doðum da sancýsýz olmaz.
Üzerine "La ilahe illallah" bayraðý dikilmeyen hiçbir toprak, Allah adýna gerçek anlamda kurtarýlmýþ deðildir.
Müslümanlar en aðýr iþkencelere maruz kalýrken, zillete reva görülürken; diðer Müslümanlar nasýl bu kadar rahat yaþayabilir, nasýl huzur içinde yiyip içip uyuyabilir?
Kalem sahipleri çok þey yapabilir; ancak fikirlerin yaþamasý için gerektiðinde bedel ödemeyi göze almak þartýyla...
Ýzzet, þeref ve gerçek özgürlük ancak Allah’a kullukladýr.
Özgürlüðün yumruðu zulüm karþýsýnda kanayabilir; fakat son sözü söyleyecek olan yine odur.
Nasýl ki esaret "esaret" olabilmek için kurbanlar isterse, özgürlük de "özgürlük" olabilmek için bedel ister.
Namaz'da Allah’ýn birliðine þehadet eden parmak, hiçbir Taðut'un hükmünü onaylamaz.
... Ve
Þuurlu Müslüman; hayatýnýn merkezine Allah’ý koyan insandýr. Yaptýðý her iþi Allah rýzasý için yapan, her adýmýný bir gün Rabbine hesap vereceði bilinciyle atan kiþidir. O, bilir ki hayat baþýboþ deðildir; söz de, tavýr da, niyet de emanettir.
Ne var ki rehavet, Müslümanlarý her yönden gevþetti; tembelleþtirdi, korkaklaþtýrdý ve duyarsýzlaþtýrdý. Bir zamanlar asil, vakarlý, fedakar, cömert ve mert olan o duruþ zayýfladý. Dünyevi menfaatler benliðimizi kuþattý, hakikat geri planda kaldý.
Oysa Müslüman; kimden gelirse gelsin haksýzlýk karþýsýnda susmayan insandýr. Kime yapýlýrsa yapýlsýn mazlumun yanýnda duran, adaleti titizlikle ayakta tutandýr. Adaletsizliði yapan babasý dahi olsa ona karþý durabilendir. Yalana, emanete ihanete, sözünde durmamaya karþý dik ve onurlu bir tavýr sergileyendir.
Bugün ise çoðu þey sözde kaldý.
Kur’an, doðrularý (sýddýklarý) peygamberlerden sonra en yüce mertebede anmaktadýr. Demek ki doðruluk sýradan bir haslet deðil, imandan beslenen bir þahsiyet meselesidir. Güçlünün, zenginin, nüfuz sahibinin yanýnda saf tutmak; yaðcýlýk ve yalakalýk Müslüman’ýn vasfý olamaz. Müslüman, Hakk’ýn ve hakikatin yanýndadýr. Mazlumdan, maðdurdan yanadýr. Zalimlere meyletmez; en azýndan kalbiyle buðzeder.
Müslüman; ahlaksýzlýðýn kökleþmesine razý olamaz. Haramlarýn iþlenmesine, günahlarýn alenileþmesine seyirci kalamaz. Zulme göz yumamaz. Korkak olamaz, “Bana ne!” diyemez. Haksýzlýk karþýsýnda susmak Müslüman’a yakýþmaz.
Müslüman; kendi aleyhine, hatta baba ve kardeþi aleyhine de olsa doðru þahitlik yapan ve Allah için adaleti ayakta tutan insandýr.
Sözün özü: Müslüman; dünyevi kaygýlar, menfaat hesaplarý, korkular ve çýkarlar uðruna dosdoðru duruþunu bozmaz. Mü’mince tavrýný hayatýnýn sonuna kadar muhafaza eder ve bu iman üzere ruhunu Allah’a teslim eder.
Þimdi kendimize soralým:
Haksýzlýk kimden gelirse gelsin gereken tepkiyi verebiliyor muyuz?
Yoksa “bizden” olana susup, “bizden olmayana" mý ses yükseltiyoruz?
Yanlýþta ýsrar edenler kendi çevremizden, cemaatimizden ya da grubumuzdan ise eleþtirebiliyor muyuz?
Yaðcýlýðý meslek edinmiþ karakter zafiyeti içindeki tavýrlara karþý durabiliyor muyuz?
Ne yazýk ki çoðu zaman hayýr!
Öyleyse geçmiþle övünmenin bize ne faydasý var? Nerede kaldý Müslümanca duruþumuz?
Yoksa bir alamete binmiþ, kýyamete mi gidiyoruz?
... Ve
Müslümanlar, yeniden Müslüman olmak zorundadýr.
Müslümanlar olarak hayatýmýzýn parolasý þu olmalýdýr:
Hayat, hakký haykýrmaktýr!
Hayat; haklý çýkma için deðil, hakký ortaya koyma sorumluluðudur.
Hayat; bir mücadele deðil, bir yardýmlaþmadýr.
Hayat; kuru bir kavga deðil, hak ve adalet uðruna omuz omuza vermektir.
Hayat; Tevhid þuuru ve Cihad gayretidir.
Çünkü þerefle tamamlanmasý gereken en aðýr görev hayattýr.
Þereften yoksun bir hayat, insanýn sýrtýnda taþýnan bir kamburdur.
Yorulmadan, yaralanmadan, direnmeden geçen bir hayat ne iþe yarar?
Bugün milli, manevi, insani ve ahlaki deðerlerimiz her gün biraz daha aþýnýyor...
Ve biz çoðu zaman sadece seyrediyoruz.
Alim var ama arif yok...
El etek öpen çok!
Ýnsan çok, kaliteli insan yok!
Ýnanýyor ama neye inandýðýný bilmiyor!
Tesadüfen yaþýyoruz!
Çok büyük tehlike!
Þahid ol Ya Rabb!
Saygýlarýmla...
Mehmet Bozkurt, Eðitimci Ýlahiyatçý Araþtýrmacý Yazar



Henüz Yorum yok