- 01 Ocak 2026 - KARDEÞ OLMANIN SORUMLULUÐU
- 25 Aralýk 2025 - GERÝYE NASIL DÖNSEK?
- 24 Aralýk 2025 - TÖVBE SEFERBERLÝÐÝ
- 08 Aralýk 2025 - HORASAN’DAN BÝR NEFES
- 03 Aralýk 2025 - KURBAN OLMANIN ATEÞÝ
- 19 Kasým 2025 - ÝLK KÝM ALACAK?
- 04 Kasým 2025 - ÇÝLEKEÞ BÝR MÜSLÜMANIN GÖZYAÞLARINI GÖRMEK
- 25 Ekim 2025 - MODERN ÝNSANIN ÖZGÜRLÜK ÇIKMAZI
- 16 Ekim 2025 - ONLARIN SINAVI / BÝZÝM SINAVIMIZ
- 02 Ekim 2025 - SUMUD FÝLOSU GAZÝLERÝNE SELAM VE HASRETLE…
- 24 Eylül 2025 - FÝTNE ATEÞÝ
- 07 Eylül 2025 - SÜKÛNET DERSÝ / DERDÝ
- 28 Aðustos 2025 - BABAM…
- 25 Aðustos 2025 - MURDAR ÖLMEMEK ÝÇÝN
- 18 Haziran 2025 - VAHÝY DEVAM EDÝYOR
- 11 Haziran 2025 - TÝTANÝK’TE MÜSLÜMAN OLMAK / MÜSLÜMAN KALMAK
- 23 Mayýs 2025 - MÜSLÜMANIN AYRILMA AHLAKI
- 14 Mayýs 2025 - NEREDE HATA YAPIYORUZ?
- 01 Mayýs 2025 - ASIL YARIÞ BURADA
- 11 Nisan 2025 - ÇAÐDAÞ ZÜLBÝCÂDEYN
- 09 Nisan 2025 - KISKANMA HAKKIMI KULLANMAK ÝSTÝYORUM
- 25 Mart 2025 - HATIRALARIN GÖLGESÝNDE ÝTÝKÂF
- 25 Mart 2025 - HATIRALARIN GÖLGESÝNDE ÝTÝKÂF
- 13 Ocak 2025 - KUSURSUZ BÝR CENAZE
- 07 Ocak 2025 - ZORLA DÖNÜNCE MÝ?
- 25 Aralýk 2024 - GASSAL ELÝNDE MEYYÝT
- 17 Aralýk 2024 - GÜNEÞ GÖZLÜÐÜ
- 09 Aralýk 2024 - HAZIR OLMAYANLAR ÝÇÝN
- 03 Aralýk 2024 - BÝR TUTAM PÝÞMANLIK
- 26 Kasým 2024 - CAMÝ VE ÇOCUK SESÝ
- 22 Kasým 2024 - NE SAÐLAM BÝR ÇINARDI
- 06 Haziran 2024 - BÝR GÜNDE ÝKÝ SABAH NAMAZI
- 23 Mayýs 2024 - ÝRAN’DA HELÝKOPTERÝ KÝM MÝ DÜÞÜRDÜ?
HAÞÝM AKIN
KORKTUM AMA ÖÐRENDÝM
KORKTUM AMA ÖÐRENDÝM
Biz eve gelen misafire “Karnýn aç mý? Yemek hazýrlayayým mý?” diye sormanýn büyük bir ayýp olarak görüldüðü bir kültürle yetiþtik. Rahmetli yengem, gelen misafirlere bir hata ile böyle bir soru sormuþ da yýllarca konuþulmuþtu. Saate ve karnýnýn aç olup olamayacaðýna bakýlmaksýzýn yemek hazýrlanýr, önüne konulurdu, da o da ihtiyacý kadar yerdi. Bu kadim Anadolu kültürü birçok sebeple deðiþti ve kýsa sürecek bir ziyaret için bile uzun protokollere muhtaç hale geldiðimiz yeni bir evreye döndü. Neleri kaybettiðimizi bile tam olarak bilemiyoruz.
Birkaç yýl önce Burkina Faso’dan dönüyorum. Ýstanbul Havalimaný'nda Konya’ya aktarma yapacaðým. Konya uçaðýnýn kalkacaðý noktada beklemeye baþladým.
Ben orada beklerken bana göre daha yaþlýca bir amca geldi. Böyle aktarmalý uçuþ yapanlar bilir ki arada uzun beklemek gerekiyorsa sýkýcý bir süreç var demektir. Konuþacak birisinin olmasý güzeldir. Amcayla selamlaþtýk, hal hatýr sorduk. O da Konya'ya gidecekmiþ. Almanya’da oðullarý yaþýyormuþ, onlarý ziyaretten dönüyor. Bir hem þehriyle buluþmak ikimiz için de güzel oldu. Konyalý ama neresinden acaba? Onu da sordum. Cevap gayet güzeldi. Defalarca ziyarete gittiðim, birçok hatýramýn olduðu Karadiðin köyündenmiþ amcam. Bende çok özel bir yeri olan Âdem abimle ayný köyden. Sorunca daha yakýn dost olduk.
Ortak dostlar çýkýnca muhabbet daha da ilerledi. Amcamýn teklifi üzerine bir þeyler içmeye karar derdik. Havaalanýný kullananlar bilirler ki orada bir þey yiyip içmek çok büyük bir cesaret ister. Dýþarýda 5 liraya alacaðýnýz su, 20-30 liradýr. Hatta daha fazla bile olabilir. Yani kaçla çarpacaðýnýzýn bir bilgisi ve kuralý yoktur burada. Ben genelde Afrika ülkelerine seyahat ettim. Oralarda biraz pahalý olsa da üç- beþ katýna deðildi. Ama Avrupa’ya seyahat eden dostlarým, diðer hava limanlarýnda fiyatlarýn normal seyrettiðini söyledi. Bunu bilemem…
Biz bu özel fiyat durumunu bilmemize raðmen bir þeyler içmeye karar verdik. Ýlgili bölüme vardýk. Ýsteðimizi söyledik. Serde gençlik de var – en azýndan o amcaya göre- hemen ödemek için elimi cebime attým. Ben elimi cebime attým ya amca da bana öylesine bir bakýþ attý ki… Korkmamak elde deðildi. Az önceki ses tonu gitti ve sert bir ifadeyle “Büyüklerin yanýnda küçüklerin elini cebine atmayacaðýný sen bilmiyor musun?” dedi. Ben onun hem sesinden hem de bakýþýndan korkmuþtum. Kýsýk bir sesle ve boynumu bükerek “tamam amca, öyle olsun” diyebildim.
O günden sonra bir daha karþýlaþamasak da bize büyük bir hatýrasý kaldý. Anadolu irfaný bize öðretti ki büyüklerin yanýnda küçükler elini cebine atmazmýþ. Ýkram etmenin lezzeti büyüklere, bunu bir hayat düsturu olarak öðrenmek de küçüklere kalýrmýþ.
Gerçi biz baþka bir kuralý daha önce öðrenmiþtik. Ama bu da ilave oldu. Dediler ki;
- Sofrada eline,
- Arifler meclisinde diline,
- Misafirlikte gözüne,
- Büyüklerin yanýnda kalbine sahip ol. Þimdi bir yenisi daha geldi. Öðrenmenin yaþý yok.
O günden sonra biz de öðrendiðimizi uyguluyoruz. Büyük aðabeylerimizle karþýlaþýrsak ikramlarýyla müstefit oluruz. Ama bizden daha sonra hayata baþlamýþ kardeþlerimizle buluþursak da kuralý uygular ve onlar ikramlarýmýzý kabul ettiði için mutlu oluruz.
Siz mi? Siz de buyurunuz efendim…



Henüz Yorum yok