HAÞÝM AKIN

BÝR GÜNDE ÝKÝ SABAH NAMAZI

BÝR GÜNDE ÝKÝ SABAH NAMAZI

Bizi takip eden dostlarým biliyorlar ki geçen hafta kýsa bir sýla-i Rahim ziyareti yapmýþtýk. Oraya ait bir kýsým hatýra ve gözlemlerimizi paylaþmasak ayýp olacak.

 Allah'a hamdolsun ki kolay bir yolculukla Burkina Faso’ya ulaþtýk. Havaalanýndan çýktýk. Oradaki dostlarýmýz bizi muhabbetle karþýladýlar. Yunus’u bilir misiniz? Onun çorbasýný içmeyen hayatta çorba içtim demezmiþ. O bir Burkinalý olsa da onun hem eli hem de gönlü Türk gibidir. Gayet leziz Türk mutfaðý örnekleriyle soframýzý hazýrlamýþ. Orada bulunan ve muhabbetle kucaklaþmaya hasret kaldýðýmýz arkadaþlara yemeðimizi yedik. Çay ve sohbetin arkasýndan gece istirahate geçtik.

 Kaldýðýmýz misafirhanede bir internet var. Telefonuma yeni interneti tanýttým. Fakat o, saat olarak hala Türkiye'de takýlý kaldý. “Biraz sonra aklý baþýna gelecektir” dedik ve gece yatýp uyuduk. Gece alarm çaldý. Baktým sabah namazý vakti gelmiþ. Kalkýp hazýrlandým. Diðer odalarda uyuyan arkadaþlarýmý da namaza çaðýrdým. Hatta birisi “Ben sýcaktan uyuyamadým. Daha bir saat olmuþtu uyuyalý” dedi. 

Hedefim namazý camide kýlmak. Rabbimizden cemaate devam konusundaki zaafýmýz nedeniyle af dileriz. Zira Konya’da bu konuda gerekli hassasiyeti gösterip vakitlerde saf tutamýyoruz. Evde kýlývermek daha kolay geliyor. Ama orada bir Müslümanýn yapabileceði en ayýp iþ, namazýný evde kýlmasýdýr. Mutlaka camiye ve cemaate devam eder. Namazlarýn mahalle mescidinde kýlýnmasý çok önemlidir. Biz de burada bile olsa buna uymak ve cemaatle namaz kýlmanýn feyzinden faydalanmak istiyoruz.

Sabah namazýnýn sünnetini odada kýlýp camiye çýktým. Kaldýðýmýz binanýn bahçe kapýsýnda bekleyen güvenlik elemanlarý uyuyor. Onu bile uyandýrmadan camiye geçtim. Baktým Caminin ýþýklarý yanmýyor ve kapýsý da kapalý. Ýlginç bir durum bu. Zira 10 dakika sonra sabah namazýna durulmasý lazým. Burada beklemenin anlamý yok. Kendi bahçemize girdim ve bir köþeye hafifçe oturup aðaçlardaki zikirleri birbirine karýþan bunca böcek seslerine tesbihimle eþlik etmek istedim. Havada hafif bir seher meltemi var. Böcek sesleri, onlarýn zikir ve tesbihatý çok tatlý bir an ondu. Ama oturduðum yer rahat deðil. Bu nedenle içeriden bir sandalye almaya karar verdim.

Binaya girince duvardaki saate gözüm iliþti. Normalde 04:50 olmasý lazým. Ama saat 01:50’yi gösteriyor. Saat çalýþýyor mu diye baktým. Onda da bir sorun yok. Tam bu anda bende þafak attý. “Eyvah! Benim telefonum aradaki üç saatlik farký hesaba katmadan beni Konya saati ile sabah namazýna kaldýrmýþ” dedim.  Aslýnda saatin farkýný fark etmemiþ olsaydým seher vaktinin o bol zikirli anýný börtü böcekle beraber deðerlendirmiþ olacaktým. 

Týlsým bozuldu ve çýkýp yukarýya yattým. Saatimi ona göre yeniden ayarladým. Sabah yeni bir alarmla yeniden kalktýk. Arkadaþlarýmý çaðýrdým. “Sen bizi gece niye çaðýrdýn?” diye kýzdýlar. Kalkýp namaz kýlan ve sonra durumu fark eden de olmuþ, etmeyen de…  Dedim ki “Burkina Faso’da sabah namazý iki defa kýlýnýr. Misafiriz diye her zaman namazlar kýsaltýlmaz. Bazen de çoðaltýlýr.”

Bizim için hoþ bir muhabbet ve esprisiyle kaldý bu ilk sabah. Telefonun saat farkýný ayarlayamamasýndan kaynaklanan hata, belki de uyanmakta zorlanacaðýmýz teheccüd namazý için bizi zorla ayaða dikti.

Uyku bölündü diye kýzsak da aslýnda Allah, baþka bir nimetle nimetlendirmek istemiþ. Elhamdülillah…

Henüz Yorum yok

Ýlk yorumu siz yazýn.

Yorum Býrakýn

E-Mail adresiniz yayýnlanmaz.







Yazarýn Diðer Makaleleri