- 01 Ocak 2026 - KARDEÞ OLMANIN SORUMLULUÐU
- 25 Aralýk 2025 - GERÝYE NASIL DÖNSEK?
- 24 Aralýk 2025 - TÖVBE SEFERBERLÝÐÝ
- 08 Aralýk 2025 - HORASAN’DAN BÝR NEFES
- 03 Aralýk 2025 - KURBAN OLMANIN ATEÞÝ
- 04 Kasým 2025 - ÇÝLEKEÞ BÝR MÜSLÜMANIN GÖZYAÞLARINI GÖRMEK
- 30 Ekim 2025 - KORKTUM AMA ÖÐRENDÝM
- 25 Ekim 2025 - MODERN ÝNSANIN ÖZGÜRLÜK ÇIKMAZI
- 16 Ekim 2025 - ONLARIN SINAVI / BÝZÝM SINAVIMIZ
- 02 Ekim 2025 - SUMUD FÝLOSU GAZÝLERÝNE SELAM VE HASRETLE…
- 24 Eylül 2025 - FÝTNE ATEÞÝ
- 07 Eylül 2025 - SÜKÛNET DERSÝ / DERDÝ
- 28 Aðustos 2025 - BABAM…
- 25 Aðustos 2025 - MURDAR ÖLMEMEK ÝÇÝN
- 18 Haziran 2025 - VAHÝY DEVAM EDÝYOR
- 11 Haziran 2025 - TÝTANÝK’TE MÜSLÜMAN OLMAK / MÜSLÜMAN KALMAK
- 23 Mayýs 2025 - MÜSLÜMANIN AYRILMA AHLAKI
- 14 Mayýs 2025 - NEREDE HATA YAPIYORUZ?
- 01 Mayýs 2025 - ASIL YARIÞ BURADA
- 11 Nisan 2025 - ÇAÐDAÞ ZÜLBÝCÂDEYN
- 09 Nisan 2025 - KISKANMA HAKKIMI KULLANMAK ÝSTÝYORUM
- 25 Mart 2025 - HATIRALARIN GÖLGESÝNDE ÝTÝKÂF
- 25 Mart 2025 - HATIRALARIN GÖLGESÝNDE ÝTÝKÂF
- 13 Ocak 2025 - KUSURSUZ BÝR CENAZE
- 07 Ocak 2025 - ZORLA DÖNÜNCE MÝ?
- 25 Aralýk 2024 - GASSAL ELÝNDE MEYYÝT
- 17 Aralýk 2024 - GÜNEÞ GÖZLÜÐÜ
- 09 Aralýk 2024 - HAZIR OLMAYANLAR ÝÇÝN
- 03 Aralýk 2024 - BÝR TUTAM PÝÞMANLIK
- 26 Kasým 2024 - CAMÝ VE ÇOCUK SESÝ
- 22 Kasým 2024 - NE SAÐLAM BÝR ÇINARDI
- 06 Haziran 2024 - BÝR GÜNDE ÝKÝ SABAH NAMAZI
- 23 Mayýs 2024 - ÝRAN’DA HELÝKOPTERÝ KÝM MÝ DÜÞÜRDÜ?
HAÞÝM AKIN
ÝLK KÝM ALACAK?
ÝLK KÝM ALACAK?
Biz birkaç kiþi bir araya gelince hemen toplumu düzeltme üzerine muhabbete baþlarýz. Hepimiz bir yerlerde tortu tutmuþ hatalarýn farkýndayýzdýr, düzelmesini / düzeltilmesini isteriz. Ama genelde konuþmayla iþe baþlar böylece de bitiririz.
Geçen yýllarda Amerika'lý General Amiral McRaven’ýn mezuniyet töreninde yaptýðý konuþmadan bir cümle sosyal medyada çokça yer bulmuþtu. “Dünyayý deðiþtirmek istiyorsanýz iþe yataðýnýzý toplayarak baþlayýn.” Allah’ýn Habibi (s.a.v) de bu konuda bizleri nefis muhasebesine davet eder. “Akýllý kiþi, kendisini hesaba çeken ve ölümden sonrasý için çalýþandýr.” Deðiþim kiþinin içine dönmesi ve kendi nefsini ýslah ile baþlar.
Dýþ dünyada olup bitenlere ne yapmalý?
- Müslüman ayýp örtücüdür. Hadisi þerif gayet net ifade eder; “Kim bir Müslümanýn ayýbýný örterse Allah da kýyamet gününde onun ayýbýný örter.” Hem eylem hem de buna verilecek sonuç gayet açýk. Örten, örtülür, ifþa eden ifþa edilir. “Kim bir ayýp görür de örterse sanki kabrine diri gömülmüþ bir yavruya can vermiþ gibi olur.” (Ebû Dâvud) bugün sosyal medyada linç kültürü geliþmiþ olsa da islam ahlaký farklý bir adým bekler.
- Bazen saðýr olur / kör olur, gözleri her ayýp ve kusuru görmez. Resulullah (s.a.v) yakýn zaman önce Müslüman olan bir grup sahabe ile yemekte beraberdi. Yemek esnasýnda pis bir koku yayýldý etrafa. Herkes kokunun kimden geldiðini tespite çalýþýyor, ancak bulamýyorlardý. Doðal olarak da kim kalkýp abdest alýrsa suçluyu göreceklerdi. Âlemlerin efendisi konuya O’na has bir edep ve korumacýlýkla çözüm buldu: “-Kim deve eti yediyse abdest alsýn!” buyurdu. O istenmeyen davranýþýn sahibi de gizlenmiþ oldu.
Daha yakýndan bir örnek arayan da Hatem-i Esam’ýn hayatýný okuyabilir.
- Araþtýrmak yasaktýr. Müslüman kardeþinin kusuru araþtýrýlmaz ama fasýktan gelen haberler bu yasaktan hariç tutulmuþtur. Zira ondan sakýnmak ve baþkalarýný da sakýndýrmak gerekir. "Mü'minler arasýnda hayâsýzlýðýn yayýlmasýný arzu edenlere, iþte onlara, dünya ve ahirette can yakýcý azap vardýr. Allah bilir, siz ise bilmezsiniz." (Nur, 19).
Araþtýrma, zanda bulunma, hayâsýzlýðýn -kaynaðý kim olursa olsun- yayýlmasýna aracý olmak yasaklanmýþtýr. “Haber” diye paylaþýlan doðrulanmamýþ bilgilere inanamak, bunlarý savunmak ve paylaþmak büyük bir kul hakký doðuracaktýr.
- Hata olarak görülen iþlerde bile bir hayýr ve güzellik bulunabilir. Kimi kaynaklarda Hz. Ýsa’ya (a.s) kimi kaynaklarda da Hz. Muhammed’e (s.a.v) izafe edilen þöyle bir olay anlatýlýr. Yanýnda arkadaþlarýyla bir yerden geçerken köpek leþine rastlarlar. Arkadaþlarý "Bu leþ ne kadar pis kokuyor" diye burunlarýný kapatýrken, Peygamberler köpeðin diþlerini göstererek, “Ne kadar da güzel diþleri var!” der. Ayýp ve kusurlarý görmemek olgunluk eseridir.
- Ayýplayan ayýplanýr. Allah’ýn adaleti vardýr. Kullarýný daima korur. "Kim bir kardeþini, bir günah sebebi ile ayýplarsa, o günahý iþlemedikçe o kimse ölmez." Biz hayatýmýzdan tecrübe ile biliriz ki bu kural þaþmaz. Bu nedenle Anadolu irfaný “Büyük lokma ye ama büyük laf konuþma” demiþtir.
- Hatayý düzeltir, Ýmam-ý Þafii Hazretleri buyurur: “Eðer kardeþine gizlice, ihlâs ve tatlý bir lisanla nasihat edersen, hakikaten nasihat etmiþ olursun. Eðer herkesin içinde dikkatsizce konuþursan, onu yýkmýþ olursun veya arsýz edersin.” Rabbimiz kullarý arasýndaki yarýþmaya da bir ölçü getirir: “…Ýyilik ve takva üzerinde yardýmlaþýn, günah ve düþmanlýk üzerinde yardýmlaþmayýn!” (Mâide, 2) Ýmam-ý Azam (R. Aleyh) baþka bir ölçüyü bildirir; “Hiç kimseyi küçük görme. Kendi vakarýný tanýdýðýn gibi baþkalarýnýn vakar ve haysiyetini de taný.”
- Hatalý kulun deðil hatanýn düþmanýdýr. Günah olan davranýþý düzletir, ona engel olur. Kardeþinin istenmeyen davranýþlarý düþmanlýk nedeni olamaz. Hata yaptý diye hiçbir dostunu da terk etmez. Onu yanýlgýlarýyla baþ baþa býrakmanýn da büyük bir yanlýþ olduðunu bilir.
- Bazen “bana ne!” diyebilmelidir. Ýnsanýn kendi yaptýklarý yerine baþkalarýnýn hayatý ile ilgilenmenin vahimliðini ne güzel anlatýr Nasrettin Hoca; Adamýn biri heyecanla hocaya gelir ve “Hocam! Biliyor musun bir adam baþýnýn üzerinde bir tepsi baklavayla þu sokaðý döndü” der. Hoca, gayet sakin bir þekilde “Bana ne?” der. Adam, “Hocam bana ne olur mu? Bu adam baklavayla sizin eve girdi” der. Hoca bu sefer de “O zaman sana ne?” der. Özel hayatýn ifþasý asla bize yakýþmayacak bir hatadýr. Ýster taraflarca yapýlsýn, isterse üçüncü þahýslar eliyle…
- Hatayý düzeltme ile onu yayma arasýndaki baðlantýyý iyi kavrar. Hiçbir sebep bizden olan veya olmayan birisinin yanlýþlarý bayraklaþtýrmaya cevaz vermez. Bir kýsým yanlýþlýklarýn söylenmesi, ifþa edilmesi veya uyarý mahiyetli bile gündemde tutulmasý ona bir destek olacaktýr. Anadolu irfanýnda “aklýna karpuz kabuðu getirmek” diye ifade edilen ve normalde olmadýðý halde gündem edilerek olmasý kolaylaþtýrýlan nice günahlar vardýr. Sorsanýz bunu iyi niyetle yapmýþtýr.
- Ânýn hizmetine odaklanýr. Hadisi þerifte Kutlu Nebi (s.a.v) “Yarýn kýyametin kopacaðýný bilseniz bile, bugün elinizdeki fidaný dikin!” (Buhari) buyurur ve uzun vadeli hesap yapmak yerine anýn hizmetine odaklanmaya davet eder. Baþkasýndan beklemek, onlarý eleþtirmek, gelmeyenlere kýzmak, geçmiþle övünmek, bundan kimlerin ne gibi menfaat saðlayacaðý üzerine hesaplar yapmak ve yarýn daha güzel þeyleri hedefleyerek bugünü terk etmek bize yakýþmaz. Müslüman, o anda kendisinden beklenen görevi ifa eder. Belki de yapabileceði odur.
- Yaratýlýþ gayemizi ve kiþisel varlýk nedenimizi bilmek lazým. Resulullah (s.a.v) þöyle buyurur: “Ýnsanlardan öyleleri vardýr ki onlar hayra anahtar, þerre de kilittirler. Öyleleri de vardýr ki þerre anahtar, hayra kilittirler. Allah’ýn, ellerine hayrýn anahtarlarýný verdiði kimselere ne mutlu! Allah’ýn, þerrin anahtarlarýný ellerine verdiði kimselere de yazýklar olsun!” (Ýbn-i Mâce) Ýnsan kendi deðerini kolayca bulabilir. “Ben kimim? Bana hangi görevler verilmiþ? Ölünce beni hangi iþlerimle hatýrlayacaklar?”
Kiþi toplumun aynasýdýr; insan düzelirse toplum düzelir. Biz kendimizi düzeltmeye baþladýðýmýz gün, toplum da iyileþmeye baþlamýþtýr.



Henüz Yorum yok