AV. FEVZİ KONAÇ

-YENİ- AYBÜKE PUSAT… YAŞANANLARIN DEVEDE KULAK BİR ÖRNEĞİ

 

AYBÜKE PUSAT… YAŞANANLARIN DEVEDE KULAK BİR ÖRNEĞİ

Aybüke Pusat... TRT de bir dizide oynarken, CHP'nin organize ettiği [boykota] destek verince dizideki rolü sonlandırılmış. Doğru veya yanlış yapıldı bunu tartışacak değilim. Ama bir gerçeği herkes bilsin ki; Aybüke Pusat sadece acemice davranarak kendini açık etmiş.

Ak Parti siyasetine ve iktidar olduğu kurumlarına hiç çaktırmadan ve en yüksek perdeden muhalefet eden öyle insanlar yetki, imkân ve makam sahibi yapılmışlar ki inanamazsınız. Daha ilerisini söyleyeyim küfredenlerin bile itibar gördüğü kurumlar var. Hatta kimi Ak Parti belediyelerinin kitap fuarlarında ve konserlerinde bu fikirlerini cüretkarca ifade eden yazar/çizer, sanatçılar onur konuğu olarak davet edilmeye devam ediliyor. O yüzden bu olay devede kulak kalıyor inanın...

Ak Parti siyaseti partizanlık yapmamak adına bu konulara hep özenle yaklaştı ve fırsat eşitliğine dikkat etti diyenler var... ne güzel değil mi?

Güzel olmaya güzel ama gördüğüm o ki; bu yaklaşım Ak Partinin kendi tabanı aleyhine makasın açılmasına sebep olduğu gibi ve Ak Parti adına kendi bürokratını yetiştiremeyen bir sürece evrilmiş durumda. İddia ile söylüyorum ki; CHP iktidarında bile kimi bürokratlar aynı konumlarını rahatlıkla koruyabilecek kimlik arz etmekteler.

Bu sayede Ak Parti fikriyatına taban tabana zıt ve hatta muhalif sesler yerelde ve devlette birçok görevde konumlandı. Son yerel seçimlerde Ak Partili birçok belediyede, kendi işe aldığı adamların yüzde sekseni belediye başkanına oy vermedi ve bunu dillendirmekten de zerre korkmadı. Bir adım sonrasını düşünmek bile üzücü...

Buna dip dalga dersek, bu dip dalga gelecekte daha yeni yapılan yerel seçimlerde birçok yerde olduğu gibi Ak Parti'nin en büyük imtihanı olacak.

Kim diyorsa ki; Ak Parti kadrolaştı... istisnalar olmakla birlikte keşkeee diyorum ama vallahi yalan, billahi yalan...

Bizim camialarımızın genel hastalığı devam ediyor. Meşhur benzetmeyle söylersek; ev danası kolay kolay öküz, olmuyor...

En kolay yapılan şey kendi insanını en ufak bir problemde harcamak. Elin adamına ise sonsuz kredi açıp, şirinlik yapıp, sevgi pıtırcığı gibi davranmak.

İddia ediyorum; Ak Parti'nin iktidar olduğu kurumların genel, yerel fark etmeksizin birçoğunda sadece personelin oyuyla seçim yapılsa, atanan hiçbir Ak Parti bürokratı o kurumda müdür, başkanı da başkan seçilemez... Abartıyorum zannediliyorsa bu da burada tarihe düşülen bir not olarak dursun!

Diyeceksiniz ki; bu ülkede sadece Ak Partililer yok, devlet herkesin ve her siyasi görüşün devleti ve herkes kamu hizmet ve makamlarından eşit şekilde istifade etmek hakkına sahiptir. El-hak doğrudur, bende aynen bu fikre katılıyorum.

Ama keşke kurumlardaki yapılanmada bu adil bakıştan Ak Partinin kendi tabanı da hak ettiği payı alabilse diyorum. Bu kanaatlerimi afaki yazıyor değilim. Şahitliklerim üzerinden ifade ettiğimin bilinmesini isterim.

Hadi bu yazıyı Refah Partisi iktidar olduğunda menfaatperestlerin partiye üşüştüğü, dava adamlarının ise gözyaşları ve emekleriyle büyüttüğü teşkilata artık giremez olduğu dönemde, parti duvarını süsleyen o meşhur uyarı ile bitirelim. Allah korusun ama söz şöyle;

"Onlar şerlerinden emin oldukları için dostlarını uzak tuttular.

Kendilerine bağlamak için düşmanlarını yakınlaştırdılar.

Yakın tutulan düşman dost olmadı.

Ama uzak tutulan dostları düşman oldu.

Herkes düşman safında birleşince yıkılmaları mukadder oldu."

-Ebu Muslim Horasanî-

Ben bir dost olarak bunları yazarken nasıl anlaşılırım diye içten içe korkuyorum... Ama azgın azınlık muhalifler sanki bizden daha güvendeler... Bu acı bize yeter!

Henüz Yorum yok

İlk yorumu siz yazın.

Yorum Bırakın

E-Mail adresiniz yayınlanmaz.







Yazarın Diğer Makaleleri