Kudüs Ana Haber

UYUMLU OLMAK

İBRAHİM ERKAM YAYAİBRAHİM ERKAM YAYA22 Ekim 202603:0711

UYUMLU OLMAK

Mü'min bir insanın önemli vasıflarından bir tanesi de, genel olarak uyumlu ve yapıcı bir kişiliğe sahip olmasıdır. Mü'min, uyumsuz, yıkıcı; sürekli öfkeli, kavgacı ve insanların kendisinden kaçtığı biri değildir. Efendimiz Aleyhisselam bu hususla ilgili şöyle buyurmuştur:

“Mü’min cana yakındır, insanlarla uyum içindedir. İnsanlarla iyi geçinmeyen, başkalarının kendisiyle görüşüp kaynaşmasına fırsat vermeyen kimsede hayır yoktur.” (Beyhakî, Şuabu’l-Îmân, 10/115)

Elbette ki insanların en uyumlusu iki cihan serveri Efendimiz Aleyhisselam'dır. Çevremizdeki insanlarla uyumlu bir şekilde nasıl iletişim kurulması gerektiğini yaşayarak ve yaşatarak öğreten O’dur.

Çünkü Allah (cc) Âli İmran Suresi’nde mealen şöyle buyurmuştur:

Sen onlara sırf Allah’ın lütfettiği merhamet sayesinde yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı kalpli olsaydın, hiç şüphesiz etrafından dağılır giderlerdi. Onları affet, onların bağışlanmasını dile, iş hakkında onlara danış, karar verince de Allah’a güven, doğrusu Allah kendisine güvenenleri sever. (Âli İmran, 159)

Her ne kadar ilmî aktarım önemli olsa da asıl mesele, davranışlarımızla örnek olmaktır. Biz uyumlu olur isek etrafa güzel tesiri olacaktır ve olumlu bir örneklik teşkil edecektir. Fakat uyumsuz ve huysuz biri olmamız halinde hem etraf bundan rahatsız olacaktır hem de olumsuz bir örnek teşkil edecektir. Peygamber Efendimiz Aleyhisselam şöyle buyurdu:

 “Mümin, insanlarla dostluk kuran ve kendisiyle dostluk kurulan kişidir. İnsanlarla dostluk kurmayan ve kendisiyle dostluk kurulmayan (geçimsiz) kimsede hayır yoktur.” (Ahmed bin Hanbel, Müsned, II, 400)

Tabi ki insanlar arasında her ilişkinin seviyesi aynı derecede olmayabilir. Kişiye en yakını, öncelikle kendi ailesidir. Daha sonra akrabalarıdır. Yakın arkadaş, komşu...Fakat bütün bu ilişkilerde öncelikli olan uyumlu ve anlayışlı davranmaktır.

Öncelikle her durumda olduğu gibi bir kişide uyumsuzluk ve huysuzluk var da etrafa zarar veriyor ise bu yönünü terbiye ederek hayatına devam etmelidir.

Elbette ki her insan, her durumda Allah’ın (cc) engin rahmetine muhtaçtır. Allah’ın rahmeti olmadan O’nun rızasını kazanıp Cennet’e girmek mümkün değildir. Peki uyumsuz, kavgacı ve huysuz bir kişinin Ahiret’te durumu ne olacaktır? Bu durumda olan kişilerle ilgili bir hadis-i şerif, beni çok etkilemiş ve korkutmuştu. Efendimiz Aleyhisselam şöyle buyurdu:

Ebû Hüreyre'den nakledildiğine göre, bir gün Resûlullah (sav), “Müflis kimdir, biliyor musunuz?” diye sordu. Ashabı, “Bize göre müflis, parası ve malı olmayan kimsedir.” dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber, “Şüphesiz ki ümmetimin müflisi, kıyamet günü namaz, oruç ve zekâtla gelir. Aynı zamanda şuna sövmüş, buna iftira etmiş, şunun malını yemiş, bunun kanını dökmüş ve şunu dövmüş bir halde gelir. Bunun üzerine iyiliklerinin sevabı şuna buna verilir. Üzerindeki kul hakları bitmeden sevapları biterse, hak sahiplerinin günahları kendisine yüklenir. Sonra da cehenneme atılır.”

( Müslim, Birr, 59)

Rabbim bizlere uyumlu ve geçimli bir insan olmayı nasip etsin. Müflis durumunda olmaktan bizleri muhafaza buyursun. Amin.

Bu haberi paylaş

Habere Tepki Ver (0)

İBRAHİM ERKAM YAYA — Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorum Yaz