Kudüs Ana Haber

MERYEM’İN GÜNLÜĞÜ: “KURBAN HEYECANI”

DR. OSMAN UTKAN4 Haziran 202610:340
MERYEM’İN GÜNLÜĞÜ:  “KURBAN HEYECANI”

MERYEM’İN GÜNLÜĞÜ:  “KURBAN HEYECANI”

Her yıl iki mübarek bayram geliyor ve geçiyor. Ben onları yattığım yerden seyrederim, her seferinde. 

Bayram telaşını annem ve kardeşlerim yaşar. Bir tatlı koşturmaca vardır evde. Her bayram öncesi hummalı bir hazırlık yapılır. Silinecekler silinir; yıkanacaklar yıkanır; serilecekler serilir; pişirilecekler pişirilir. Ben ise olanları ve onları seyrederim.

Onlara yardım edeyim, çok isterdim. İşlerini bir nebze hafifletmeyi çok isterdim. Bayramın o sevimli telaşını yaşamayı çok isterdim. Şundan eminim ki elim ayağım tutsaydı, bütün bu işlerin hepsini tek başıma yapmayı isterdim. Annemin yorulmasını hiç istemezdim. Ama elimden gelen bir şey olmuyor ne yazık ki. Öylece seyrediyorum.

Babam ve annem aylar öncesinden alınacak kurban hakkında konuşmaya başlamışlardı. “Büyükbaş mı olsun yoksa küçükbaş mı olsun?” diye konuştuklarını duyuyordum. Ona göre hazırlık yapılmalı ve bütçe ayarlanmalıydı. Kimlerle beraber kurbana girilecek ya da kimlerin kurbanını bizimkilerle keseceğiz, gibi konular tartışılırdı. Ben yine olduğum yataktan onları seyrediyorum.

Kurbanın ne olacağı ve nasıl olacağı başlı başına bir konu bizim evde. Herkes bir şeyler söyler, görüş bildirir mutlaka. Bana gelince benim dilim dönmez. Hiçbir şey söyleyemem. Olsun! Onların bu heyecanları bile beni mutlu ediyor. Onların bu konuşmalarını duyuyor olmak ve onları seyretmek “dedim ya!” beni çok mutlu ediyor.

Şimdiye kadar aldığımız kurbanlıkları bizatihi göremedim. Bana kurbanlıkların fotoğraflarını gösterdiler. “ Meryem bak! Kurbanlığımız bu!” dediler ve telefondan gösterdiler. Bir günden bir güne kurbanlıkların başını okşayamadım, onları doyasıya sevemedim ve onlarla konuşamadım. Sadece bir telefon ekranından onları gösterdiler ve ben sadece seyrettim. 

Hayal ediyorum bazen ayaklandığımı, yürüdüğümü sonrasında kurbanlık koçlarımızı tuttuğumu ve onlara sarıldığımı. Kurbanlıklarımızın güzeller güzeli o gözlerinden öpüyorum. Ellerimle yumuşacık yünlerine dokunduğumu hayal ediyorum. Harika bir şey! Ama bir müddet sonra kendimi yatağımda bizimkileri seyrederken buluyorum.

Gerçekte kurban kesilirken hiç görmedim. Televizyon izlerken haberlerde bazı kurban merkezlerini görmüştüm sadece. Genelde çocukları uzak tutuyorlar. Ama çocukların gizli kaçak bir yolunu bulup kurbanların kesilmesini izlediklerini, yeğenlerimden biliyorum. Benim imkânım hiç olmadı kalkamadım, yürüyemedim, gidemedim… Bir el atamadım kurban işlerine. Çok istediğim halde yardımcı olamadım bizimkilere. Nihayetinde “Kurban bayramı, iş bayramı!” derler. Onlar kurban bayramında işlere koştururken ben ise seyrederim.

Bütün engellerime rağmen ailecek yaşanan heyecanı ben de bütünüyle hissediyorum. Bayramları ve telaşlarını seviyorum. Allah sevdiklerimizle beraber nice bayramlar nasip etsin.

 

Bu haberi paylaş

Habere Tepki Ver (0)

Yorumlar

Yorum Yaz

MERYEM’İN GÜNLÜĞÜ: “KURBAN HEYECANI” - Kudüs Ana Haber