Kudüs Ana Haber

MERYEM’İN GÜNLÜĞÜ “TEŞEKKÜR”

DR. OSMAN UTKAN30 Temmuz 202606:360
MERYEM’İN GÜNLÜĞÜ “TEŞEKKÜR”

MERYEM’İN GÜNLÜĞÜ “TEŞEKKÜR”

Bazen eksik bazen fazla herkes bir hayat yaşıyor bu dünyada. Öyle ya da böyle herkes kendi hikâyesini yaşıyor. Benim hikâyem de az çok belli. Büyük bir çoğunlukla bir evin, hatta bir odanın içinde geçen bir hikâyem var.

Benim evim bana yetiyor, artıyor bile. Mutlaka yapacak bir şeyler buluyorum. Ya televizyon izliyorum ya da sohbetlere katılamasam da konuşulanları dinliyorum. Bazen içimden uzun uzun dualar ediyorum. Bazen içimden Allah’ı zikir ediyorum.

Beni yaratan, yaşatan, rızıklandıran ve çok güzel bir aileye ait kılan Allah’a teşekkür etmeliyim. Engellerim var, evet. Oturamıyorum, kalkamıyorum, yürüyemiyorum, tutamıyorum, konuşamıyorum… Ama görüyorum, duyuyorum, tadıyorum, anlıyorum, düşünüyorum, iletişim kurabiliyorum... Önemli bir hastalığım ya da ağrım sızım yok, şükürler olsun. Ne kadar şükretsem azdır. Bana nimetlerini veren Allah’a sonsuz teşekkür ediyorum. Onu ne kadar ansam az geliyor bana.

Ailem benim her şeyim. Orada kendimi huzurlu ve güvenli hissediyorum. Ailem her ihtiyacımı karşılıyor. Beni yediriyorlar, içiriyorlar ve bakımlarımı yapıyorlar. Zamanlarını bana göre ayarlıyorlar. Bizim evde hayat bana göre yaşanmaktadır, desem doğru olur. Mesela bir yere gidilecek olsa, “Meryem var! Gelemeyiz!” denilir. Ya da gidilmesi gerekiyorsa benimle ilgilenecek birisi ayarlanır.

Annem ve babam beni bir kuş yavrusu gibi beslerler. Elleriyle teker teker ve sabırla bana yemek yedirirler. Ben yattığım yerden güç bela yemek yerim. Başımın yukarıda olması gerekiyor. O nedenle birkaç yastık ile başımı desteklerler.

Annem yanı başımdan hiç ayrılmaz. Benim tutan elim, yürüyen ayağım, konuşan dilim annemdir. Eksikliğimi ve eksikliğini hissettirmedi hiçbir zaman. Annemin kendi hayatı olmadı. Bütün hayatı benimle beraber geçiyor. On yıllardır onunla hayat arkadaşlığı yapıyoruz. Ayrılmaz ikiliyiz, deyim yerindeyse.

Beni en çok o seviyor. Çünkü sevginin terazisi fedakârlıktır. Fedakârlık yapmayanın sevgisine inanılmaz. Hani derler ya “saçını süpürge etmek” diye. Annem benim için saçını süpürge etti işte. Ona ne kadar teşekkür etsem azdır. Ona nasıl teşekkür edeceğimi de bilemiyorum. Hadi bileyim desem yine teşekkür edemiyorum. Dilim dönmüyor. Konuşamıyorum.

Bana göre şu hayatta en fazla teşekkürü hak eden insanlar anneler ve babalardır. İnsanları anlamıyorum, neden çokça teşekkür etmiyorlar. Konuşabiliyorken neden yapılan iyilik ve güzellikler için teşekkür etmiyorlar. Gerçekten anlamıyorum.

Hâlbuki fırsatım olsaydı sürekli anne babama ve aileme teşekkür ederdim. Sürekli güzel cümleler kurardım. Sevgi sözcüklerini çoğaltırdım. Hiçbir şey olmasa bile annemin o sevgi ve şefkat dolu bakışları için bile ne kadar teşekkür etsem azdır. Ama insanlar ne kadar az teşekkür ediyor.

Annem başımı okşar, beni öper, bana sarılır. Annem gelsin diye beklemem. Çünkü hep yanımdadır. Bir yere gitse onu en çok özlerim. Annemin olmadığı zamanlar kendimi o zaman eksik hissediyorum gerçekten. Şu hayatta kısa süreliğine bile olsa annesiz olmayı istemem. Ne kadar şükretsem azdır. Ne kadar teşekkür etsem azdır.

Bana ailemi, anne ve babamı yeniden seçme hakkını verselerdi eğer, ben yine annemi, babamı ve kardeşlerimi seçerdim. Onların yanında olmayı isterdim. Başka yerlerde ve başka kişilerin yanında olmayı hiçbir zaman aklımdan bile geçirmedim. İyi ki varlar.

Şimdi burada teşekkür listesi hazırlasam uzayıp gider. Başka günlüklerde ayrı ayrı teşekkür edeceğim inşallah.

 

Bu haberi paylaş

Habere Tepki Ver (0)

Yorumlar

Yorum Yaz

MERYEM’İN GÜNLÜĞÜ “TEŞEKKÜR” - Kudüs Ana Haber