TERCİHTEN ÖNCE KENDİNİ KEŞFET!

TERCİHTEN ÖNCE KENDİNİ KEŞFET!
YKS tercih döneminde asıl soru “Hangi bölüme puanım yetiyor?” değil, “Ben kimim, neye yatkınım ve hangi işi yaparken başarılı ve mutlu olabilirim?” olmalıdır. Eğitimci-Yazar Çetin Olgun’un ÖNDER Ankara Okul Aile Birliği Komisyonu programında anlattığı “baskın yetenek” çalışması, çocuklarımızın geleceğini yalnızca sınav puanları üzerinden değil, yetenek, ilgi ve kişilik özellikleri üzerinden değerlendirmemiz gerektiğini ortaya koyuyor.
Çocuğumuzun Geleceğini Biz Seçmeyelim
YKS sonuçları açıklandı, tercih dönemi başladı. Öğrenciler ve veliler şimdi üniversite ve bölüm arayışında.
Fakat çoğu zaman ilk baktığımız şey öğrencinin puanı ve sıralaması oluyor. Ardından “Bu puanla hangi bölüme girebilir?” sorusu geliyor.
Oysa bundan önce sorulması gereken daha önemli bir soru var:
“Bu çocuk kim ve hangi alanda kendisini gerçekleştirebilir?”
Çünkü yüksek puan almak, doğru meslek seçmek anlamına gelmiyor.
Çocuğumuzun doktor, hâkim veya mühendis olmasını istemek kolaydır. Asıl mesele, onun bu mesleklerden hangisine gerçekten yatkın olduğunu keşfedebilmektir.
Her Çocuk Aynı Değildir
Çetin Olgun’un anlattığı çalışmanın en önemli taraflarından biri, insanları yalnızca “üstün yetenekli” veya “başarılı-başarısız” şeklinde sınıflandıran anlayışın dışına çıkması.
Her insanın farklı güçlü yönleri vardır.
Kimi sayılarla, kimi kelimelerle, kimi insanlarla, kimi teknolojiyle, kimi sanatla, kimi de üretim ve uygulamayla daha güçlü bir ilişki kurabilir.
Dolayısıyla eğitimde hedef, bütün çocukları aynı kalıba sokmak değil; her çocuğun kendi kabiliyetini keşfetmesine yardımcı olmak olmalıdır.
Yedi Değişken Birlikte Değerlendiriliyor
Programda başarılı ve isabetli bir meslek tercihinde yedi temel değişkene dikkat çekiliyor:
Zekâ, yetenek, ilgi, kişilik özellikleri, ahlaki ve karakteristik tutumlar, zihinsel yapı ve nörodavranış.
Bu yaklaşım, klasik “Hangi dersten daha yüksek not alıyor?” sorusunun çok ötesine geçiyor.
Çünkü insanı yalnızca zekâsıyla değerlendirmek yeterli değil. Bir meslekte başarılı olmak için o mesleğe ilişkin yetenek, ilgi, karakter ve zihinsel yapının da birbirini desteklemesi gerekiyor.
Çalışmada bu unsurların çok boyutlu bir analiz içerisinde değerlendirilmesi ve senaryo temelli sorularla öğrencinin doğal eğilimlerinin ortaya çıkarılmasının hedeflendiği ifade ediliyor.
Yanlış Meslek, Hayattan Kaybedilen Yıllardır
Yanlış tercih sadece bir üniversite bölümünün yanlış seçilmesi değildir.
Bazen yılların, emeğin ve ekonomik kaynakların kaybedilmesidir.
Daha önemlisi, insanın sevmediği ve kendisine uygun olmayan bir meslekte yıllarca çalışmak zorunda kalmasıdır.
Buna karşılık yeteneği ile mesleği örtüşen insanın motivasyonu, üretkenliği ve öğrenme isteği artar.
Bir toplumun kalkınması da aslında burada başlar.
İnsanını doğru yerde değerlendiren toplum güçlü olur.
Herkesi doktor, hâkim veya mühendis yapmaya çalışmak yerine; doktorunu da öğretmenini de teknisyenini de çiftçisini de sanatçısını da mühendisinı de kendi kabiliyeti doğrultusunda yetiştirebilmek gerekir.
Anne Babalara Büyük Sorumluluk Düşüyor
Burada anne babaların da kendilerine sorması gereken sorular var:
Çocuğum gerçekten neyi seviyor?
Neyi daha kolay öğreniyor?
Hangi işi yaparken zamanın nasıl geçtiğini fark etmiyor?
İnsanlarla mı, sayılarla mı, fikirlerle mi, teknolojiyle mi daha güçlü bir ilişki kuruyor?
Biz çocuğumuzun geleceğini mi planlıyoruz, yoksa kendi hayallerimizi onun üzerinden mi gerçekleştirmeye çalışıyoruz?
Bence en kritik soru budur.
Çocuğumuza bir meslek seçmek yerine, önce kendisini tanımasına yardımcı olmalıyız.
Tercihten Önce Kendini Keşfet!
ÖNDER Ankara Okul Aile Birliği Komisyonunun gerçekleştirdiği “Tercihten Önce Kendini Keşfet” programında Çetin Olgun’un ortaya koyduğu yaklaşım, YKS tercih döneminin ötesinde önemli bir gerçeği hatırlatıyor:
Doğru tercih, sadece puanın yettiği tercih değildir.
Doğru tercih; insanın yeteneğiyle, ilgisiyle, karakteriyle ve geleceğe ilişkin beklentileriyle örtüşen tercihtir.
Bu nedenle gençlerimize tercih döneminde verebileceğimiz en önemli tavsiye belki de şudur:
Önce kendini tanı, sonra bölümünü seç.
Çünkü çocuğumuzun geleceğini onun yerine seçmek yerine, kendi yolunu bulabileceği bir pusula vermek çok daha değerlidir.
Çetin Olgun’un konuyla ilgili değerlendirmeleri, 14 Ağustos 2026 günü yaynlanan “Tercihten Önce Kendini Keşfet: Eğitimci-Yazar Çetin Olgun Anlattı” başlıklı YouTube videosunda ayrıntılı biçimde izlenebilir.
Unutmayalım: Doğru meslek tercihi, doğru üniversiteyi bulmaktan önce doğru insanı keşfetmekle başlar.
Mehmet Altuntaş
